4 Şubat 2011 Cuma

16 aylık olan minik sıpam

Minik sıpamın 15.ayı bitti bugün, tam 15 aydır hayatımıza renk ve anlam katan minik adamla beraber yaşıyoruz. Uzun süredir gelişimiyle ilgili bir şeyler yazmadığımı farkettim ve aslında blogu açma amacım buydu onun her anını kaydetmek tarihe not düşmek yani amacımdan biraz sapmışım. Aslında günlük hayatta bir sürü minik minik şey oluyor babası ve ben hayret ediyoruz ağzımız açık bakıyoruz, ama sonra unutuyor insan. Unutmamak için yazmak lazım daha da büyüdüğünde şimdi yaptığına hayret ettiğimiz şeyleri okuyup gülümsemek lazım. Mesela akşam salonda onu güldürmek için saçlarımı açıp önüme attım aklım sıra onu korkutuyorum normalde saçımı yüzüne değdirince gıdıklanıp çok gülüyor fakat bu sefer gülmedi elimden tutup beni kaldırdı yatak odasına götürdü allah allah ne istiyor acaba diye düşünürken saç kurutma makinesini alıp saçımı kurutmaya çalıştı :) normalde saçımı kuruturken önüme doğru atıyorum ve o da bunu görüyor nasıl bir bağlantı kurdu minik kafasında hayret ettik birden çocuğumuz “çok zeki” göründü gözümüze :)


Şu aralar Harvey Karp’ın meşhur “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı” kitabını okuyorum ve orada 15 aylık bebeklerin iki cümleden oluşan talimatları henüz anlayamayacakları yazıyor mesela “Poyraz çadırdan topu al, basket potasına at” veya “ yerden legoyu al, kafana koy” birinciyi yapmaya çalışırken ikinciyi unuttukları ve henüz birkaç fiilden oluşan şeyleri yapmak için çok küçük olduklarını anlatıyor fakat biz bunları evde uyguluyoruz ve pek de güzel yapıyor bizim minik sıpa. Şu sıralar favori aktivitesi birşeyleri yerden alıp çöpe atmak birşeyi yere atınca Poyraz onu yerden al, mutfağa git, çöpe at diyorum gayet güzel yerine getirebiliyor bunların hepsini. (Klasik anne-baba tribine girip çocuğumun ne kadar zeki olduğunu anlatıyorum ne de olsa her anneye göre kendi çocuğu en zeki, en mükemmel, herşeyin en iyisidir :))
Akşamları babasıyla birlikte eve geliyoruz ve bizimki kapının sesini duyunca koşa koşa gelip gülerek bize sarılıyor. Bu arada kendim bu işi yapmama rağmen eve kamera sistemi kurmadım bu yüzden gündüzleri bakıcıyla hayatı nasıl geçiyor bilmiyorum (kursam paranoyak olup sürekli internetten onları izlerim gibime geliyor ve bakıcı da rahat edemez gibime geliyor bu konuda hala net karar verebilmiş değilim) ama akşam eve geldiğimizde çok mutlu olmasından sanki gündüz de hayatından memnunmuş gibi düşünesim geliyor. Mutsuz olsa anlar mıyız acaba yada bu kadar küçükken bunu davranışlarıyla belli edebilir mi merak ediyorum. Tabii bize sarıldıktan sonra ilk işi üzerimde ne varsa çıkarmaya çalışmak oluyor çıkarcı minik sıpa hemen emmek istiyor. Bazen kısa bazen uzun süren bir emzirme seansı yapıyoruz daha sonrasında da yatana kadar aklına geldikçe gelip bluzumu açıp emmek istiyor bende bunu gündüz memeyi özlemesine bağlıyorum ve itiraz etmeden emziriyorum. Fakat son zamanlarda geceleri de çok sık uyanmaya başladı. Normalde gecede 2 defa uyanıp emiyordu fakat son 10 gündür geceleri çok sık uyanıyor kalkmaya üşendiğimden emzirerek uyutuyordum fakat bazen emzirmek bile işe yaramıyor ağlayıp duruyor derdi nedir bilmiyorum bazen babası giriyor devreye kucağında uyutuyor bazen bebekliğindeki gibi (şimdi çok büyüdü :) ) fön sesiyle uyutmaya çalışıyoruz.

Bu arada 15 ay bitti ama hala aynı yatakta yatıyoruz odasına geçirmeye bir türlü cesaret edemiyorum. Aslında bencillik edip kendimi düşünüyorum çünkü gece kendi yatağımdan kalkıp onun odasına gitmeyi totom yemiyor gece uykusuz kalıp sabah işe gitmeye üşeniyorum açıkçası. Bu konuda tembellik ediyorum bilmiyorum nereye kadar gerçi şu sıralar kafamdan Nisan’da 18 ayını doldurunca memeden kesmek gibi hain planlar geçiyor. Memeden kesince odadan ayırmak da daha kolay olur belki bilmiyorum yaşayıp göreceğiz.
Poyraz’ın gereğinden fazla oyuncağı var sürekli oyuncakları ayırmayı planlıyorum ama bir türlü vakit bulamıyorum. Salonun ortasında çadır var ve içi oyuncak dolu her alınan oyuncakla çadır daha fazla doluyor zaten içinde çocuğun gireceği yer kalmadı artık fakat dikkat ediyorum kendi kendine gidip oyuncaklarla oynamıyor eğer biz yönlendirirsek kısa bir süre takılıyor fakat çabuk sıkılıp kalkıyor. Şu sıralar en favori oyuncakları sürekli yemeye çalıştığı boyalar aslında boya almak için erkenmiş ama bir kutu kuru bir kutu pastel boyası var birkaç tane de boyama kitabı onun yerine babası ve ben boyuyoruz :) fakat bizimki sürekli boyaları yemeye çalışıp bizi kızdırıyor. Çocuk üzerinde otoritemiz sıfır zaten hayır desek de bizi takmıyor ve hatta hayır ona oyun gibi geliyor ve çok gülüyor biz hayır deyip kızınca :)
Benim laptop çantam bir süredir Poyraz’ın kitap çantası oldu akşamları onu yerinden alıp salonun ortasına getiriyoruz ve içinden kitap seçiyoruz kitaplara eskisinden biraz daha fazla ilgi gösteriyor resimlere bakıyoruz minik kitapları var onları açıp sayfalarını incelemek hoşuna gidiyor artık daha minikken ben ona kitap okumaya çalışınca gelip ağzımı kapatıyordu :) şimdi daha fazla ilgileniyor sanki.

Tipik erkek çocuğu özelliği olarak elektronik aletlere acayip meraklı sürekli açmaya kapamaya kurcalamaya çalışıyor evde neyse de bir yere gidince de yapıyor aynısını henüz bir şey kırmadı ama yakındır diye düşünüyorum. Akşamları biz yemek yerken sürekli mutfaktaki çekmeceleri açıp içindekileri döküyor, yatak odasında da aynı şeyi yapmayı çok seviyor aslında bana kalırsa gündüz bakıcısı ve annem ortalık dağılmasın diye çekmeceleri karıştırmasına izin vermiyor bense izin veriyorum o yüzden bizim yanımızda keşif duygusunu geliştiriyor çocuk.
Henüz anladığımız anlamda olmasa bile öpmeyi öğrendi dudağını öpeceği yere değdirip muu gibi bir ses çıkarıyor çok tatlı :) babasını çok sık dövüyor ama sonra da öpüyor, sarılıyor kendini affettiriyor. İlginçtir beni dövmeye çalışmıyor pek en fazla saçımı çekiyor bazen de memeyi ısırıyor ama özellikle gelip vurmuyor.
Saklambaç oynamaya çalışıyoruz sık sık , gerçi tam olarak konsepti kavrayamadı henüz saklanma kısmını çözdü gidip saklanıyor ama hemen çıkıyor saklandığı yerden öyle komik ki :) saklandım bitti hopp çıkıyor hemen komik minik adam. Gündüz annemle de saklambaç oynuyorlarmış en olmadık yere de saklansam gelip buluyor diyor annem :)
Çikolatayı çok seviyor normalde vermiyoruz ama nadiren küçük bir parça verirsek bayıla bayıla yiyor, yemekleri de pek seçmeden yiyor ama süt, yumurta ve beyaz peynir kesinlikle yemiyor ağzından çıkarıyor çok üzülüyorum bu duruma inşallah büyüdükçe bunları sever.
Birlikte oturup yemek yeme moduna geçemedik henüz gerçi akşamları sürekli gelip babasının kucağında oturuyor ve eliyle bir şeyler yemeye çalışıyor yada çatal bıçakla oynuyor ama oturup bizimle yemek yemiyor. Hafta sonları önce onun kahvaltısını ettirip sonra kendimiz yiyoruz. Banyo yapmayı daha küçükken daha çok seviyordu şimdi kafasını yıkatmak istemiyor kesinlikle. Götürdüğümüz oyun yerlerinde çok severek oynuyor , çok eğleniyor o eğlenince bende mutlu oluyorum. İşte böyle geçiyor günler ve minik adam büyüyor :)

2 yorum: