21 Eylül 2009 Pazartesi

Bayram Sevinci ?


*** Poyraz'ın ilk bayram şekerleri ve harçlığı :) ***

Yavrunun karnımdaki ilk bayramı bir dahaki bayramda Allah kısmet ederse 2 aylık koca bir bebek olacak :) Ben 29 yaşındayım ve biraz klasik olacak ama benim çocukluğumdaki bayramlar bile şimdikinden çok farklıydı. İşte o herkesin özlemle anlattığı (madem herkes bu kadar özlüyor o bayramları nasıl oluyor da her şey bu kadar dejenere olabiliyor toplumda onu da anlamış değilim) bayramları oğlum da en azından okusun diye bu konuda yazmaya karar verdim.

Öncelikle ben bayramları hiç sevmem bayram benim için hep bir burukluktur , babamı 1988 yılında bir trafik kazasında kaybettik ve o günden sonra hiçbir bayram nedense içimi sevinçle kaplamadı. (Evet yavru kuş dedenle tanışmanı çok isterdim aslında ama bu mümkün olmayacağından sana en azından onun resimlerini göstereceğim ve onu anlatacağım, hoş ben kendim 8 yaşındaydım ne kadar anım olabilir? Bende dinlediklerimden tanıyorum babamı, sana da dinlediklerimi anlatacağım). Bizim evde bayram sabahlarının ilk ziyaret mekanı mezarlık olduğundan küçüklüğümden beri sevmiyorum bayramları.

Artık değişen dünyada zaten gençlere her şey angarya gibi geliyor gidip büyüklerin elini öpmek bile bir mesele ve hattan bizden sonraki kuşağa göre saçma bir gelenek. Oysaki bu gelenekleri sürdürmek gerektiğine inanıyorum. Zaten herkes bir hayat koşuşturması içinde ve akrabalar birbirini ne sıklıkla görüyor. Bayramlarda bile bu ziyaretleri angarya görmek bana saçma geliyor oğlumu da bu şekilde yetiştirmek isterim (babasının zıttı olması için dua edeceğim).

Bizde bayramlar mezarlık ziyaretiyle başlar, ben evlendikten sonra ilk önce annemde kahvaltı sonra mezarlık sonra anane ziyaretine dönüştü. Anane, 5 dayı ve 1 teyze aynı aparmanda oturduğundan gitmişken herkesi görmek gibi bir avantajı var gerçi her eve tek tek girsen baya vakit geçmiş oluyor :) Daha sonra o günün akşamı veya bayramın 2.günü kayınpeder ziyareti orada akşam yemeği , amca, sevgilinin dayısı ,teyzesi derken büyüklere gidilir , sohbet edilir ve sürekli bir şeyler yenir.

Biz çocukken annem bize bayramın 3 günü için 3 ayrı kıyafet ve yeni ayakkabı alırdı ve bayramın belki de en sevdiğimiz yanı buydu. Ayrıca bir sürü şeker yerdik, ve biz çocukken henüz Avrupa Birliği gündemde olmadığından toplu kurban kesme yerleri yoktu komşular aldıkları kurbanı arka bahçedeki ağaçlara bağlar biz gider gelir koyunları ve koçları severdik. Daha sonra da korkmadan o hayvanların kesilişini izlerdik ( şimdi düşünüyorum da çocuğuma bunu izletmem ama biz bacak kadar boyumuzla önce hayvan kesilecek diye üzülsek de sonra pür dikkat kesiliş anını izler alnımıza da bir parmak kan sürülmesine ses çıkarmazdık).
Şimdi tabii ki daha temiz ve özenli oldu bu kurban kesme işi ama bizim zamanımızda (birden çok yaşlı hissettim kendimi) o hayvanları günlerce sevmek bile ayrı bir zevkti.

Biz bayramda bütün apartmanı gezip el öper, şeker toplardık. Şimdi düşünüyorum ben kendim oturduğum apartmanda kimseyi tanımazken çocuğa git sen tanımadığın insanların elini öp onlar da sana şeker verecek der miyim? Komşulukla birlikte çocukların bayram eğlenceleri de öldü sanırım. Bayramda bize herkes harçlık verdiğinden bayramın 2. ve 3.günü hepimiz sokaklara dökülür o kadar parayla ne yapacağımızı bilemezdik. Şevket Amca sokaktan geçerse leblebi tozu, akide şekeri , mevsime göre dondurma alırdık hepimizin bir sürü parası olurdu ve bu bizi mutlu etmeye yeterdi.

Bunları alt alta yazınca düşündüm de acaba şimdiki çocukların nasıl bayram anıları var? Hatta benim çocuğumun nasıl anıları olacak? Anıları çok önemsiyorum , bence insan yaşadıklarından ibaret çocuğumun güzel anıları olsun isterim bu yüzden bayramları yaşatmak lazım. Büyük şehirde yaşayan kentli ana babalar artık bayramı tatil yapmak için bir fırsat olarak görüyor ve herkes kendi bütçesini göre soluğu yurtiçi veya yurtdışı bir gezide buluyor , tamam ben gezmeyi çok seven bir insanım ama buna rağmen bayramda gezme taraftarı değilim. Bayramları yaşatmak için elimizden geleni yapmalı ve çocuklarımıza miras bırakmalıyız. Yoksa çocuklar bayram : tatil gibi bir mantıkla büyüyecekler ki bayramların varoluş amacı bu değil bizim toplum olarak saptırış şeklimiz bu. Bayramlar yüzyıllardır neden varolduysa bugün ve gelecekte de gene insanları bir araya getirmeli, büyük sofralar kurulmalı, eller öpülmeli, küçük çocuklar özenle giydirilmeli , onlara şeker , harçlık verilmeli ki bu gelenek de devam etmeli.
Biz bu bayramda yukarıda yazdıklarımı yaptık anne evinde kahvaltı, mezarlıkta babayı ziyaret, dayılar teyzeler, kayınpederi ziyaret. Poyraz herkesi daha karnımdayken ziyaret etti , bayramlarını kutladı bir dahaki bayrama henüz minicik olacağından bu kadar gezermiyiz bilmiyorum şimdiden herkesin elini öptü :)

1 yorum:

  1. evet bizim oğlumuz çok saygılı, daha şimdiden herkesin elini öptü bile :) Allah nice bayramlar görmek nasip etsin, hayırlı bir evlat olsun inşallah...

    YanıtlaSil