12 Mart 2010 Cuma

Hava Durumu

"Beni bu güzel havalar mahvetti.." demiş şair, beni de kötü havalar mahvetti. Zaten sülalede mevsimsel depresyon var genetik herhalde 10 yıla kalmaz bende de çıkacak gibi hissediyorum. Sırf bu havalardan bırakın yazı yazmayı kolumu bile kıpırdatmak gelmiyor içimden öyle boş boş durasım var. Havalar biraz iyi gitmeye başlamıştı hemen hemen hergün parka gidiyorduk ve Poyraz'da mutluydu, bende. Fakat gel gör ki kış neredeyse geri geldi yağmur yağıyor, hava karanlık ve soğuk; böyle olunca haliyle eve kapanıyoruz ve bu da bana pek yaramıyor. Poyraz huy ve tip olarak babasına çok benziyor ama sanırım yalnızca gezme huyunu benden almış ( tabii bunda çoçuğu 1 haftalıkken parka götürmeye başlamış olmamın da etkisi olabilir o ayrı) ne zaman dışarı çıksak çok mutlu hiç huysuzluk yapmıyor fakat evde onu oyalamak çok zor. Biran önce bahar sonra da yaz gelsin diye dört gözle bekliyorum ama geleceği de yok gibi.
Bahar bir gelse parka çadır kurmayı düşünüyorum zaten evimize çok yakın yatmadan yatmaya eve geliriz artık oğlumla. Park deyip geçmeyin sosyalleşme açısından süper bir yer. Ben mesela her gidişimde birileriyle tanışıyorum. Geçen bir babaanne ile tanıştım oğlunun ikizlerine bakıyormuş  3,5 aylıklar ve anne işe dönmüş bile, bravo dedim kadına. O gün anne işten erken gelince kadın kendini parka atmış hava almak için. Normalde olsa parka gidip tanımadığımız insanların yanına oturup sohbet etmeyiz ama bir bebek herşeyi değiştiriyor "ahh canımm kaç aylık" ile başlayan bir sohbet uzadıkça uzayabiliyor ve işin ilginci iki taraf da sıkılmıyor bu muhabbetten. Sürekli bebeklerden bahsediliyor aslında dışarıdan bakınca sığ bir muhabbet gibi gelebilir ama nedense sıkılmıyorsun. Geçilen yol, yaşanan sorunlar, kaygılar hepsi ortak. Birkaç sene önce kendimi parkta yaşlı bir teyzeyle "seninki sadece emiyor mu canım?" "bizimkiler ikiz olduğundan süt yetmiyor mecburen mamaya başladık" "aman kızım sütün oldukça ver" muhabbeti yaparken hayal bile edemezdim. Oysa şimdi bakıyorum da ne kadar doğal geliyor. İnsan içinde bulunduğu ortama ne kadar çabuk ayak uyduruyor. Birden bire kendini başka bir dünyada buluyorsun ve hopp oraya adapte oluyorsun. Telefonun alarmıyla uyanıp topuklu ayakkabılarını giyip makyajını yapıp aceleyle evden çıktığın sabahların yerini bebek ağlamasıyla uyanıp emzirip, altını değiştirdiğin ve güne eskisinden çok daha erken başladığın günler almış oluyor.
İlginç bir şekilde bazen çok dingin, huzurlu ve mutlu oluyorum evde Poyraz'la olmaktan ama bazen de kendimi eve hapsolmuş gibi hissediyorum. 3 aylık doğum iznimin üzerine eklediğim 2 aylık toplu süt izninin üstüne birde 2 hafta yıllık izin kullanarak elimden geldiğince uzattığım günlerin sonu geldi bile. Bugün iznin son günü. Pazartesi itibariyle ücretsiz izinde olacağım. Bu 5,5 ay bu kadar çabuk geçtiğine göre eminim 6 ayda göz açıp kapatıncaya kadar geçecektir. Bir yandan şikayet ediyorum evde oturmak çok sıkıcı öff pöff diye diğer yandan oğlumdan ayrılmaya gönlüm razı gelmiyor allahım bu nasıl bir ikilem? Eminim çalışan annelerin çoğu aynı şeyleri yaşıyor ve öyle yada böyle bir karar veriyor. Ben şimdilik evde oturup çocuk bakmayı seçiyorum ama böyle yaparak birçok kişinin düşündüğünün aksine kolay olanı seçmiyorum aslında bana göre zor olanı seçiyorum. Çünkü çalışmak bana göre Poyraz'a bakmaktan bin kat daha kolay. Öte yandan NEYİ SEÇERSEN SEÇ, AKLIN HEP SEÇMEDİĞİNDE KALIYOR ....

2 yorum:

  1. Haklısınız. Bende 3.5 aylıkken oğlum işe başlama kararı aldım ama bu kararı vermek için çok zorlandım. İşe başladığımdan beri aklım hep evde de olsa, işte evde yorulduğum kadar yorulmuyorum. İşte iken hareketli bir işim olmasına rağmen, akşamın ve gecenin tüm yorgunluğunu atmış oluyorum üstümden ve akşam eve dinç geliyorum. Ama yine de anne annedir. İşte de olsak, evde de hep aklımız veya bedenimiz onlarla. Allah tüm annelerimize yardım etsin.
    Poyraz çok tatlı bir afacan, Takibinizdeyiz.
    Sevgiler.
    Nalan

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler Nalan. Evet işimiz zor gerçekten birçok şeyi aynı anda yapmaya çalışıyoruz ama en önemlisi annelik sanırım.

    YanıtlaSil