20 Haziran 2010 Pazar

Canım Babama...



Babacığım, Annem dedi ki bugün babalar günüymüş bu yüzden bende sana bu mektubu yazmaya karar verdim. Henüz konuşamadığım için sana olan duygularımı bu mektupta anlatmaya çalışacağım. Dünyaya geldiğimde beni annemin yanından alıp bebek odası diye bir yere getirdiler odada bir cam vardı ve ilk kez o camın ardında gördün beni o anları videoya çekmişlerdi ve sonradan defalarca izledik ki sen beni görür görmez çoook ama çook mutlu olmuştun sürekli "inanmıyorum çok güzelll, çok tatlııııııı, canım benim" filan diyordun. Ne bekliyordun babacığım tabii ki tatlı olacaktım :) Beni orada yıkadılar giydirdiler ve odaya getirdiler ilk önce annemin kucağına verdiler sonra senin kucağına geldim ve resmi olarak tanışmış olduk.
Dünyadaki ilk gecemde annemin değil senin koynunda uyudum bu yüzden senin kokuna çok alıştım ve uzunca bir süre beni hep senin uyutmanı istedim.
Evimize gittik ve orada da senin kucağından inmedim. Evde olduğun zamanlarda hep senin kucağında gezmek istedim.
Daha 10 günlükken oturup seninle televizyon seyretmeye başladım. Sonra annem yasakladı gerçi televizyonu ama sen çaktırmadan arada bir seyretmeme izin verdin.
Ben minikken en sevdiğin şey uyurken yanımda oturup beni seyretmekti. Büyüdükçe artık uyumamaya başladığımdan bana kızıyorsun ve beni seyretmiyorsun eskisi gibi, oysa uyurken gene tatlıyım :)
Senin en sevdiğin şey arabalarmış annem öyle diyo, bu tutkunu bana aşılamaya başlamak için gecikmedin daha 3 aylıkken bana araba videolarını seyrettirmeye başladın. Nede olsa ağaç yaşken eğilir diye düşünüyorsun iyi de ediyorsun babacım bende seviyorum onları izlemeye hayret ve merakla bakıyorum arabalara.
Sonracığıma beni sürekli gezmelere götürüyorsun, bazen arabada çok sinirleniyorsun ve çok eşyam var hepsini taşımaktan yoruluyorsun ama ben seninle gezmeyi çok seviyorum babacım hep gezelim beraber tamam mı?
Sen çalışırken de senin kucağında oturmak istiyorum , bazen geliyorum kucağına uslu uslu duruyorum sen tek elle birşeyler yapmaya çalışıyorsun bazen kucağında kuduruyorum bilgisayarını ele geçirmek istiyorum :)
Beni de kendin gibi Beşiktaşlı yapmaya çalışıyorsun ama bakalım ben büyüyene kadar kaç defa şampiyon olacak Beşiktaş ona göre bakıp kendi kararımı veririm ben şimdiden söyliyim..
Benimle sürekli oyunlar oynuyorsun acayip şeyler uyduruyorsun beni oyalamak için, beni güldürmek için her türlü numarayı deniyorsun ve bu hallerin çok komik oluyor gerçekten..
Bazen akşamları işten erken dönünce parka yanımıza geliyorsun, parkta beni gezdiriyorsun, salıncakta sallıyosun benimle oyunlar oynuyosun...
Doğduğumdan beri sürekli beni mıncıklamak, sıkı sıkı sarılmak istiyorsun ama ben pek sıkıntıya gelemeyen bir tipim (kime çektiysem :) bu yüzden hemen daral geliyor bana, gene de fırsatını buldun mu beni sıkıştırmaya bayılıyosun...
Seninle fiti fiti gezmeye bayılıyorum, cadde olsun, Taksim olsun, Kadıköy olsun neresi olursa olsun yeterki bana atta olsun, yanımda da babam olsun :)
Sen hayvanları da çok seviyorsun ve bana da hep anlatıyorsun. Beni kuşların, kedilerin, köpeklerin yanına kadar götürüyorsun onları seviyoruz birlikte. Bende hiç korkmuyorum hayvanlardan görünce seviniyorum bu konuda da sana çekmişim herhalde...
Havuzu hiç sevmemene rağmen benimle havuza gelip oyunlar oynuyorsun beni yüzdürüyorsun. Tüm bunlardan anlıyorum ki sen beni çok seviyorsun. Bazen uyumayarak, yemeyerek, huysuzluk edip ağlayarak seni kızdırsam da sen onları benim bebekliğime ver :) Bende seni çok seviyorum babacım, ilk babalar günün kutlu olsun, sen kutlamaları hiç sevmiyormuşsun ama umarım uzuuun yıllar babalar gününü kutlarız birlikte. Seni çok seven oğlun POYRAZ....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder