10 Aralık 2010 Cuma

Evde Montessori Uygulamaları Seminer Notları-2

Seminer notlarıma kaldığım yerden devam ediyorum. Evde yapabileceğimiz sonsuz uygulama var aslında ve bize çok basit gibi görünen herşey onlar için bir aktivite çünkü onlar hiçbirşey bilmiyor ki :) kapıyı açmak, burnunu silmek gibi basit şeyler dahi bize göre basit ama onun için değil bunu unutmamız gerekiyor.
Ekmek kesme çalışması; büyük tepsinin içine küçük bir kesme tahtası, bir dilim ekmek, bir tane fırça koy. Bunlar rafta olabilir ama bıçak her zaman yetişkinin kontrolünde çocuk bu materyalleri hazırlayınca bıçağı yetişkinden istiyor. Bıçağı alıp ekmekleri kesince kırıntıları fırça ile süpürüyor. Bu kırıntıları biriktirip kuşlara verebilirsiniz.
  • Ekmek kesme ve meyve kesme tahtaları ayrı eve de ona göre 2 küçük tahta alabilirsin. Muzun üzerini keseceği dilimler boyutunda siyah kalemle çiziyoruz bu hata kontrolünü sağlıyor. Muzu kabuğuyla beraber çizgilerinden kesiyor, sonra kabukları soyup dilimleri tabağa diziyor. Muzu kestikten sonra arkadaşlarına ikram ediyor. Altına saman kağıdı koyabilirsin. Evde yaparken yerde yapabilir altına bir örtü serersin onun üzerinde yapar.
  • 3,5 –4 yaşında dikişe başlanabilir. Önce köpük tabaklarla ve plastik iğne ile başlanıyor
  • Dikiş dikme, yemek hazırlama, temizlik yapma, bebek yıkama gibi aktivitelerde cinsiyet ayrımcılığı yok. Kızlarda erkeklerde aynı çalışmaları yapıyor. Önce büyük kumaşlara düğme dikmekle başlayabilirsin. Düğme dikmek çocuk için kendi başına bir şey yapmak adına çok gurur verici oluyor.
  • Resim yapma çalışmalarına başlarken kağıda pastel boya ile anlamsız şekiller yap illa ev, ağaç çizme sonra boyayı ona ver ve kendi yapsın. Çok büyük kağıtlarla ve seyreltilmiş kalın parmak boyalarıyla sanat çalışmalarına başlayabilirsin.
  •  
 DUYU ÇALIŞMALARI :  5 duyuya hitap eden çalışmalar


*Yap bozlar mümkün olduğu kadar sade ve şekilsiz olacak. Parça – bütün ilişkisini gösterecek şekilde olmalı. Parçaları koyarken önce boşluğu hissetmesi önemli.
  • Puzzlelara 2,5 – 3 yaşında başlamak lazım.
  • Çalışmalarda sürekli öğretici modunda olmamalıyız çocuklar yaşayarak öğreniyor. Puzzle yaparken tüm parçaları birden çıkarma tek tek (soldan sağa, yukarıdan aşağıya) çıkar. Amaç çocuğun parça bütün ilişkisini görmesi.
  • Çorap eşleştirme çalışması yapabilirsin. Yerde oturup sepetten çorapları alacak ve eşlerini bulacak. Çorap yerine bakliyat, düğme , kabuklu yemiş gibi şeylerle de eşleştirme çalışması yapabilirsin.
    • Evde renk avlamaca oyunu oynatabilirsin. Hadi evde 5 tane kırmızı eşya bulalım, 5 tane sarı eşya bulalım gibi.
    • Deniz kabuklarından çalışma: deniz kabuğu şeklinde bir sepetin içinde minik minik farklı şekillerde deniz kabukları var bunları elimize alıp inceliyoruz ve eşleştiriyoruz.
    • Bir şey yapınca sürekli alkışlama yoksa öğreniyor ve sürekli dış motivasyon bekliyor. Önemli olan kendi kendine olan motivasyonu.
    • Pembe kule; tüm parçaları tek tek getir ve yere bir kilim serip üstüne yerleştir. Çocuk parçaları kendi kendine kule yapsın. Boyut kavramını öğrenmesi için.
    • Pembe kuledeki parçalar boyutunca kartlar yap ve tek tek parçaları kartlarla eşleştirmesini sağla. Kartları karışık koyabilirin veya büyükten küçüğe sıralayabilirsin. En küçük 3 küpü elimizin (avucumuzun) içinde taşıyoruz. 4.küpten sonra iki elimizle taşıyoruz.
    • * Kahverengi basamaklar ; bunları da tek tek taşıyıp boyutlarına göre diziyoruz. Çocuğun her bir parçaya dokunmasını ve boyutlarını hissetmesini sağlıyoruz. Daha sonra üzerinden bir misket atıp düşerken çıkardığı sesi dinletebiliriz.
      * Son olarak kırmızı ve mavi çubuklarla bir çalışma yaptık. Aslında bu çalışmanın özünde tüm çubukların kırmızı olması gerektiğini söyledi Hilal Hanım. Tüm parçaları labirent oluşturacak şekilde diziyoruz. Labirentin ortasına bir çan koyuyoruz. Çocuk labirentin içinden yürüyüp çana ulaşıyor ve çanı çalıyor. Labirentteki çizgi dar olduğundan orada yürümek aslında zor, dengeyi sağlamak gerektiren bir çalışma.
      * Labirentin içinden geçerken ayakkabılarımızı çıkarıyoruz. Hilal hanım sınıfta bu uygulamayı yaparken labirente başlar başlamaz tüm çocukların ayakkabılarını çıkarıp sıraya girdiğini anlattı. Grup çalışması için iyi bir alternatif.
      Aslında vaktimiz bitmemiş olsaydı daha konuşacak çok şey vardı. Ben kendi adıma çok faydalı şeyler öğrendim, Hilal Hanıma bir kez daha teşekkürler. İki kızını evde bırakıp bizler için İstanbul'a geldi. Pazar günü Dil semineri vardı fakat Poyraz için henüz çok erken olduğundan ben katılmadım. Önümüzdeki yıllarda düzenlenecek diğer seminerlere de katılıp mümkün olduğunca bilgi edinip bunları evde Poyraz'a uygulamayı düşünüyorum. :)


    2 yorum:

    1. Çok güzel bir yazı. Sayende gitmiş kadar olduk. Çok derli toplum anlatım olmuş, görseller de çok destekleyici.

      Çok teşekkür ederiz:)

      özgüranne

      12 Aralık 2010 14:24

      YanıtlaSil
    2. rica ederim özgüranne maksatımız vatana millete ve tüm annalere hizmet etmek :)
      nurturia'nın 18.aralıktaki yılbaşı partisine gidiyormusun? tanışalım artık Ela'yla ya kendisinin sanal alemden hayranıyız :)

      YanıtlaSil