28 Eylül 2009 Pazartesi

Hamilelik Süreci

Evet artık bende hamileydim ve çok şaşkındım bugüne kadar okuduğum her şey hamile kalabilmek üzerineydi fakat kaldıktan sonrası hakkında hiçbir bilgim yoktu. Yeni bir işe girmiştim ve doğum iznine ayrılan birinin yerine alınmıştım ilk iş yöneticilerime durumu söyledim klasik bir Türk patron zihniyeti henüz 1 aylık bir eleman olduğum için beni rahatlıkla işten çıkarabilecekken buradaki yöneticilerim bunu yapmadı ve ben şu anda 37.haftamı bitirirken halen çalışmaya devam ettiğim için mutluyum. Çalışmanın aktif olmak , insanların arasına karışmak , az da olsa hareket etmek, evde oturmaktansa bir şeyler üretmek gibi pek çok anlamda hamileliğime katkısı olduğunu düşünüyorum.

Çok şanslıyım ki hayatımda hiç işsiz kalmadım en uzun evde oturduğum dönem ocak sonu 4,5 sene çalıştığım işimden ayrılıp şubat sonu buraya girişim arasında evde geçen 4 haftadır ve bu evde oturma süresiyle ilgili acayip planlar yapmıştım gezecektim, çalışmayan arkadaşlarımla buluşacaktım, güzel yemekler yapacaktım neler neler yapacaktım fakat o 4 haftada iş görüşmeleri dışında evden çıkmadım desem yeridir (belki hamile olduğumdan bana bir yorgunluk ve uyku hali gelmişti o zaman bunu bilmediğimden ben tembelliğe yormuştum)
Eğer hamilelik sürecim evde geçseydi gene tembelliğe alışıp belki çok daha fazla kilo alabilirdim ( 37.hafta sonu itibariyle 14 kg. aldım ) bu yüzden çalıştığım için mutluyum bana pozitif bir etkisi oldu. Gerçi son haftamda sürekli ofiste mi doğuracaksın? , doğurmadın mı daha? gibi sorulara maruz kalmışsam da halimden memnunum.

Hamileliğimi öğrendiğim andan itibaren hep klasik belirtiler olsun diye bekledim nedense hiçbiri olmadı. Klasik bir mide bulantısı, kusma vs. bekledim durdum meğer bunlar kadınların %50’sinde olurmuş ben herkeste olduğunu sanıyordum ve bende olmadığı için paranoyaya kapılıyordum. Ne güzel işte diye sevineceğime niye olmuyor acaba diye üzülüyordum aylık kontrollerde bebeğimin iyi olduğunu öğrendikçe bu konuyu kafaya takmamaya başladım. Evet benim oğlum çok usluydu ve hamileliğim süresince beni hiç üzmedi.

Evet maşallah deyip tahtaya vuruyorum hiçbir klasik hamilelik belirtisi geçirmeden 9 ayı devirdim diyebilirim kısa bir süre sırt ağrılarım oldu ama yoga ile onu hallettim. Hiç aşermedim ve sevgiliye hiç kapris yapamadım :) Bence insan ilk hamileliğinde bunların nasıl duygular olduğunu bilemediğinden yaşasa bile konduramıyor. Aşermek nasıl bir şey hiç anlamadım ben örneğin yalnızca bir gün 2 litre ayran içtiğimi hatırlıyorum o kadar. Anne vücudunda eksik olan şeylere aşerermiş gibi bir şey okumuştum ve ben çocukluğumdan beri kalsiyum eksikliği yaşadım , dişlerim çok güçsüzdür, çocukken sütten nefret ederdim (yavru bu konuda bana çekmez inşallah ) bu yüzden hamileliğimde canım genelde ayran, yoğurt, peynir gibi şeyler çekti her şeye rağmen sütü zorla içtim.

Hamileliğimin en pozitif taraflarından birisi de yaklaşık 10 senedir içtiğim sigarayı bırakmam oldu ilk öğrendiğim anda hemen şak diye sigarayı bıraktım diyemem ama 1-2 hafta azalttıktan sonra yavruyu düşünerek sigarayı bıraktım ve sevgili bu işe çok sevindi. Şu anda artık sonlara yaklaşırken bakıyorum günlük hayatta sigara aklıma bile gelmiyor (belki evde oturuyor olsam daha çok gelirdi ama ofiste hiç aramıyorum) ancak ve ancak arkadaşlarla sahil, kafe, restoran gibi güzel ortamlara gidince çay+sigara, kahve+sigara kombinasyonlarını özlediğim günler oluyor. Ama bunlar da çok nadir ve katlanılabilir durumlar. Hamileyken ve emzirirken sigara içen arkadaşlarım var ve kimseyi kınamıyorum herkesin kendi tercihi fakat bence doğrusu bebeği daha doğmadan kendi seçimi olmadan sigara dumanına maruz bırakmanın bencillik ve haksızlık olduğu. Emzirirken kesinlikle sigara içmeyeceğim ve bir daha hayatım boyunca başlamamak üzere kendimi telkin edip duruyorum , umarım işe yarar. Parklarda bebek arabasıyla bebeğini gezdirirken bir yandan sigara içen ( emzirirken sigara içen kadın bile gördüm ) kadınlar hiç hoşuma gitmiyor ve bence hayat boyu çocuk sizi sigara içerken görmese süper olur.

Dün akşam sevgiliyle konuşuyorduk “ sen bana hiç hamile gibi davranmadın, hiç kapris yapamadım hiç şımaramadım” filan diye şımarıklık yapmaya çalıştım ama yemedi o da bana “ asıl sen hamile gibi davranmadın” dedi. Düşündüm haklıydı top yutmuş gibi sivri bir karnım olması dışında aktif hayatıma devam ettim. Normalde de zaten aktif bir insandım ve hamileliğim süresince daha önce ne yapıyorsam aynen devam ettim.

Bu süreçte bana en çok destek olan kişi eşim oldu diyeceğim sanıyorsanız yanılıyorsunuz :p bebekle ilgili yaptığım hazırlıkların hemen hepsinde yanımda en çok ablam Nesrin oldu (benden yalnızca 20 ay büyük olduğundan kendisine abla diye hitap etmem normalde, burada yazınca garip geldi birden). Kendisi bazen her şeyi abartarak beni bunaltmış olsa bile hakkını ödeyemem her şeyi en ince detayına kadar düşündü ve benimle İstanbul’u çarşı Pazar gezdi. Eşimin ise hamileliğimle ilgili çok büyük desteği oldu diyemem sanırım erkekler bebek doğana kadar kendilerini olayın içine dahil edemiyorlar. Bebeğin hareketlerini hissedip sevinmek, alışverişe giderken bana şoförlük yapmak, tüm doktor kontrollerine gelmek dışında hayatında büyük bir değişiklik olmadı sanırım. Bebek geldikten sonra onun da olaya daha fazla katkısı olacağını umuyorum.

Hem ilk çocuğum olmasından hem de bizi biraz uğraştırdıktan sonra gelmesinden olsa gerek ben hazırlık işlerini biraz abartıp ne gördüysem aldım diyebilirim. Bebeğin odası, eşyaları, giysileri, şekerleri vs. derken çok vakit harcadım ve uğraştım. Fakat bunun yanı sıra yaz ayları 6,7,8. aylara geldiğinden ilk defa eşimle bu sene tatile gidemediğimiz için (uzun süre arabada oturunca belim ağrıdığından ve uçağa binme riskine girmek istemediğim için) her hafta sonumu yazlıkta geçirdim. Arkadaşlarımla sık sık buluştum , yapılan organizasyonların çoğuna katıldım, ben hamileyim şunu da yapmayayım diye sakındığım bir şey olmadı.

Kimilerine geyik gibi gelse de olumlu düşüncenin gücüne de inanıyorum hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren bu bebeğin sağlıkla doğacağına kendimi inandırdım. Madem ki uzun bir yoldan gelip bizim çocuğumuz olmayı seçmişti sonuna kadar benimle olacak ve sağlıklı bir şekilde doğacaktı sürekli bunu düşündüm ve bunun da rahat bir hamilelik geçirmemde katkısı olduğunu düşünüyorum. Hamilelik beni sakinleştirdi , eskiden daha çabuk sinirlenen agresif bir insanken şimdi çok sakinim, heyecanla gün sayıyorum.

Hamileliğimde en çok günler geçmek bilmiyor diye yakındım ,sürekli gün saydım ve biran önce vakit geçsin istedim. Herkes doğurunca hamilelik günlerini özleyeceksin bu günlerin tadını çıkart , bol bol dinlen , uyu vs. dese de bunların hiçbirini yapamadım. Yuva yapma psikolojisi ile evde sürekli bir şeylerle uğraştım, son güne kadar işe gittim, normalde kaçta yatıyorum o saatte yattım , ekstradan uyuyamadım. Belki bundan 1 ay sonra keşke onları dinleseymişim diyeceğim ama bu şekilde bir hamilelik geçirdiğim için mutluyum. Tüm bu hazırlıkları oğlum için yapmaktan zevk alıyorum ve artık iyice ağırlaşmış olsam da hala onun için yeni bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bebek hazırlıklarım bir sonraki yazıda :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder