30 Eylül 2011 Cuma

Burunda Sanat Festivali - Moda

Geçen Cuma iş çıkışı evden Poyraz'ı kaptığımız gibi Moda'ya gittik. Daha önce festivalin detaylarını nette görmüş ve ilginç olabileceğini düşünmüştüm gerçekten öyleydi. Lotomotif Sanat diye bir girişimin düzenlediği sokak pikniği ve sanat festivali bir aradaydı. Gündüz Hacı Şükrü Sokağa (Rexx'ten bir önceki sokak) masalar koymuşlar ve mahalle olarak yemek yemişler eminim çok hoş olmuştur tabii biz gidene kadar yemek falan bitmişti. Fakat sokağın her köşesinde çeşitli sanatsal aktivitiler yapan gruplar vardı. Bir köşede resim yapanlar resimlerini sergiliyor, bir kaç yerde gruplar canlı müzik yapıyor, bir yerde ise bir grup aşağıdaki ilginç dansları yapıyordu. Bizim kuzu tabii ki dans edenlerle ilgilendi ve onları seyretti.

Daha sonra canlı müzik yapanları dinledik gerçekten ilginç müzikler yapan tipler vardı. Sokağı süslemişler balonlar asmışlardı fakat balonlar çok yüksekteydi ve bizimki balonlara taktı kafayı. Babası uzun boylu olduğundan onun balonları alabileceğini sandı ve neden almıyor diye sinir oldu. Neyse balon krizini atlattıktan sonra bir cafede oturduk bir yandan müzik dinleyip bir yandan birşeyler içelim dedik ama bizimki orada da rahat durmayıp yanağını masanın kenarına vurmak suretiyle morarttı. Dedim demek ki biz daha dışarı çıkalım birşeyler içelim bebemiz de yanımızda uslu uslu takılsın moduna gelmemişiz.(Sevgili böyle bir günün asla gelmeyeceğine inanıyor, benimse hala umudum var) Bizimki daha çok nereye saldırsam , nasıl yaramazlık yapsam modunda. Yavrum seni sanatın içine getiriyorum halen koşma derdindesin hayır nereye yetişicen durmadan koşuyosun :)))

29 Eylül 2011 Perşembe

Aktivite : Nesne isimlerini öğretme

Günlük hayatta kullandığımız şeylerin isimlerini öğretmek için güzel bir aktivite. Meyvelerin resimlerini bastım ve oyuncak meyveleriyle onları eşleştiriyor. Bazen aynı çalışmayı gerçek meyvelerlede yapıyoruz. Zaten bizimki meyve düşkünü olduğundan severek yapıyor bu çalışmayı. Aynı şeyi minyatür hayvanlar içinde yapacağım. Bir sürü hayvan figürü var onların resimlerini bastırıp hayvan isimlerini öğretebiliriz hatta hayvanlar nasıl ses çıkarır vs. diye uzatabiliriz bu çalışmaları. Ben önce resimlerle meyveleri karışık koydum onları eşleştirmesini istedim. Sonra meyveleri tek tek gösterip hangisi muz diyorum veya bana muzu verirmisin diyorum.

Bazen ben ona birşey sormadan anne bak amut amut diye gösteriyor, favori meyvesi armuttur zaten en çok onu gösteriyor. :)
Meyvelerden ikişer tane var bunları bir araya getirmesini söylüyorum. Hadi havuçları toplayalım kartının yanına koyalım. Yada bu armutun eşi /aynısı nerede onu da buraya koy bakalım diyorum. Tüm meyveleri bir araya getirmeyi seviyor sonra da dağıtıyor tabii ki :)

28 Eylül 2011 Çarşamba

Montessori Günlük Hayat Aktiviteleri

Montessorinin eğitim sisteminde çocuklara 2-2,5 yaşından itibaren günlük hayatta karşılacakları şeyler öğretilmeye başlanıyor. (Practical Life Activities) Maria Montessori'nin hayatını anlatan bir kitap okumuştum İtalya'da ilk kurduğu Çocuk Evinde (Casa di Bambini) öğrencilerin hepsi çevrede yaşayan fakir çocuklar , burunları akıyor fakat hiçbiri burnunu silmiyor Montessori aslında burun silmeyi bilmediklerini farkediyor ve hepsine mendille tek tek burunlarını nasıl silmeleri gerektiğini öğretiyor ve çocuklar çok mutlu oluyorlar. Bizim gibi nerdeyse 10 yaşındaki çocuğun bile yemeğini yediren anneler olan bir toplum için çok gerekli ,devamlı kendimiz sildiğimizden hakikaten çocuk burnun silmeyi öğrenmeden büyüyüp gidebilir.

2,5 –3 yaş çocuklar için günlük hayat uygulamaları : kapıyı açma-kapama, burun temizleme, halıyı topla-ser, tepsi taşıma , bulaşık makinesini boşaltırken yardım etme, mandalla çamaşır asma.


Çocuklar özellikle mutfak eşyalarına çok meraklı oluyor anne ile mutfakta vakit geçirirken tüm eşyaları kullanmak istiyor özellike bıçakla kesme gibi şeyleri yapmak istiyorlar. 3 yaşından sonra plastik bıçakla muz kestirmek iyi bir çalışma örneği. Ben yukarıdaki güzel seti alarak eline bıçak verme işinden şimdilik kurtuldum. Bizimki bu setle uzun süre oyalanıyor. Ekmek kesiyor, domates kesiyor, hamburger yapıyor, biber kesiyor sonra gelip bana zorla yedirmeye çalışıyor :)

27 Eylül 2011 Salı

Montessori Çalışması : Elle Transfer


Geçen sene Evde Montessori aktivititeleri seminerine katılmış ve notları burada paylaşmıştım.
http://poyrazligunler.blogspot.com/2010/12/evde-montessori-uygulamalar-seminer.html
Bu blogun en çok okunan yazılarından biridir ve Montessori ile ilgilenen anneler için çok güzel ipuçları içeriyor. Çalışmaları yaparken seminer notlarından bende sık sık faydalanıyorum dönüp tekrar tekrar okuyorum ve ona göre harekte ediyorum. Örneğin seminer notlarında demişim ki transfer çalışmaları önce elle başlamalı. Sonra maşayla devam etmeli , çocuk önce kuru gıdaları transfer etmeli ve alıştıkça suyla transfere geçilmeli. Bizdeki minyatür yumurtalar elle transfer içinde gayet uygun. Yumurtaları önce buz kalıbına elle yerleştiriyor. Bu çalışmanın ikinci aşamasında ise bir buz kalıbından diğerine yumurtaları tek tek transfer ediyor. El-göz koordinasyonu için gayet güzel bir çalışma.


Seminerden bazı notlar :

* Çocuğun ilk yapacağı şeyler elle yaptığı şeyler olmalı.

* Çocuğa çalışmaları gösterirken solunda oturmasına dikkat et böylece elinin içini ve elinle ne yaptığını görebilir.

* Çalışmaya başlamadan önce sor “Poyraz bugün seninle elle transfer çalışması yapmak istiyorum, sende ister misin?” evet diyebilir, hayır da diyebilir. Kararına saygı göster.

*Aktiviteyi yapmak istemiyorsa ona kızmadan ve bozulmadan materyalleri kaldır “hadi o zaman bunu başka zaman yaparız” de.

* Çocuğa sorduğunda eğer hayır derse bozulma ya başka bir şey öner yada “peki sen söyle bakalım ne yapalım?” diye sor.

* Eğer kabul ederse önce sen yap o seyretsin sonra onun çalışmayı istediği gibi yapmasına izin ver. Senin yaptığının aynısını yapmayabilir kendi tarzını yaratabilir yada bambaşka bir şey yapabilir önemli değil. Ona karışma ki kendi özgürce yapabilsin.

* Çocuğu “gel seninle bir oyun oynayalım” diye davet etme, oyun kelimesinin ucu çok açıktır çocuk oyunu kendi istediği gibi kurgulamak ve yönlendirmek isteyebilir. Onun yerine seninle .... çalışması yapmak istiyorum , ..... aktivitesi yapalım mı gibi sorular yönelt.

* Transfer çalışmaları her zaman soldan sağa yapılır. Çalışmaları gösterirken hiç konuşmuyoruz ki çocuk elimize konsantre olsun. Günlük hayatımızda çocuklara sürekli direktif veriyoruz bundan vazgeçmemiz lazım. Direktif vermektense kendin yap ve yaparken yavaş yavaş yap, bırak o seni seyretsin. Sonra o seni taklit etmek isteyecek zaten.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Montessori Transfer Çalışması

Transfer çalışmaları Montessori'nin en basit çalışmaları önce kaptan kaba kuru gıdalar, daha sonra maşayla nesneleri bir yerden bir yere transfer. Daha sonra suyla transfer , maşayı küçülterek cımbızla transfer şeklinde devam ediyor. İşin mantığında çocuğun el - göz koordinasyonu var. Genelde çalışmalar sağdan sola şeklinde gösterilerek yapılıyor. Çocuğa önce kendimiz yapıp bir kez gösteriyoruz ve sonra kendisinin yapmasını izliyoruz. Yalnızca izliyoruz müdahele etmiyoruz öyle yapma böyle yap demiyoruz mümkünse. Çocuk illa bizim gösterdiğimiz şekilde yapmayabilir onun kendi tarzı olabilir , saygı duyup bırakalım istediği gibi yapsın :)
Bu minyatür yumurtalar çok işe yarıyor transferler için , bunları buz kalıplarına dizip birinden birine de aktarıyoruz. Bu yumurtalar,altındaki kap ve buna özel minik maşasını set olarak almıştım fakat küçük maşa ile yumurtayı kavrayamıyor o yüzden illa büyütt büyütt maşa istiyor bizimki :)

Aslında evdeki pek çok değişik materyal ile transfer çalışması yaptırabiliriz, biraz yaratıcı olursak bir sürü alternatif oyun çıkar.

23 Eylül 2011 Cuma

Montessori Çalışması : Renk Sınıflandırma

ÇALIŞMANIN ADI:Düğmelerle renk sınıflandırma
MATERYAL LİSTESİ:

*Bölmeli ahşap tepsi (ben ahşap bulamadım bunu aldım.)
*Ortasında farklı renkte düğmeler (Boyutları aynı olmalı.Sadece renge odaklanabilmesi için), düğme yerine taşları kullandım.

ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:

*Düğmeler renklere göre ayrılarak farklı bölmelere konulur.
UYGULAMA YAŞI: 2+
(Daha basit ikili eşleştirme çalışmalarına daha erken dönemde başlanabilir)
Kaynak : http://montessoriegitimi.blogspot.com/

20 Eylül 2011 Salı

Montessori Çalışması : Bilyelerle Geri Düşürme

İnsanlar kış için salça yapar, turşu kurar, buzluğa sebze doldurur bense kış için Poyraz'a bir sürü aktiviteler içeren dosyalar hazırlıyorum :) Kış gelip de dışarı çıkamayacağı eve kapanacağı günler için dünyadaki pek çok Montessori blogundan aktiviteleri inceleyip onun yaşına uygun olanları seçiyorum, materyalleri topluyorum. Kışın gündüz bakıcısıyla akşamları bizimle oynayacak bol bol oyun birikti. Bir haftadır akşamları hava serin olmaya başladı parka çıkmayıp evde vakit geçirmeye başladık.
Yazacağım çalışmada kullanılan şekerliği arayıp bulamamıştım sevgili Nuran http://aktivitelerimiz.blogspot.com/ bize hediye gönderdi bu şekerlikten. Çok teşekkür ediyoruz tekrar. Bizde akşam kurulduk masaya yaptık çalışmamızı.

ÇALIŞMANIN ADI: Bilyelerle geri düşürme


MATERYAL LİSTESİ:
*Kenarları yuvarlak delikli şekerlik (paşabahçeden alınmış:))
*Delik sayısınca (20 civarı)bilye

ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:

*Bilyeler tek tek elle deliklere konur.
*Tüm bilyeler yerleştirildikten sonra işaret parmağı ile içine düşürülür


UYGULAMA YAŞI: 2-2,5

İLGİ MERKEZİ: Çıkan ses
ÇALIŞMANIN AMACI: İnce motor kas gelişimi, el-göz koordinasyonu
Kaynak : http://montessoriegitimi.blogspot.com/

15 Eylül 2011 Perşembe

İyi ki Doğdun Blogum :)

2 sene önce bugün şu yazıyla merhaba demiştim blog dünyasına.
http://poyrazligunler.blogspot.com/2009/09/geri-saym-baslad.html
Oğlumun dünyaya gelmesine 17 gün kala yazmaya başlamışım bu günlüğü , 2 sene içinde tam 276 yazı ve yüzlerce fotoğraf yayınlamışım. Blogum sayesinde bir sürü güzel anneyle tanıştım kimiyle sanal hayatta kimiyle gerçek hayatta arkadaş oldum , bebeklerimizin dertlerini, sorunlarını ve mutluluklarını paylaşır olduk.
Başlarken oğluma hatıra olsun büyüyünce okusun ve nasıl bir bebekmiş görsün diye yola çıktım bugün iyiki başlamışım diyorum. İnsanoğlu güzel şeyleri çok çabuk unutuyor söz uçuyor yazı kalıyor oğlumun ilk gülüşleri, ilk kelimeleri, bütün ilkleri burada kayıtlı. Fiziken yanımızda olamayan dost ve akrabalarımız blog sayesinde büyümesine an be an tanık olabiliyorlar.
Ne mutlu bana ki annelere faydalı yazılar yazmışım bugüne kadar tanımadığım onlarca anneden teşekkür mailleri aldım. Bugün bakıyorum blogun 100den fazla takipçisi var ne güzel , sanki Poyraz'ı hep birlikte büyütüyormuş hissine kapılıyorum gördükçe, iyi ki varsınız :)

14 Eylül 2011 Çarşamba

Festival gibisin katılmak istiyorum...

Temmuz ayında bir sürü açık hava festivali oluyor biletli olanlara bebekle içeri almadıklarından bizde halka açık olanlara katıldık. Poyraz geçen seneden alışık benimle çok konsere gelmiştir bu senede öyle olacak sandım ve oldu da aslında sadece bir gece Ferhat Göçer konserinde uyandı ve bir daha uyumayıp konseri dinledi bizimle J İşte bu yaz katıldığımız festivallerden kareler...
22.Temmuz.2011 – Şevval Sam Konseri

23.Temmuz.2011 -  Nilüfer Konseri

24.Temmuz.2011 – Ferhat Göçer Konseri

Konser sırasında uyanan oğlumla gece 2de tost yiyoruz bu esnada konser Silivri’de ve ertesi sabah iş var J

İstanbul’a ayak basar basmaz bu sefer açık hava tiyatro festivalindeki oyunlara gitmeye başlıyoruz.
25.Temmuz.2011 – Tiyatrokare- Büyük İkramiye

Oyun klasik olarak fakir bir aileye ikramiye çıkıp zengin olmalarını ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Armağan Çağlayan oyunda kendini oynuyor fakat ben oyunculuğunu hiç beğenmedim kalas gibiydi biraz pek mimik yoktu adamda. Oyun genel olarak güzeldi.


26.Temmuz.2011 – İstanbul Meydan Sahnesi – Her Yöne 90 dk.

Oyunu hiç beğenmedim bu kadar bayat esprileri o kadar uzun uzun anlatıp bir yandan da mesaj vermeye çalışmışlar ki o derece sıkıcı olmuş yani. Baydım resmen ve daha ilk yarının ortasında sevgiliden Poyraz ateşlendi diye mesaj geldi oyunculara ayıp olmasın bari arada çıkayım dedim yok uzattıkça uzatıyorlar aynı esprileri sonunda ilk yarı bitmeden çıktım.

30.Temmuz.2011 – TARKAN Konseri – Fanta Gençlik Festivali


Evet anne baba olduk ama hala genciz yani dimi :)  Sevgiliyi zorla ikna edip konsere gittik. Manga sahnedeyken biz dışarıda Santral İstanbul’un geniş bahçesinde takıldık sonra uzun uğraşlarla kuzuyu uyuttum yavrum tam da Tarkan ilk parçasını söylerken uyudu sağolsun. Hemen konser alanına girdim ablamlar, kuzenlerim, arkadaşım çok eğlendik ve Tarkan’a bir kez daha hayran olduk.








13 Eylül 2011 Salı

Geri döndük..

1 ay kadar önce özel nedenlerle blogu genel erişime kapatmıştım , kapattıktan sonra içimden pek yazmak da gelmedi. Yaz tatili vs. derken rehavete kapıldım desem yeridir. Tatil bitti, bayram bitti derken geri döndük. Bu sırada taşınma zorunluluğumuz doğdu, ev sahiplerimiz Amerikadan döndüğü için ev aramamız ve taşınmamız gerekiyor. Evimizi ve parkımızı seviyorduk biraz canımız sıkıldı bunun dışında birkaç tatsız olay daha yaşandı benim de yazma hevesim yoktu pek. Neyse geçmiş geçmiştir diyoruz ve önümüzdeki maçlara bakıyoruz yeni yazılarda görüşmek üzere :)