4 Haziran 2010 Cuma

Poyraz'ın İlk Havuz Macerası




Geçen hafta İstanbul'da yapış yapış bir hava vardı. Ege ve Akdenizde çoktan sezon açıldı ama bizim tatile daha çok var. Annem 3 haftadır yazlıkta tadilat işleriyle uğraşıyor ve sürekli Poyraz'ı özlediğinden bizi çağırıyordu (dikkatinizi çekerim bizi değil Poyraz'ı özlüyor :))) tadilat bitip ev normale dönünce bizde geçen haftasonu Poyraz'ı da kapıp gittik. Yazlık Silivri'de ve genelde akşamları soğuk olur, gündüzleri de Akdeniz kadar sıcak olmaz bu yüzden ben havuza gireceğimizi düşünmemiştim, dinlenip geliriz diyordum. Daha önceki yıllarda hep haftasonları yada yıllık iznin kısa bir bölümünü yazlıkta geçirirdik ve hiç Mayıs ayında havuza girmemiştik. Bu sene Poyraz'la birlikte bizde bir ilke imza atmış olduk. Cumartesi sabah yola çıktık 4 kardeş ve Poyraz şeklinde. Saat 1'e doğru oradaydık, hatta yolda uğradığımız marketten ani bir kararla Poyraz'a yürüteç bile aldık. Daha önce çok sağlıklı değil yorumlarını okuyup yürüteç konusunda kararsız kalmıştım ama bizim oğlan sürekli evin dört köşesinde ayağa kalkma çalışmalarına başladı ve habire dengesini kaybedip düşüyor orasını burasını acıtıyor, yürütecin faydası olabilir diye düşünüp aldık. Zaten garibim daha yürütecin ne işe yaradığını anlayamadığından içinde duruyor sağa sola yavaş yavaş gitmeye başladı. Yazlığa ulaşınca ananesi de Poyraz'a kavuşmuş oldu ve bol bol hasret giderdiler.
Havuz kenarında dayısıyla bol bol oyun oynadılar, daysının şaklabanlıklarına gülüp durdu minik kedi.
Cumartesi havuza vardığımızda saat 5e geliyordu ve hava artık çok da sıcak değildi o yüzden yalnızca dinlendik, havuza girmedik. Akşam eve dönünce biz kendimizi koltuklara atıp yatarken teyzesi Poyrazı giydirip süsledi.
 Haftasonu dinlemek için Cuma gününden Poyraz'a 3 değişik yemek yapıp yanımda götürdüm hemde o kadar sağlıklı yemekler sebze çorbası, brokoli ve havuçlu pirinç püresi, ıspanaklı yeşil püre. Tabii ananesinin dolmalarını görünce benim yaptığım bu tatsız tuzsuz yemekleri ne yapsın :) dolmalara saldırdı resmen, çok komikti.
Yemekten sonra yorgunluktan Poyraz'ı uyuturken bende uyumuşum. Daha doğrusu hepimiz bir köşede uyuyakalmışız. Gece 2'de yavrumun ağlamaları ile uyandık. Önce yerini yadırgadı sandım ama çocuk acayip bir şekilde ıkınıyordu zaten bütün gün tuvaletini yapamamıştı çok ama çok zorlandı. Teyzesi onu aldı tuvalete götürdü, fitil vermek zorunda kaldık, ona yardımcı oldu yavrum ağlaya ağlaya çok zorlanarak yaptı tuvaletini ve rahatladı. Tabii uykusu kaçmış olduğundan gece 2-4 arası onunla oynamak durumunda kaldık. Gülmeye başlayınca uykusuzluk falan umurumda olmadı zaten yeter ki yüzü gülsün onun. Neyse sonunda 4e doğru uyudu, bu sefer de bizim uykumuz kaçtığından ablamla çeneye daldık, sabah ezanı okunuyordu biz daha uyumamıştık. Zaten bir yazlık klasiğidir, her sene yazlığıa Almanya'da yaşayan kuzenlerimizde gelir ve biz genelde tatilleri çok az uyuyarak geçiririz, bir evde toplanıp sabahlara kadar muhabbet ederiz. Bizde geleneği bozmadık Nes'le ve sabaha kadar konuştuk. Gece uyumayan cingöz sabah da geç kalkar diye düşünmüştüm ama nerde 7de açtı gözlerini. Teyzesi onu alıp parka götürmüş, salıncakta sallarken gene uyumuş. Genelde gece uyunmadığından yazlıkta sabahları hep geç kalkardık. Poyraz'la birlikte değişen hayatımızda artık erken kalkıyoruz, bu işe en çok annem sevindi tabii, zira kadının hayatı bizi kaldırmaya çalışmakla geçiyordu şimdi bu işi Poyraz devralmış oldu :) Poyraz sabah kalkar kalkmaz yürüteci ile oynamaya başlamış.
Kahvaltıdan sonra tekrar havuza gittik ve Poyraz ilk defa havuza girdi. Tabii tüm vücudu değil, önce niyetim sadece ayaklarını sokmaktı ama suya bayıldı bizimki (maşallah), kucağımdan atlayıp suyla oynamak istiyor, bende tüm bacaklarını soktum.
Tabii giysisi, bodysi, bezi vs. ıslandı. Ben havuza sokmam diye düşündüğümden mayo bezlerden almamıştım henüz ama minik mayosunu almıştım her ihtimale karşı :) Üstünü başını çıkarıp minik poposuna giydi ilk mayosunu, öyle tatlı oldu ki tam bir balık gibiydi..
Havuzda bol bol oynadık, hava da çok güzeldi şansımıza. O kadar çok suyu birarada görünce şaşırdı önce, sonra alıştı suya. İlk defa ayağını soktuğumuzda su ona soğuk geldi ama sonra çok sevdi suyu. Suyun içinde onu hoplatıp durdum, döndürdüm. Havuzdan çıkarınca ona sıcak suyla duş aldırdık. Evde banyo yaptırırken kovadan su döküyoruz, ilk defa duş ile yıkandı ve bu da en az havuz kadar hoşuna gitti. Sıcak suyun üzerine direk gelmesine bayıldı, gülüp durdu yıkanana kadar.
Zaten evde de Poyraz'ı yıkama görevi Nesrin teyzesinin, her seferinde gelip o yıkar Poyraz'ı. Sağolsun o olmasa biz tembellikten çocuğu pis bırakırız herhalde :) Havuza 2 defa soktum ve çıkışta teyzesi Poyraz'ı yıkayıp, giydirdi, akşam eve dönünce de onu tekrar yıkadı, giydirdi. Benden çok o ilgilendi diyebiliriz yani çocukla, bende dinlenmiş oldum bu vesileyle. Aslında kendisi de çok yoğun çalışıyor ve hep çok yorgundur ama Poyraz'la ilgilenmek onu yormuyormuş öyle diyor. Valla ne yalan söyliyim Poyraz'la ilgilenmek beni yoruyor :))
Pazar akşamı yemekten sonra biraz dinlenip yola çıktık ve geceyarısında eve döndük. Poyraz gidişte ve dönüşte yolda uyuduğundan pek sorun çıkarmadı. Böylece ilk yazlık macerasını yaşamış oldu oğlum. Annem siz kalın diye teklif etti ama bence tatil için erken ablamlar da izne çıkınca Temmuz ayında yazlıkta kalmayı planlıyorum Poyraz'la, havalar da çok sıcak olacağından İstanbul'da kalmaktansa havuzda takılırız artık oğlumla. Şimdilik İstanbul'da park günlerimize devam ediyoruz. Bakalım bütün yaz daha ne havuz maceraları yaşayacak Poyraz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder