17 Haziran 2011 Cuma

Haftasonu Kaçamağı : Çoluk Çocuk Ağva...


Ağva’yı ailecek çok severiz 5-6 senedir her sene mutlaka geliriz. Eskiden günübirlik denize girmeye bile geliyorduk şimdi artık o kadar yolu günü birlik hayatta gidemem yaşlanıyoruz herhalde. 4-5 sene önce arabaya atlar bütün gün denize girer akşamına geri dönerdik J İlk geldiğimiz seneler merkezde Motel Tahir diye dandik bir yerde kalıyorduk daha sonra. Piccolo Mondo isminin anlamı gibi Küçük Dünyada kaldık , küçük sevimli ve çok güzel bir mekandı. Geçen sene doğumgünümde Grand Becassier – Büyük Çulluk Otelinde kaldık. Ağva’da yüzme havuzu olan nadir otellerinden biriydi ve çok güzeldi. Bu sene çekirdek aile olarak değil kalabalık bir grup olarak gitmeye karar vermiştik ve gene fırsat sitelerinden birinden İpek Koza Motel’de konaklama alıp 2 ay önceden yer ayırtmıştık tabii o zaman mayısın son hafta sonunun yağmurlu olacağını bilmiyorduk J Cumartesi sabahı arabalara atlayıp yola çıktık , Şile’den sonra dağ yolu çok virajlı ve yavaş gitmek gerekiyor bu yüzden yol yaklaşık 2 saat sürüyor. Otele varınca önce iskelede biraz dinlenip çayımızı içtik.
Biz iskelede otururken yağmur başladı J Çocuklar koşup oynamak istese de pek mümkün olmadı onları brandanın altında zapt etmeye çalıştık. Sonra odalarımıza yerleşip tekrar iskeleye döndük. Oğlumun uykusu gelmişti her tarafta hamaklar vardı, bende kuzumu hamakta sallayarak uyuttum.

Hava hala bozuk çalıyordu bizde etrafı gezemediğimiz için çocukları babalarına satıp kağıt oynadık J

Kızlar hiç öğle uykusuna yatmadı benimki uyanınca bunlar kendilerini oyuna verdi. Yağmur durmuştu ama çimler ıslaktı tabii çocuklar bunu hiç sallamayıp top oynadılar, çimlerde koştular.
Havanın kapalı olması bizi yıldırmadı gene de deniz bisikletine bindik J Ben önce biraz korktum çocuk düşerse falan diye ama baya sağlam, bir şey olmaz falan diye beni ikna ettiler. Gerçektende bir şey olmadı fakat bizim bisikletin tek pedalı çalışmadığından tek kişi 4 kişiyi itmek zorunda kaldık ki baya iyi spor oldu J

Deniz bisikleti maceramızdan sonra biraz daha bahçede takıldık. Şu tiplere bakar mısınız? Büyük insan gibi kurulmuşlar sandalyelere J
Akşamüzeri Ağva merkeze inmeye karar verdik. Normalde bu merkez dediğim yerde plaj var ve oradan denize giriliyor ayrıca birkaç balık lokantası var, marketler vs. var. Fakat bu sene bir meydan yapma faaliyetine başlamışlar ve her taraf inşaattı sahilde gezemedik bile bir yerde yemek yeyip marketten bol bol ıvır zıvır alıp otele geri döndük. Otel çok eskimiş ve yıpranmış işletmeci İlhan Bey para kazanmak için önce para harcaması gerektiğini bilmeyenlerden sanırım ki hiç yatırım yapmamış oteline. İskeledeki tahtalar kırık dökük ve hiç sağlam değil söyleyince bir ara yaptıracağız diyor yani kendi de farkında ama para harcamak istemiyor. Bu tahtalar hiç güvenli değil çocuklar koşarken takılıp düşüyor bu açıdan oteli beğenmedik. Odalarda standart diye bir şey yoktu birinde tv var birinde yok, birinde dolap bile yoktu J nasılsa 1 gece kalacağız diye dert etmedik. Otelin tek güzel yanı akşam yemeğiydi , yemekler ver ortam güzeldi.

Yemekten sonra gene iskeleye kurulduk benimki yorgunluktan arabasında uyudu fakat kızları uyutmak çok zor oldu. Yaratıcı anne-baba olarak iskeleye park yatak kurdular ve kızlara uyku tulumlarını giydirip orada uyuttular. Başka türlü dışarıda oturmak mümkün olmazdı zaten , odaya kapanmak zorunda kalacaktık.

Benimki arabasında uyudu ama huzursuzdu uyanıp durdu daha çok kucağımda durdu sonra mecburen odaya götürdüm zaten bir gece öncede ateşi vardı o gece de ateşlendi kuzum fitil verdik mecburen. İskelede oturup içme hayalleri suya düştü mecburen çocuğun başında bekledim bu sırada gaddar babası iskelede oturdu ama J Çocukları nasıl uyutsam diye düşünen zavallı anne ve ona yardım etmeye çalışan  ablam J
O gece kızlar çok huzursuz olmuş uyanıp ağlamış bizimkide deliksiz uyumadı bize de uyku haram oldu haliyle. Sabah kalktığımızda herkes halinden çok mutluydu J özellikle kızların babası biran önce gitmeye can atıyordu. Biz erkenden kahvaltıya indik, otelin kahvaltısı da fena değildi. Fakat hava gene yağmurluydu ve kapalı havalar için oturulacak kapalı bir yeri yok otelin en kötü yanı bu hep güzel havalar düşünülmüş ama yağmur olunca öyle kalıyorsun. Allahtan hazırlıklı gelmiştim yanımda envai çeşit oyunca, boya kitabı kalemi vs. vardı. Çocuklara kreş yaptık bir süre boyama işiyle uğraştılar.

Tabii bu aktiviteden bir süre sonra sıkılıp dışarı çıkmak istediler yerler ıslak da olsa çocuklar için farketmiyor oyun oynamak istiyorlar. Bir süre oynamalarına izin verdik mecburen ama yerler kaygan olduğundan koşarken düşme ihtimali olduğundan çok uzun süre oynatamadık.

Biraz daha iskelede takıldıktan sonra hava şartları başka bir şey yapmaya izin vermediğinden mecburen odalarımızı boşaltıp otelden ayrıldık. Seneye daha güzel bir havada Ağva’ya gelmeye karar vererek.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder