28 Ekim 2010 Perşembe

İlk Lolipop...

Geçenlerde yemek yemek için bir köfteciye oturduk fakat öyle yanlış bir yere oturmuşuz ki restoranın hemen yanında çocuk oyun alanı var ve bizimki oyuncakları gördüğü andan itibaren yemeğe olan tüm ilgisini kaybedip oraya gitmek için kendini parçalamaya başlıyor. Ben bir yandan köfte yesin diye uğraşıyorum çocuk kemeri nasıl açsam da şu tarafa koşsam onun hesaplarını yapıyor. Güneylerde yanımızda ve Güneyinde aşağı kalır yanı yok o da oyuncaklara gitmek istiyor. Halimize acıyan garson çocuklar sussun diye lolipop getirdi. Normalde bizimki daha önce açıpda bir şekeri yemiş değil kağıdıyla vs.oynasın diye eline verdiysem de daha önce hiç açıp yemesine izin vermedim. Fakat öyle bir huysuz ki belki biraz oyalanır diye şekeri açtım eline verdim, bakalım ne yapacak diye izlemeye başladım :)
Bizimki önce ağzına götürdü tadına baktı, hoşuna gitti ve içgüdüsel olarak tamamını ağzına sokup yemeye çalıştı. Sonra çıkardı ellerine sürdü baktı yapışkan birşey hoşuna gitmedi, gene ağzına sokmaya karar verdi.

Elleri yapış yapış olduktan sonra şekeri ağzında tutmanın daha mantıklı olduğunu düşündü herhalde ki uzun süre şekeri ağzından çıkarmadı. Yalıyor mu yoksa sadece tadını mı alıyor anlamadım. Çok da uzun oynamasını istemiyorum ama bizimkide yapıştı vermek istemiyor :)

Neyse bir ara kaptım elinden tabii bastı yaygarayı mecburen verdim geri allahtan bu sefer şeker değil sapını ağzını sokarak oyalandı bir süre de çok fazla şeker yememiş oldu. Bu günlerde bilinçli anne baba olmanın kurallarından biride çocuğa 3 yaşından önce şeker çikolata vb.ıvır zıvırlar vermemekmiş valla ben o kadar bilinçli olamıyorum kırk yılda bir de olsa veriyorum böyle tatlı kaçamaklar yoksa çocuk olmanın güzelliği nerede kalacak dimi ama ? :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder