24 Şubat 2010 Çarşamba

Poyraz'ın İlk Park Macerası...

Çok şanslıyız ki evimizin hemen yanında güzel bir park var. Ben çocukken de bu parka oynamaya gelirdik o zamanki evimiz buraya biraz daha uzaktı, gene de yürüme mesafesindeydi ama bir çocuk için geçilmesi gereken koca bir cadde olduğundan her zaman olmasa da sık sık gelirdik buraya. Yani bir zamanlar kendi oynadığım parkta şimdi oğlum oynayacak, tabii o zamandan bu zaman çok şey değişti. O zamanlar kumların içinde basit birkaç oyuncak ve salıncak vardı. Şimdi iki ayrı çocuk parkı, yürüyüş parkuru, spor aletleri, çay bahçesi, süs havuzu vs. var.
Aslında Poyraz daha 1 haftalıkken ilk gezmesini de bu parka yapmıştı ve daha sonra defalarca bu parka geldik beraber ama oğlum pusetine biner binmez uyuduğundan ve eve dönene kadar uyanmadığından bugüne kadar parkı görememişti :) Poyraz 1 hafta kadar evde oğleden sonra uyumamak için direnmeye başlayınca bende çareyi onu dışarı çıkarmakta buluyordum her seferinde kurulu bebek gibi apartman kapısının önünde uyumaya başlıyor, ben parka gidiyorum 1 saat yürüyüş yapıyorum, yarım saat çay bahçesinde oturup çay içip kitap okuyorum eve dönüyorum ve Poyraz tüm bu süre içerisinde gözünü bile açmıyordu. Fakat bu sefer de pusette uyumayı alışkanlık edinecek diye korkutuğumdan Perşembe günü çıkarmadım, evde de mecburen uyudu tabii. Cuma günü hava çok güzel olduğundan gene çıktık iyi ki de çıkmışız tam bir bahar havası vardı. Soğuk havalarda boş olan park cıvıl cıvıldı, çay bahçesinde oturmaya yer yoktu. Poyraz'ın küçük teyzeside işlerini erken bitirerek Poyraz'la oynamak için parka gelmişti. Ananesi de bizimleydi ve parkta bile Poyraz'ın hırkasını örmeye devam etti :)

Önce ailecek piknik yaptık. Bu sırada Poyraz'ı arabasına koyduk ve o da haliyle uyudu ama ben çok fazla uyumasını istemiyordum bu sefer gece uyumayıp bizi delirtiyor çünkü. Kucağa alınca uyandı ve ilk defa parkı gördü bebeğim. Önce süs havuzunun fıskiyesine taktı kafayı önce sesten bir korktu sonra çok sevdi oraya kitlendi resmen dikti gözlerini seyretti uzun süre.
Sonra oğlumla Türk filmi çevirdik, ikimiz bir fidanın güller açın dalıyız oynadık :)
Sonra onu tahterevalliye bindirdik. Resimde karşımda 3 tane çocuk var biri çok küçük görünmüyor ama düşünün 3 çocuğu kaldırabilecek kadar şişkoyum :(
Sonra sıra bekleyip sallandık, salıncağı çok sevdi (hangi çocuk sevmez ki?) tabii oturağa henüz tam sığamasa da genel olarak hoşuna gitti sanırım. Birde sanki büyümüş gibi salıncağın demirini tutmaya çalışıyordu öyle tatlıydı ki :)
Keşke bu parklardan şehrin her yerinde olsa. Çocuklar için çok ideal, hem oksijen alıyorlar hem oyun oynuyorlar. Bizim bu park çok popüler biz Poyraz'dan önce de çok gelirdik baharda ve yazın haftasonları kahvaltı ederiz, her bahar kilo vermeye karar verdiğimizden ablamlarla her akşam yürüyüşe geliriz. Eve yakın oluşu çok büyük avantaj ben hafta içi gündüz bebek arabasıyla yalnız gelebiliyorum. Ayrıca buralar çocukların sosyalleşmesi için de idea,l çocuklar bizim gibi değil hemen arkadaş olabiliyorlar ve oynamaya başlıyorlar. Poyraz'ın bile şimdiden arkadaşı oldu "Güney" , Poyraz'dan 2 ay büyük şimdilik annesiyle biz arkadaş olduk tabii benim oğlum gözünü açamadığından henüz göremedi Güney'i. Güney cin gibi ama gözler hep açık annesiyle beni dinliyor :) Büyüyüp bu parkta beraber fiti fiti koşup oynadıkları günleri de görürüz umarım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder