18 Ekim 2010 Pazartesi

Özgürlük Parkı


Özgürlük Parkını çocuğum olmadan öncede çok severdim, şimdi daha da çok seviyorum. Şehrin ortasında böyle büyük bir alanın halen yeşil alan olarak kalabilmesi ve halkın kullanımına açık olması çok hoşuma gidiyor. İngiltere'de her yerde bu parklardan bir sürü var ama ülkemizde maalesef sınırlı sayıda bu kadar büyük ve güzel park var. Evimize yürüme mesafesi kadar yakın olmadığından buraya genelde arabayla çekirdek aile olarak gidiyoruz. Kendi parkımızda çimenler nedense sürekli çamur olduğundan ve çok fazla hayvan dışkısı olduğundan Poyraz'ı pek salamıyorum çimenlere ama Özgürlük Parkı biraz daha temiz gibi geliyor bizimkide özgürlüğünü ilan edebiliyor böylece.
Genelde buraya giderken yanımızda yiyecek, içecek atıştırtırmalık birşeyler götürüp piknik tadında takılıyoruz. Poyraz doğmadan önce buraya sabah kahvaltısına bile gelmişliğimiz var. Haftasonları tahta banklarda yer bulmak sorun olduğunan erken gelmek lazım onun dışında bir problemi yok. Ayrıca parkın içinde bir cafe-restoran var ve burası da haftasonları çok güzel açık büfe kahvaltı sunuyor. Yanında getirmeye üşenenler için güzel bir alternatif.


Poyraz'dan önce buraya her yaz tiyatro festivali için gelirdik. Kadıköy Belediyesi her yaz tiyatro festivali yapıyor ve neredeyse tüm özel tiyatrolar parkın içindeki anfi tiyatroda oyunlarını sergiliyor. Festival ücretsiz olduğundan inanılmaz bir talep ve kuyruk oluyor. Çok çok sevdiğimiz oyunlar olduğunda gelip sıra beklemeyi göze alarak seyrettiğimiz çok oldu. Ayrıca her yaz burada çocuk tiyatroları festivali de yapılıyor tabii Poyraz'dan önce buna dikkat etmiyordum ama 5-6 sene sonra Poyraz'ı da çocuk tiyatrosuna getirebilirim :)


Parkın içinde basketbol sahası ve tenis kortuda var ve kullanımı ücretsiz. Tenis kortu için bir gün önceden güvenlikten randevu almak gerekiyor. Poyraz'dan önce sevgiliyle gelip oynardık burada. Poyraz'dan sonra böyle bir denememiz olmadı :) Çocuk parkı oldukça büyük, yürüyüş parkuru çok ama çok uzun, ortasında çok hoş bir süs havuzu var. Çocuklar için tren var, ben kafede çay içerken Poyraz'la babası binmişler ve çok da sevmiş. Bir sürü ama bir sürü kedisi var bu parkın, sevgili kedilere hasta olduğundan Poyraz'ı da kendine benzetti. Çocuk nerede kedi görse çağırıyor veya kendi gidip sevmek istiyor. Bazen kedileri ellemesine izin veriyorum, sanırım tüyleri yumuşak olduğundan elleyince acayip mutlu oluyor ve kikir kikir gülmeye başlıyor.


Yağmurlar başladı, kış geliyor ya en çok da bu güzel parklardan mahrum kalacağımız için üzülüyorum. Gerçi güzel bir kar yağsa, her taraf bembeyaz olsa gene gidilir parka, kartopu oynarız ama böyle yağmurlu havada olmuyor tabii her taraf çamur, bizimki sürekli düşüyor. Gene de fırsat kollayıp güzel havalarda atıcaz kendimizi Özgürlük Parkına.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder