31 Ocak 2010 Pazar

Biberonlar Zehir mi Saçıyor?

Bu haftaki Newsweek Türkiye'nin kapak konusu biberon ve diğer birçok plastik üründe kullanılan bir maddeydi BISFENOL A. GDO hadisesinden sonra şimdi de BPA (Bisfenol A'nın kısaltılmış) başımıza bela olmuş gibi duruyor.

GDO olayı patlak verdikten sonra herhalde ne çok anneler endişe duydu çünkü bebek mamalarının içinde bile bu madde var. Bu maddelerin nerede kullanıldığını bir tüketicinin bilmesi imkansıza yakın. Çünkü GDO birçok hammaddenin üretiminde kullanılıyor ama nihai ürünü üreten firma bu hammaddeleri bir yerden alıp üretimde kullanıyor ama sonuçta ortaya çıkan üründe GDO kullanmış olmadığını düşünüyor çünkü direk olarak o maddeyi kullanmıyor ama hammaddelerin içinde olduğundan dolaylı olarak hepimiz senelerdir bunları yedik ve içtik. Bu kadar senedir iş hayatındayım Türkiye'de bürokrasi nasıl işliyor halen çözemedim. Günlerce bu maddenin sağlığa zararından bahsedildi şimdi Tarım Bakanlığı GDO içeren mamaların ülkeye girişinin yasaklanmasını 1 Mart'a kadar erteledi. Sebep çok komik mamalarda zaten GDO yok ki.. E kardeşim madem yok sen niye hemen başlatmıyosun yasağı? Acaba satıcılar gümrükteki mallarını çeksinler yada bu sürede bol bol stok yapsınlar diye olabilir mi???

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) geçen hafta BPA ile ilgili bir rapor yayınlamış ve bu kimyasalın insan sağlığına zararlı olduğunu bildirmiş. Türkiye'de belki bunun duyulması vakit alabilir ama duyulduğunda ikinci GDO vakkası olacak bence. Bu kimyasalla ilgili 20 yıldır yapılan araştırmalarda bunun kanserden, cinsel işlev bozukluklarına ve kalp rahatsızlıklarına kadar pekçok hastalıkla bağlantısı olabileceğine dair sonuçlar çıkmış. FDA diyormuş ki elimizdeki araştırma sonuçları çok endişe verici ancak maddeyi tamamen yasaklamak içinde yeterli değil. Bilim adamlarına göre bu madde insan vücudunda hormon gibi davranıyor ve biran önce yasaklanması gerekiyor.Sert plastik yapımında kullanılan bu madde endokrin sistemini tahrip ediyormuş.

Dergideki haberden alıntı yapıyorum :

Geçen yıllarda erken ergenlik, erkek kısırlığının yaygınlaşması gibi paniğe yol açan rahatsızlıkların nedeni bir hayli tartışılmıştı. İşte bu hastalıklarla BPA'nın doğrudan bağlantısı bulunuyor, çünkü kimyasal vücutta en önemli kadınlık hormono sayılan östrojeni taklit ediyor. Bu nedenle BPA'lar pek çok bilim adamının araştırmasına göre üremeyle ilgili hormonların ya bloke olmasına yada gereğinden fazla salgılanmasına yol açıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezi verilerine göre sadece Amerikalıların %90'ının idrarında BPA bulunuyor. Biberonlardan plastikten imal edilmiş yağ ve su şişelerine, damacanalara, streç filme kadar pek çok ambalajın yapımında kullanılan BPA'dan bugün için tamamen kurtulmak mümkün değil. Ancak özellikle anne karnında ve bebeklikte BPA'ya maruz kalmanın hayati sonuçları var. Bu nedenle bilhassa gebelik ve bebeğin beslenmesi sırasında bu konuda daha hassas davranmalıyız. Anne adayının tükettiği ambalajlı ürünlerden beslenme yoluyla aldığı BPA'lar önce plasenta sonra anne sütü aracılığıyla bebeği de etkiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre gebe sıçanlar BPA'ya maruz bırakıldığında doğan erkek yavrularının cinsel organlarında ergenlikle beraber anomaliler ve üreme sorunları ortaya çıktı. Başka bir araştırmanın taslak bulgularına göre BPA prostat ve meme bezleriyle kızlarda erken ergenlik gibi olumsuz etkilere neden oluyor.

Birçok ülke FDA'nın bu açıklamasını beklemeden BPA kullanımını yasaklamış bile. Örneğin Kanada'da artık bu kimyasalı içeren hiçbir ürün kullanılmıyor (yani o kadar da zor değil aslında) Benzer biçimde bebek ve çocuk ürünleri imalatı yapan 6 uluslararası firma da geçen Aralık'ta artık ürünlerinde BPA kullanmayacağını duyurdu (hangi firmalar acaba? araştırmak lazım). Türkiye'de ise BPA kullanımı belli dozlarla sınırlandırılmış durumda. (Kim kontrol ediyor bu sınırları?)

İyi haber: Tüketim alışkanlıklarımızda değişikliklerle maruz kalacağımız BPA miktarını azaltabiliriz. Bunun için öncelikle kimyasalın yağda kolayca çözüldüğünü unutmamak gerekiyor. Yani bilhassa yağ satın alırken plastik ambalaj yerine cam ürünleri tercih etmekte yarar var. (Düşündüm de camda satılan mısırözü yada ayçiçek yağı var mı?) Aynı şekilde biberon tercihinde de cam alternatifler kullanılmalı.( İyi bir marka olduğunu düşündüğümden Medela kullanıyordum ama cam almak daha mantıklı gibi) Hem mamalarda hem anne sütünde fazlasıyla yağ bulunuyor. Hazır mama alırken yine cam ambalajlar çok önemli.

İnsan anne olunca hayata daha farklı göze bakıyor eskiden olsa canım bugüne kadar nelere maruz kaldık kimbilir, ayrıca kaç nesil plastik biberonla büyüdü falan derdim ama insanın çocuğu olunca iş değişiyormuş.

1 yorum: