27 Şubat 2011 Pazar

Minik Fare parkta

Kış mevsimine zaten bayılmazdım Poyraz doğduğundan beri hiç sevmez oldum neden derseniz kışın çocuklar eve kapanıyor parka gidemiyor. Bir çocuk için ve çocuklu insanlar için parkların ne kadar önemli olduğunu da Poyraz'dan sonra keşfettim zaten. Havalar yağışlıyken parka falan gidemiyor tabii garibim oturuyor bütün gün evde bakıcısıyla. Ben şahsen evde oturmayı pek sevmediğimden çocuğu da kendim gibi düşünüp ayy yazık bütün gün evde sıkılmıştır moduna giriyorum. Oysa belki de çocuk memnundur hayatından bilmiyoruz ki :) konuşmaya başlasa da söylese keşke yapmak istediklerini o zaman böyle tahmin yürütmek zorunda kalmazdık, herşey daha kolay olurdu (mu acaba? belki de daha zor olacak bilmiyoruz ki )
Gerçi bu sene kış çok sert geçmedi ama genede hava soğukken hafta içi dışarı çıkmadı pek Poyraz. Haftasonları biz onu mümkün mertebe gezdirdik. Hava soğuk diye çocuğu dışarı çıkarmama muhabbeti bizden başka hangi ülkelerde var acaba çok merak ediyorum. Mesela Avrupada hava hep soğuk ama çocukları mutlaka dışarı çıkarıyorlar bizim doktor da hava soğuk bile olsa çocuğun oksijen alması gerektiğini söyleyip duruyor bize. Hava soğukken çocuk üşütmesin diye dışarı çıkarmıyoruz ama kapalı mekanlara götürüyoruz hopp ordan mikrop kapıyor sonuçta gene hastalanmış oluyor kısır bir döngü sanki. Geçen sene Poyraz daha birkaç aylıkken hayatım parkta geçiyordu Ocak ve Şubat aylarında hemen hemen hergün parka yürüyüşe gidiyordum şimdi düşünüyorum da ne kadar cesurmuşum hiç çocuk üşütür diye düşünmüyodum herhalde (demek ki annelik olayında aylar geçtikçe endişe olayı daha da artıyor) şimdi hep bir üşütmesin modundayız o zaman daha el kadar bebekti sarıp sarmalayıp koyuyodum arabasına hop parktaydım , tabii o mevsimde parkta sokak köpekleri, kuşlar ve birkaç kişi dışında kimse olmuyordu :)
Geçenlerde de babasıyla bizimkini alıp parka gittik 4 aydır ayrı kalmışım parktan, sevdiğim birşeye kavuşmuş gibi oldum çocuktan çok ben sevindim :) ha bu arada park eve çok yakın ama haftasonları hep başka programlar yapıp ilk göz ağrımız parkımızı ihmal etmiştik. Tabii geçen sene parkta gezmek çok kolaydı bizimki sürekli arabasındaydı şimdi tutabilene aşk olsun. Bir kere etrafta gördüğü her türlü scooter, bisiklet, top , oyuncak ne varsa oynamak istiyor. Çocuk milleti de pek acımasız "O tuna'nın amaaa in çabuk ondan" filan diyor 3-4 yaşında veletler, yavrum O seni anlamaz daha çok minik diyorum "sen indir o zaman" diye cevabı yapıştırıyorlar şimdiki zaman veletleri. Bizimkinin minik kafasına göre her türlü oyuncakla oynanabilir, bende "ama çocuğum o senin değil bırak çabuk onu çok ayıp cık cık cık" yapmayı pek seven bir anne değilim. Bütün çocukların oyuncaklarını paylaştığı ve hiçbirinin ağlamadığı bir dünya hayal ediyorum :))))
Bizimkini artık parkta zapt etmek oldukça zor, ordan oraya koşturup duruyor onun için iki kişi gitmekte fayda var. Bakıcıda giderse ananesiyle götürüyor yoksa tek başına baş edilmez çok hızlı koşuyor minik fare hemen elinden kaçıyor insanın. :) Şu Mart ayı da biran önce geçsin gene çıksın koşsun oynasın, hava alsın, enerjisini atsın minik farem.

3 yorum:

  1. Ayaz butun gun evde diye ben de cok uzuluyorum, enerjilerini bosaltamiyor minikler.. aslinda soguk filan dinlemeden cikarmali, ben evde olsam kesin cikarirdim ama simdi cikar diyemiyorum :)

    YanıtlaSil
  2. evet dışarı çıkınca sanki daha mutlu oluyor gibi geliyor banada yada ben mutlu olduğum için öyle zannediyor da olabilirim :) ama bütün gün evde olmak bence sıkıcıyken onun içinde sıkıcı olabilir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Yerim ben o minik fareyi, pozlara bakar mısınız yaa serseri :)

    YanıtlaSil