14 Haziran 2010 Pazartesi

Anne Kediler


Poyraz'la hergün gittiğimiz meşhur parkımızda bir anne kedi ve 4 yavrusu var. El kadarlardı doğduklarında her geçen gün büyüdüler, büyüdüler şimdi artık ele avuca sığmaz oldular. O yavru kedilerle Poyraz'ı o kadar çok benzetiyorum ki. Parka hergün gittğimizden onların büyümesine de tanık oldum. Arka duvarı parka bakan bir restorant var ve kediler bu restoranın arka bahçesinde yaşıyorlar. Adamlar bunlara içeride yuva yapmışlardı ve yavrular ilk doğduklarında hiç dışarı çıkmıyorlardı. Anne sık sık dışarı çıkıyor sonra dönüp gelip yavrularını emziriyordu. O zaman öyle miniklerdi ki pek hareket edemiyorlardı. İnsan yavruları da aynen böyle işte. Poyraz'da 0-3 ay neredeyse hiç hareket etmeden ana kucağında uslu uslu yatıyordu ve en sevdiği şey emmekti. Bu 4 yavruda annelerini emmeye bayılıyorlar bazen seyrediyorum anne kedi dördünü birden emziriyor. O zaman kedi değil de insan olduğuma seviniyorum zira bence tekini bile emzirmek zorken zavallı anne kedi dördünü birden aynı anda ezmziriyor. Anne kedi doğurmadan önce de bizim parkta yaşıyordu o yüzden insanlara çok alışık, uysal neredeyse evcil olmuş artık. Herkes onu besliyor, yanına kadar yaklaşsanız da asla kaçmaya çalışmıyor. Poyraz'da onu çok seviyor yanına gidiyoruz pisi pisi diye seviyoruz.
İlk aylarında yuvalarında geçiren yavrular büyüdükçe hareketlenmeye ve ortaya çıkmaya başladılar. Bahçeye ilk çıktıkları günler tedirginlerdi etrafı inceliyor ama çok fazla açılmaya korkuyorlardı. Poyraz'da aynen böyleydi önce harketlenmeye başladı ama hareketleri sınırlıydı yerde etrafı yastıklarlar çevrili bir alan yapmıştık ona orada yuvarlarnıp duruyordu henüz emeklemeye veya ayağa kalkmaya çalışmıyor ona çizilen sınırların dışına çıkmaya teşebbüs etmiyordu.
Yavrular büyüdükçe bahçeye iyice yayılmaya başladılar. Artık bahçeyi çevreleyen tellere kadar koşarak geliyorlar, birbirleriyle deli gibi oynuyorlar. O kadar oyuncular ki sürekli hareket halindeler, durdukları tek anlar yorulup uyudukları anlar. İşte aynı Poyraz bizimki de uyanık olduğu her an hareket halinde bir saniye tutabilene aşkolsun. Çocuğun poposu yer yüzü görmüyor sürekli oradan oraya gitme, herşeye tutunup ayağa kalkmaya çalışma derdinde. Yavru kedileri izledikçe Poyraz'ı görüyorum. Büyümeleri de aynı zamanlara denk geldiğinden ne kadar çok ortak noktaları olduğunu hayretler içinde izliyorum.
Bizim apartmanın otoparkında da bir anne kedi var. Üst kat komşumuz otoparktaki tüm kedileri kedi mamasıyla besliyor. Anne iki tane doğurmuştu fakat komşumuz yavrulardan birine yuva buldu. Anne diğerini büyütüyor gözümüzün önünde. Bu yavru biraz daha büyük olduğundan bir türlü sabit bir şekilde yakalayıp da resmini çekemedim. O da siyah beyaz çok tatlı bir yavru. Artık bebeklikten çıkıp çocuk oldu ve o da acayip oyuncu, en sevdiği oyun ağaçlara tırmanmak.
Bu da annemlerin apartmanındaki anne kedi ve iki yavrusu. Poyraz'la oraya gittiğimizde yavruları sevmeye yeltendim ve anne kedinin hışmına uğradım. Yavrularını korumak için öyle bir hırladı ki korktum valla.  İnsan durup düşününce doğadaki diğer annelere ne kadar benzediğimizi anlıyor. Onlar da bizde yavrularımızı korumak için herşeyi yapıyoruz, onları emziriyoruz, besliyoruz, oynuyoruz, seviyoruz... Zaten ben Poyraz'ı da çoğu zaman minik kedim diye sevdiğimden kedi yavrularıyla onu çok benzetiyorum. Nerede bir kedi yavrusu görsem gidip Poyraz'la birlikte onları uzaktan seviyoruz, Poyraz'ın babası da kedileri çoook sever, umarım Poyraz'da büyüyünce hayvanları sever...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder