18 Haziran 2010 Cuma

Ateşli günler...



Geçenlerde parkta anne-arkadaşlarla konuşurken Poyraz bugüne kadar hiç ateşlenmedi demiştim hay demez olaydım. Çarşamba günü ilk defa ateşi çıktı kuzumun ve bende ateşlenmek ne demekmiş öğrenmiş oldum. Çarşamba günü bir ilke imza atarak dışarı çıkmadık hava aşırı derecede sıcak olduğundan dışarı çıkınca yapış yapış oluyoruz ev kısmen daha iyi diye düşündüm. Bütün gün oyun oynadık bol bol mutfakta takıldık. Poyraz gündüzleri uyumamak için elinden geleni yapan bir bebek yani artık yorgunluktan bitap düşene kadar ve beni delirtene kadar uyumuyor. Akşam 6da artık dayanamadı balkonda salıncağında sallayarak uyuttum. Salıncaktan kaldırıp yatağına götürmeye çalışınca zınk diye gözlerini açıyor hava da iyi diye bıraktım orada uyudu, zaten evdeki gündüz uykuları genelde 15 dk. bilemedin yarım saat en iyi ihtimal 45 dk. sokakta olsa 2 saate yakın uyuduğu oluyor ama evde uzun uyumuyor. Fakat balkonda da dışarıda olduğunu sandı herhalde ki 1 saat 15 dk.uyudu üzerinde sıfır kol body vardı üstüne battaniyede örtmüştüm ama babası işten gelince burası esiyor bu çocuk hasta olmuştur dedi ve haklı da çıktı. Ben birşey olmaz diye düşünmüştüm akşam kuzenlerle parkta buluşacaktık Poyrazı sıkı sıkı giydirdim ve parka gittik. Parkta 40ına basan ama gönlü 18 yaşında olan kuzenimiz Kezoş'a mini pastalı kutlama yaptık.
Poyraz'ın parkta keyfi yerindeydi zaten bir süre sonra uyudu elleri ayakları biraz sıcaktı ama gene birşey olmaz diye düşünmeye devam ettim. Gece 12ye doğru eve döndük Poyraz'ı yatağına yatırmaya götürünce teyzesi soydu ve çocuk yanıyordu resmen ateşi 38.2'ye kadar çıktı. Teyzesi bizde kaldı ve bütün gece Poyraz'a sirkeli su ile kompres yaptık, calpol verdik ve kısmen ateşi düştü. Suyla kompres yapınca düşüyor ama bir süre sonra gene çıkıyordu ateşi. Allahtan keyfi çok yerindeydi o saatte uyanmak çok hoşuna gitti Batu'yla güldü oynadı.
Gece uyanmalarında da sürekli oyun moduna girdi, sabaha karşı 5te evin içinde saklambaç oynadık ve çok mutlu oldu. Dün sabah kalkar kalkmaz doktorundan randevu aldım, zaten 9.ay kontrolüne götürecektik. Babasının erken saatte işi olduğundan ilk defa kontrole gelemedi, teyzesiyle götürdük Poyraz'ı. Doktoru fiziki durumunun gayet iyi olduğunu herhangi birşeyi olmadığını ilaca da gerek olmadığını söyledi. Ateşi düşmezse yaptıklarınızı aynen yapmaya devam edin dedi. Bu arada 9.ayında boyu 72 cm. kilosu 9.420 gr.olmuş, maşalllah tatlı oğluma. Çıkışta Necla teyzesinin ofisine ziyarete bile gittik, ordan eve döndük. Evde başbaşa kaldık, biraz huysuz gibiydi küvetini suyla doldurup içine oturttum biraz serinledi sonra uyudu. Bütün gece uykusuzdu artık uzun uyur diye düşünmüştüm ama 15 dk. sonra uyandı ve ağlamaya başladı. Oyalamak çok zor oldu keyfi yok mıy mıy mıy ağlıyor. Tekrar uyutmak için çok uğraştım uyumadı aldım salona getirdim baktım ateşi gene çıkmış. Gene su kompresine başladım, biraz düştü ateşi. Bu arada öğlen oldu benim karnım çok aç ama çocuğu bırakıp birşey yiyemiyorum. Önce ona çorba ısıttım yedi bende sevindim oh yedi diye üstüne calpol verdim bir öğürmeyle tüm yediklerini ilaçla beraber üzerime, kendi üstüne ve yerlere kustu. Haydi tekrar banyoya onu yıka kendin temizlen derken ter içinde kaldım. Kusunca biraz rahatladı sanki salonda oynamaya başladı. Bende saat 2de ancak birşeyler yiyebildim baktım artık iyice uykusu geliyor 2buçukta zar zor ayağımda sallayarak uyuttum. 1 saatten fazla uyudu gündüz kriz anında babasını aramıştım erken gelsin diye o geldi biraz devraldı Poyraz'ı. Özellikle bebek hastayken yalnız başına ilgilenmek çok zormuş onu anladım. Bir yandan kendim açım, ter içinde kaldım bir yandan çocuk mız mız ağlıyor. Çok da büyük bir hastalık değil yalnızca ateş allahtan ama gene de ilgi bekliyor bebek sonuçta. Allah tek başına hiç desteksiz çocuk büyütenlere yardım etsin valla. Akşam 7 gibi teyzesi işten geldi ben 2 saat uyudum 9a doğru kalktım , Poyraz da 1 saat uyumuş uyanmış ama gene ateşi çıkmıştı. Küvetine ılık su doldurduk getirdik salonun ortasına oturdu içine suyu çok seviyor baya bir suyla oynadı her tarafı ıslattı keyfi yerine geldi. Akşamları daha çok etkisini gösteiryor sanırım ateş gözleri hep yarım açıktı, bir yandan oynamak istiyor bir yandan hali yoktu yavrum benim. Teyzesinin kucağında hem uyumak istiyor hem uyuyamıyor zar zor gece 11de uyudu bende yattım onunla, teyzesi destek kuvvet olarak bizde kaldı. Dün gece iyiydi allahtan uyanmadı yatarken ateşi de düşmüştü , bu sabah kalktık ateşi yok, şükrettim bir kez daha. Saat 11e kadar oynadık, birşeyler yedirmeye çalıştım ama yemedi , meme emerken uyudu halen uyuyor. Umarım tekrar ateşi çıkmaz. Ateş çok basit birşey gibi dursa bile insanın başına ilk defa gelince panik oluyorsun haliyle, allahtan teyzesi var hastanede çalışıyor ve bu konularda çok bilgili hemen yapılması gerekenleri soğukkanlı bir şekilde yapıyor.
Bebekler hiç hasta olmasa ne güzel olurdu. İşte böyle düşe kalka, ateşlenerek, hastalanarak büyüyecekler bu sırada bizde büyüyeceğiz, olgunlaşacağız ve yaşlanacağız.  Umarım bir daha ateşlenmezsin tatlım benim.

**** : Bugün canım babamın doğumgünü, ruhu şad olsun. Eğer yaşasaydı bugün 56 yaşına girecekti. Doğumgünün kutlu olsun babacığım, eminim yukarıdan bizi seyrediyorsun. Poyraz'da dedesinin ellerinden öpüyor....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder