25 Eylül 2009 Cuma

FSH, POF Tamam da Peki Ya Duygularımız??

FHS, POF derken infertilite (kısırlık) ile ilgili o kadar çok şey okudum ve o kadar çok örnek gördüm ki; yıllarca uğraşmasına bu uğurda maddi manevi her şeyini harcamasına rağmen halen bebek sahibi olamayanlar , onlarca sefer tüp bebek deneyenler, hiç yumurtası veya spermi olmadığından Kıbrıs’taki merkezlerin yollarına düşüp donörle hamile kalmaya çalışanlar ve gene de başarılı olamayıp her şeye rağmen tekrar tekrar deneyenler.

Şimdi artık karnı burnunda bir insan olarak ahkam kesmem daha kolay gibi duruyor ama dönüp o günlere baktığımda hep acaba insan neden bu konuyu bu kadar çok takıyor diye düşünüyorum. İşin duygusal boyutu nedir?

Bir kere üremeyi seven bir toplumuz ve toplumsal dayatmalar oku, erkeksen askere git , dön iş bul evlen kadınsan oku, iş bul veya bulma ama mutlaka evlen (aman sakın evde kalma) sonra da çocuk yap şeklinde. Bir şekilde insanların evlenip çocuk yapması bekleniyor ve biz daha doğduğumuz andan itibaren bu mesajlarla büyüyoruz çocukken bile evcilik oynarken biz anne rolüne soyunuyoruz bilinç altımızda biliyoruz ki bir gün gelecek ve biz anne olacağız. Annelik kutsal, cennet annelerin ayakları altındadır gibi cümleleri sık sık duyuyoruz ve bu bize çok doğal geliyor evet gün gelecek herkes gibi bizde evleneceğiz ve canımız isteyince de hop diye bir çocuğumuz olacak. Bu o kadar doğal bir döngü gibi işleniyor ki beyinlere bunun aksi bir durum olduğunda insan önce küçük çaplı bir şok geçiriyor. Belki Avrupa’da olsak bu kadar önemsenmeyecek bu durum; adamların nüfusu giderek yaşlanıyor ve buna rağmen genç çiftler bile bebek yapmak, üremek istemiyorlar hayatta farklı ideallere sarılıyorlar illa ki çoğalmalıyız diye düşünmüyorlar ; Türkiye’de ise bu durum çok abartılıyor doğuramıyorsan kadın değilsin gibi bir yaklaşım bile var Doğu’da. İstanbul gibi büyük kentlerde belki durum farklı fakat bilinç altında insan kendini nedense yarım hissediyor.

Düşünüyorsun dünyada bu kadar milyon kadın gayet doğal bir şekilde doğuruyor bu Allahın kadınlara sunduğu bir lütuf ve sen buna sahip değilsin yada o anda öyle düşünüyorsun. İnsan pek çok hastalığa yakalanınca ilk sorusu “neden ben” olurmuş bende de öyle olmuştu neden ben? Ananem 9 tane doğurmuş, annem 4 tane doğurmuş gayet doğurgan bir aileyiz peki ben neden doğuramıyorum? Aslında Erken Yumurta Yetmezliği erken menopozun da göstergesi diyor doktorlar yani onlara göre şu anda adet oluyorsan bile fazla sevinme üç vakte kalmaz o da kesilir menopoza giriverirsin. Aile geçmişin sorgulanıyor ailede erken menopoza giren var mı bakıyorum evet var 32,40,45 yaşlarında menopoza giren kadınlar var sülalede gözleri parlıyor doktorun “ heh işte bak gördün mü genetik, sülalede var sizin senin de menopoza girmen yakındır” Bunlar nasıl yaklaşımlardır anlamıyorum bu hastanın psikolojisi, duygu dünyası nasıl oluyor da hiç dikkate alınmıyor her şey çok normalmiş gibi söyleniveriyor.

İnsan bazen öyle bir noktaya geliyor ki tüh yaa keşke hemen evlenseydik ve çocuk yapsaydık bak daha gençken yumurta vardı belki de şeklinde. Oysa ki belki o zaman da bu hastalık vardı bilmiyoruz, bilemeyiz ama insan hep sığınacak bir dal arıyor. İnsan denedikçe ve olmadıkça daha da çok istiyor, kendini kadın gibi hissetmiyor, eşin ne kadar sana destek olsa da içinden kurdukça kuruyorsun “yok canım benim yüzümden adamcağız niye çocuksuz kalsın en iyisi ayrılalım biz” noktasına bile getirebiliyorsun işi. O ne kadar sana “ önemli değil hayatım çocuğumuz olmasa da olur ben seni seviyorum” dese de aslında seni teselli etmek için öyle söylediğini hiç de öyle düşünmediğini düşünüyorsun.

Şimdi bakıyorum çocuk büyütmek gerçekten zor ve uzun bir yol gibi geliyor başka bir canlı için kendi hayatından taviz vermen gerekiyor , onun için türlü fedakarlıklar yapman gerekiyor ama buna rağmen insan gene de çok istiyor. Bu “çok istemek” acaba o zaman olmadığından mı yoksa insan gerçekten çok mu istiyor onu kestirmek bile zor. Ben çocukları çok seviyorum ve hep bir çocuk yapmayı düşünmüşümdür ama o zamanlar keşke bu kadar kafaya takmasaydım diyorum ben kafaya taktıkça stres yaptıkça hormonlar bozuldu , vücut düzeni bozuldu diye düşünüyorum. Şimdi çocuk yapmaya çalışan birileriyle konuşunca çok klasik olan şu cümleyi kuruyorum “ aman lütfen kafayı bu konuyla bozmayın, çok fazla takmayın” fakat aslında bu söylemesi çok kolay yapması çok zor olan bir cümle. Ben kendim zamanında bunu yapabildim mi diye düşünüyorum uzunca bir süre yapamadım hep bu konuyla yattım, kalktım, eşimi bunalttım, sürekli ağladım, depresif bir insan oldum ki bu işime de yansıdı haliyle, kendi kendimi mutsuz edip durdum. Bir yandan bir şeyler yapmaya çalışırken bir yandan da hep hiçbir zaman olamayabileceği ihtimalini göz önünde tutup o ihtimali düşünüp daha çok üzüldüm. Peki şimdi insanlara neden kafaya takmayın diyorum çünkü ben kafaya takmaktan vazgeçince hamile kaldım :) Herkesin doğum hikayesi vardır, benim bu kadar olaydan sonra birde hamile kalış hikayem var ki bana bir mucize gibi geliyor, bir sonraki yazımda :)

Not: Bu sabahki doktor kontrolünde de gördük ki bizim minik kuş miniklikten çıkmış şu anda 3.900 olmuş bile ve bu gidişle normal doğum zor görünüyor , Pazartesi karar vereceğiz hakkımızda hayırlısı...

7 yorum:

  1. Bu öyküyü çocuk sahibi olmak isteyen herkes okumalı. O kadar çok duydum ki kafaya takmayı bırakınca çocuk sahibi olan.

    YanıtlaSil
  2. Şu anda en yakın arkadaşlarımdan birisi hamile kalmaya çalışıyor fakat onu bile ikna edemiyorum kafaya takmaması için. Bana bak diyorum beni örnek al diyorum ama yok her ay olmadı diye depresyona giriyor sanırım içgüdüsel birşey bu...

    YanıtlaSil
  3. merhaba yazılarınızı okurken gerçekten içime bir umut doğdu,bizdede hiçbir problem olmamasına rağmen 20 aydır hamile kalamadım,bir umut aşılama yaptırdık ve negatif sonucu alalı 1 hafta oldu ve kendime yeni geldim ağlamaktan sinrlerim bozuldu,bu çoook başka bişeymiş başıma böyle bişeyin geleceğini hiiç tahmin etmezdim hemen olur zannetmiştim ve korunduğumuz günlere yanıyorum.ben çalışmıyorum aklım fikrim bu konu üzerine yoğunlaştı başka bişey düşünemez oldum hiçbirşey beni mutlu etmiyor ve yaptığımın çok yanlış olduğunu bile bile düşüncelerime engel olamıyorum nasıl kurtulurum onuda bilmiyorum.belki benim problemim psikolojik kafaya takmasam olacak ama olmuyor işte çoook zor,sanki eksikmişim gibi hissediyorum,doktora gitmekten korkan ben neler yaşadım rahim filmi,yumurtlama takipleri falan inanamıyorum.ilk başlarda yumurtlama günlerine göre kendimiz dikkat ettik ama yok olmadı bu insanlar nasıl şak diye hamile kalıyor anlamadım annemiz,anneannelerimiz bunları biliyolarmıydı acaba şansa tutuyomuş demek.sanki hiç olmayacakmış gibi geliyo ve eşimlede aramız bu konuda gerginleşiyo,o bana kafana takma diyo senin bütün sorunu kafana takman diyo o daha sakin ve bi gün olcağına inanıyo çok anlayışlı biri.benim gerçekten sinirlerim bozuldu aileme de anlatmıyorum.her ay kabus gibi yok yumurtlama günü yok belirtiler çok yoruldum.bu konuyu ya unutucam yada unutucam .biraz uzun oldu ama insan içini dökmek istiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba yukarida yazdiklarinin aynisini suan ben yasiyorum ve bizde 18 aydir deniyoruz ve her ay ayni kabus ayni hüsran!!! Senin bu yazinin üstünden 9 ay gecmis. Bebegini eline aldinmi hayirlisiyla?
      Sevgiler, nasip_31

      Sil
  4. Sevgili adsız yorumları takip etme konusunda biraz beceriksizim sanırım yeni gördüm yorumuunu :( şu kadarını söyliyim ofiste bir arkadaşım var aynen senin gibi düşünüyordu geçen pazartesiye kadar pazartesi günü hamile olduğunu öğrendi , eminim o gün senin içinde gelecek doğru zamanı ancak Allah biliyor bence sabret bir gün bebeğine kavuşacaksın bu süreçte kolaylıklar diliyorum.

    YanıtlaSil
  5. merhaba sizi hem forumdan hem blogunuzdan takip ediyorum, forumda purpback isimli kullanıcıyım, en sson şubatta girmişsiniz sanırım o yüzden size forumdan ulaşamayacağımı düşünerek aklıma takılanları sormak için bir iletişim adresi isticektim, mail?

    YanıtlaSil
  6. HANIMLAR OKUDUKÇA UMUTLANIYORUM çok şükür ki ALALH a inancım var o bilir herşeyin hayırlısını..bende adetlerim düzenli olduğum için hiç sıkıntım yoktur diyodum takii 2 gün önce fsh yüksekliğini duyana kadar yakın arkadaşlarım hariç kimseye demedim okuldakiler gözlerimin şiş olduğunu farketmesinler diye kimseyle irtibata geçmiyorum..ALAH ım hepimize kolaylık versin ve bizlere de bebk nasip etsin...

    YanıtlaSil