7 Haziran 2010 Pazartesi

Mutlu Anlar...

Daha önce mutlu anlar diye bir yazı yazmıştım, orda da söylemiştim bazı küçük anlar var yaşarken bizi mutlu ediyor ama geçince hemen unutuveriyoruz. Çünkü hafıza nedense büyük olayları hatırlıyor özellikle üzücü olanları. Küçücük ve yaşarken bizi gülümseten anları kısa sürede siliyor hafıza, en azından benimki öyle. Oysa hayatın bütününde insanın yaşamını mutlu kılan işte bu anlar. İyi ki bu blog var ki ben bu anları kaydediyorum. İleride bakıp bakıp gülümsemek adına ne güzel kareler, ne güzel yaşanmışlıklar. Belki çok büyük şeyler değil ama benim için onları güzel yapan da küçük olmaları zaten. İşte o anlardan bir demet...
Poyraz'a sabah kahvaltısını henüz sevdiremedim. Bebek bulamacını hiç sevmedi bari ayrı ayrı vereyim dedim ama peynir ve yumurtayı çok zor yiyor, birtek tatlı diye herhalde pekmezi seviyor. Bende o kahvaltı etsin diye çeşitli yöntemler deniyorum. Haftasonları ona kahvaltı adam yapıyorum. Havuç saçlı, peynir gözlü, yumurta burunlu, pekmeze batırılmış buğday ekmekli ağızlı kahvaltı adam :)
Poyraz'ın tepkisi "anne beni böyle ucuz numaralarla kandırmazsın, bu şekilde yumurta yiyeceğimi sandıysan çok yanıldın, dur şu adamın saçlarını yolayım da gör sen "..
Poyraz son haftalarda uykuya karşı acayip bir direnç geliştirdi. Her akşam uyumadan önce mutlaka ağlıyor, eskiden gündüzleri meme emerken uyurdu şimdi o da kesmiyor, iyice uykusu gelsin diye parkta gezdiriyorum da sonunda uykuya yenik düşüyor. İşte bu da sonunda Poyraz'ı uyutmayı başarıp dergi okuyabilme şansına sahip olduğum mutlu bir an :)
Geçenlerde yazın ilk karpuzunu aldık, doğrarken bir parçayı minik minik yapıp Poyraz'a verdim şapır şupur yedi. Ben mutfaktaki işime devam ederken oyalansın diye bir dilim verdim, nasıl tutacağını bir kere gösterdim. İşte bu da bir kere göstermeme rağmen olayı kavrayıp karpuzu afiyetle yemeyi başardığı mutlu bir an ...
Uykuya direndiği için uyusun diye türlü numaralar yapıyoruz. Geçende parkta tahtırevallide yarım saate yakın sallanınca sonunda uyudu. Karşımızda babası oturuyordu bizi sallayıp durdu, bu kadar sallanmaya benim bile uykum geldi bizimki zor uyudu. Sonra da uyanmasın diye uzunca bir süre öylece oturdum orda...
Senelerce okuduğum okulun sınıflarında, koridorlarında, yatakhanesinde, yemekhanesinde oğlumla gezdiğim anlar...
Babasıyla oynamaktan acayip zevk aldığı, kıkır kıkır güldüğü ve bulduğu her fırsatta ayağa kalkmaya çalıştığı anlar...
Geçenlerde Poyraz'a teyzeleri bakarken 1 saat koltukta uyumuşum işte o uyku muhtemeşemdi çok mutlu bir andı benim için. Ben uyurken oğlumu kıza benzetmeye çalışmış teyzeleri..
Uyurken gözünün arkada kalmayıp, teyzelerinin onu güldürüp,eğlendirdiğini, onunla oynadığını bilmek...
Poyraz'ın sabah uyandığındaki şapşal ve tatlı suratına baktığım, babasını uyandırmaya çalışma çabalarını seyredip güldüğüm anlar..
Aslında en mutlu anlar şu güzel surata bakıp, onu öpüp kokladığım, sıkıştırdığım, mıncıkladığım anlar :)

3 yorum:

  1. Nihalcim, biz rafadan yumurta yapip sarisini yediriyoruz (ilk baslarda hep oyle yaptik ve bayiliyor). Sonra alisinca katida vremeye basladik ama yie de genelde evde rafadan yapiyoruz. Yumurta kismi icin bunu deneyebilirsin. Bir de biz cicibebe biskuvili, peynir, tahin ve sutlu karisim yediriyoruz. Faydasi olur mu bilmem ama kedi tecrubemi yazayim dedim. Nasil da buyudu bizim kuzular :) -Pelin

    YanıtlaSil
  2. Kahvaltı tabağına bayıldım. Aslında ne güzel gülümseyerek bakıyor. Ben olsam ooo saldırırım o tabağa ama anlat anlatabilirsen ufaklıklara. Bizimki de özellikle kahvaltıyı sevmiyor. Bende bu şekilde birkaç numara yine de deneyeceğim. Umut işte :(

    YanıtlaSil
  3. Pelin yumurtanın her versiyonunu denedim yok beğenmiyor beyefendi. En son çare omlet deniycem az yağlı belki onu yer.
    Evet valla her yolu deniyoruz iki lokma yesinler diye :)

    YanıtlaSil