18 Şubat 2010 Perşembe

Poyraz'dan Önce Poyraz'dan Sonra Alfabe

Bu mimi pek çok blog komşumda görüp bende özendim, yazasım geldi. İnsanın bir çocuğu olunca hayatı gerçekten değişiyor, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Dün sevgili bizim bildiğimiz hayat artık bitti gibi bir yorum yaptı, bence başka bir düzlemde yepyeni bir hayat başladı herşeyi Poyraz'a göre ayarlayıp ona göre hareket etmek gerekiyor ama bence bu da başka bir hayat ve çok da güzel. Poyraz'dan sonra hayatımızda neler değişti?

ALIŞVERİŞ
Poyraz'dan Önce (PÖ) : Çarşı, pazar, mağaza çok gezen bir tiptim ben. Hele bebek alışverişi için İstanbul'da gitmediğim yer kalmadı desem yeridir. Ama bebekten önce de gezmeyi severdim. Giysi,ayakkabı, bol bol kitap alışverişi.
Poyraz'dan Sonra (PS) : Mevsim kış olunca bol bol alışveriş merkezi ziyareti, her seferinde Poyraz'a birşey almıycam ama çok fazla giysisi var deyip gene de ona alınmış birşeylerle eve dönmek. Sürekli bebek mağazalarına bakmak, bebek sitelerini incelemek.

BUZDOLABI
PÖ : Tencere yemeği nadiren olur, bol bol içecek en çok da kola, abur cubur ne varsa.
PS: Süt olması için iyi beslenmek gerek hazır evdeyken tencere yemeği yapılsın, doğal içecekler, yoğurt, süt, bol bol kahvaltılık.

CİN
PÖ : Bol bol eticin yemek
PS:  Cingöz oğlum benim.

ÇOCUKLAR
PÖ : Sülalede bol miktarda mevcut, bayramlarda biraraya gelindiğinde ne çok çocuk var ya başım şişti. Tamam severim ama birkaç saat sonrasında başım şişer (di)
PS : Çok tatlı şeyler canım hepsi birbirinden tatlı özellikle Poyraz'a yakın tarihlerde doğanlar ne de olsa arkadaş olacaklar.

DOĞUM
PÖ: Korkacak ne var canım herkes doğuruyor? anadolu'da kadınlar tek başlarına doğurup, hayatlarına devam ediyorlar.
PS: Normal doğum yapamadım sanırım hayatım boyunca içimde uhde kalacak ama gene de doğum eyleminden ziyade doğan şeyi hatırlatıyor bana bu kelime.

EV
PÖ : Akşamları gelinen, genellikle dağınık her zaman çok temiz olmayan, haftasonları mümkün olduğunca az vakit geçirilen bol bol dağıtılıp zaman zaman toplanan yer.
PS : Hayatın geçtiği mekan. Özellikle ilk 3 ay, her oda Poyraz'a göre yeniden düzenlendi. Eskisine göre çok daha fazla pislenen yer olduğundan sürekli yardımcı tarafından temizleniyor yoksa başa çıkmak imkansız. Poyraz'ın gelişiyle artık sıcak bir yuva.

FOTOĞRAF
PÖ : Özel günlerde bol bol çekelim anı oluyor, güzel oluyor.
PS: Her an, her gün çekmeli. Sonradan aradaki büyüme hızına bakıp hayret ediyor insan 3 ay bir bebek ömründe nelere kadir görüyor. Dijital makineleri icat edenin ellerinden öpmeli.

GENLER
PÖ : Evet bende babam gibi sarışın, renkli gözlüyüm genetik diye bir bilim var.
PS : Poyraz'a bakıyorum resmen küçük Serdar'ı görüyorum. Yalnızca fiziksel olarak benzeseler gene iyi huyları bile aynı, genetik bilimine hayran kaldım doğrusu.

HAYVANLAR
PÖ : Severim özellikle kedileri.
PS : Ali Baba'nın çiftliği şarkısını söylemek için tüm hayvanların nasıl ses çıkardığını bilmek lazım. Bebek oyuncakları ve kitaplarında hayvan figürleri var, çocuğa şimdiden öğretiyoruz.

İLGİ
PÖ : Sevgiliye gösterilir, sevdiklerine gösterilir bol bol kendine de göstermek gerek.
PS : Yalnızca Poyraz'a gösterilir başka hiç kimseye ne vakit ne enerji kalmaz.

JELİBON
PÖ : Çocukken çok severdim hala da severim.
PS : Poyraz'da sevecek mi acaba? ama zararlı değil mi onlar ya plastik gibi? aman biz o kadar yedik de ne oldu? 

KİTAP
PÖ : Evde sevgilinin ve benim kütüphanelerimiz ayrıdır herkesin bir kütüphane dolusu kitabı vardır ve bu kütüphaneler yaşayan organizmalar gibi sürekli büyür. Her sene fuara gidilir bir sürü yeni kitap alınır, D&R ve Remzi sürekli ziyaret edilir.
PS : Bebek bakım kitapları evin her köşesinde evde, parkta okuyorum. Eskisi kadar çok kitapçı ziyareti yapılamadığından İdefixe vs. sürekli yeni bebek bakım kitapları ile ilgili araştırmalar için kullanılır. Şimdi şimdi bebek kitaplarına da merak sardım. Poyraz'a da bir raf ayrılacak artık kütüphanede :)

LOHUSA
PÖ : Pek birşey ifade etmiyordu doğrusu.
PS:  Lohusa psikolojisi değişikmiş gerçekten insan sürekli ağlamak istiyor. Hem çok mutlusun hem üzgün çok acayip bir ruh hali.

MAYMUN
PÖ : Doğadaki hayvanlardan biri.
PS : Poyraz'ın en sevdiği müzikli oyuncağı, kadim dostu, oynuyor oynuyor bir türlü sıkılmıyor :)

NİHAL
PÖ: Ben
PS : Poyraz'ın Annesi
OYUNCAK
PÖ : Okey, tabu, tombala vs.
PS : Çıngıraklar, parmak kuklaları, ses çıkaran bilumum zımbırtı, herşey bir oyuncak onun için.

ÖPÜCÜK
PÖ : Güzel birşey sevdiklerini özellikle sevgiliyi bol bol öpmek gerek.
PS: Öpmeye doyamadığım oğlum, yüzünü öpmiyim diyorum dayanamıyorum her yerini öpüyorum, mıncıklıyorum. Onun öpmesi şimdilik sadece yalama şeklinde, minik kedi :)

PAZAR GÜNÜ
PÖ: Ya dışarıda ya evde güzel bir kahvaltı. Mutlaka dışarıda yapılan bir aktivite, gezmece, tozmaca.
PS:  Bütün gün çekirdek aile olarak mucuk mucuk evde takılmak. Hava güzelse caddeye gezmeye gitmek, değilse evde Poyraz'la oynamak.

ROTAVİRÜS
PÖ : O nedir? hiç duymadım.
PS : Bir çeşit aşı sağlık ocakları yapmıyor, özel hastanede yapmak gerekiyor. Anne baba isterse yaptırıyor ama iyi birşeymiş, biz yaptırdık.

SEYAHAT
PÖ : Bavullar hazırlanır, rota çizilir, yola çıkılır varılan yerde önce kalacak yer bulunur orası beğenilirse istediğimiz kadar kalınır beğenilmezse hopp toparlanıp bir sonraki durağa geçilir.
PS : Henüz geziye çıkmadık ama şimdiden yaz için planlar yapıyorum acaba o kadar eşya arabaya nasıl sığacak? Poyraz havuza girebilecek mi? denizi sevecek mi? o zamana kadar adım atar mı? vs. onlarca soru :)
+
SEVGİLİ : SERDAR : Poyraz'ın Babası :)

ŞARKI
PÖ : Dinlemeyi severim, söylemek mi? aslaaaa sesim ve ritim duygum berbattır.
PS : Her türlü müzik, şarkı, türkü versiyonlar şeklinde Poyraz'a söylenir. Çocuk şarkıları dışında normal şarkılar da söylenir ki çeşit olsun. Fazla şarkı bilinmediği anlaşılır, repertuarı genişletmek gerek.

TATİL
PÖ : Sevgiliyle plansız programsız yapılan aktivite. Beğendiğimiz yerde kalmaca böyle Denizköy gibi yerler keşfetmece.
PS: Mutlaka tatil köyü yada temizliğinden emin olmamız için 5 yıldızlı bir otel olmalı. Plajı kum ve sığ olmalı, bebek yatağı olmalı. Oda merkeze çok yakın olmamalı. Öyle olmalı, böyle olmamalı diye uzayıp giden istekler listesi :)

UYKU
PÖ : Çok severim. Hamileliğime kadar haftasonları hep geç kalktım, çok erken yatamasam da uykuyu çok severim.
PS: Uyku mu? o da ne? anlamını unuttum, uykusuz bir oğlum var beni de zombiye çevirdi sağolsun.

ÜZÜNTÜ
PÖ: Sevdiklerinin hastalanması, çok istediğin bir şeyin olmaması.
PS : Tırnağını keserken onun canını acıtmış olmak.

VELED
PÖ : Havuz kenarında koşturup su sıçratıp, gürültü yapan çocuklar
PS : Sözlükteki kelime anlamı oğul, yavru demekmiş yani Poyraz :)

YORGUNLUK
PÖ : Pazar akşamı çok geç yatıp Pazartesi sabahı işe gittiğinde içinde bulunulan durum.
PS : Sürekli, her zaman, hep içinde bulunulan durum. Sanırım deliksiz uyunamadığından insan hiç dinlenmiş hissetmiyor kendini.

ZAMAN
PÖ : Haftasonu zaman neden bu kadar çabuk geçiyor? insan neyi yapacağını şaşırıyor, hepsini yapmaya zaman yetmiyor.
PS :  Ne çabuk akşam oldu? ben daha hiçbir şey yapmadım zaman nasıl geçti? hatta 4,5 ay nasıl geçti????

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder