26 Ekim 2011 Çarşamba

Van'daki Çocuklar ...

Türkiye henüz 24 şehidine ağlarken 23.Ekim'de Van'da meydana gelen deprem ülkemizi tekrar üzüntüye boğdu. Herkes ümitle enkaz altından insanların kurtarılmasını bekledi, hala bekliyor. 72 saate kadar ümit var deniyor. Ümit olmadan yaşanmıyor maalesef. Dün pek çok resme baktım ve çoook üzüldüm çünkü maalesef "deprem değil bina öldürür" lafının doğru olduğunu gördüm. Etrafındaki tüm binalar sağlam dururken ortada yıkılan bir bina ve başında ümitle kurtarma çalışmalarını izleyen, endişeyle bekleyen insan resimleri gördüm. Bu binaları yapan insanları vicdanlarıyla baş başa bırakmak yeterince büyük bir cezadır diye düşünüyorum. 500e yakın insanımız hayatını kaybetti, ki bu sadece görünen tablo daha enkaz kaldırma çalışmaları devam edecek ve bu sayı maalesef ki artacaktır. Ayrıca birçok köye henüz ulaşılmadığından gerçek tablo hakkında net bir bilgimiz şu anda yok. Bu üzüntü üzerine herkes kolları sıvayıp yardıma koştu, Türkiye gerçekten tek yürek oldu herkes depremzelere yardım etmeye çalışıyor. Tüm belediyeler yardımları topladı, bende Kadıköy belediyesine gönderdim ve dün 10 Tır yola çıktı bile. Şişli belediyesi, Ataşehir Belediyesinin çalışmalarını okudum. Bunun yanısıra sosyal medyadan birçok firmayı mail bombardımanına tuttk ve firmaları yardım için harekete geçirdik. Maillerimize duyarsız kalmayan firmalar İkea, Yataş, Avent, Muya, LCW, Ülker, P&G, Coca Cola, Markafoni, İpek Kağıt, Zorlu Holding, Unnado, Trendyol, Borusan Lojistik, Pfizer İlaçları, Minimoy, Lera Fresca, Dr.BackUp, Med Yapım, Umutsuz Ev Kadınları Dizi ekibi, Yeşim Tekstil, Saka Su, Damla Su, Uno, Lacoste, Bebelac, Joker, İnci ayakkabı, bunlar benim sosyal medyada gözüme çarpanlar duyarsız kalmadıkları için hepsine teşekkür etmek lazım. Daha göremediğim birçok firma olduğundan da eminim.

Şimdi artık ilk deprem geçti artçılar devam ediyor ve hayatda bir yandan devam ediyor. Kızılay 25 bin çadır kurduğunu söylüyor öte yandan köylere henüz hiç yardım gelmedi çadır gelmedi diyenler var. Bölgede bir kargaşa hakim tırlar dolusu yardım gidiyor gitmesine ama orada bunları tasnif edecek ve düzgün bir şekilde dağıtacak kadar insan var mı bilmiyoruz. Havalar soğuyor umarım biran önce çadır kentler kurulur ve ısınırlar.
Depremden 46 saat sonra kurtarılan 14 günlük Azra bebek herkese umut oldu. Keşke umutlar hiç sönmese enkaz altındaki herkes kurtarılsa. Allaha şükürler olsun ki Azra'nın anneside kurtuldu 2 gün boyunca bebeğini emzirmiş hayatta kalması için, okudukça gözlerim doluyor.

Artık herkes elini taşın altına koyacak ve Van'daki kardeşlerimize yardım edeceğiz. 99 depremini yaşayanlar ilk günler çok miktarda yardım geliyor sonra unutuyor insanlar demiş doğrudur insan oğlu herşeyi çabucak unutur o nedenle ilk günler çok miktarda yardım yapalım ki kendilerini toparlayana kadar yetsin onlara. Dün Fi Yapı 500 kalıcı konut yapacağını açıkladı mesela, tebrik edelim.

Bugün herkes Nişantaşında yemek yesin örneğin, restoranların geliri (tüm ciro) Van'a gidecekmiş. Belediyelerde gelen yardımları tasnif etmek için gönüllüler aranıyor üniversite öğrencileri, yada bebeğini annesine/yakınına bırakabilecek anneler gidip yardım edelim, elimizi taşın altına koyalım. Zaman birlik olma ve birbirimize destek olma zamanı, haydi hep birlikte...

4 yorum:

  1. Ders, ders, ders. Sanki bizim hayatımızda hiç olmayacakmış gibi düşünceler. Bizde şirketimiz olarak koliler hazırlamaktayız. Ayrıca oyuncakmüzesinin de çocuklar için oyuncak koli yardımları bulunmakta.
    Asıl acılar tazeyken, tekrar ve tekrar olası İstanbul depremine hazırlık yapmak lazım. Çok ama çok daha büyük acılar yaşanabilir; kötü bir tablo olsa da olabilecek bir durum.
    Avcılar 'da aynı binalarda halen oturuluyor. Halen devam eden yapı ruhsat yanlışlıkları var. Halen ...
    Çok üzgünüm yaşananlardan dolayı; hepimiz aslında suçluyuz. Bir de paylaşım sitelerindeki lanetli kentler laflarını duyunca daha da üzülüyorum.
    Yazacak çok şey var ama yardımlarımız ile birlikte olası afet durumlarına da kentimizi hazırlamak adına neler yapabiliriz?
    Geleceğimizi doğanın ellerine bırakmayalım.

    YanıtlaSil
  2. Azra'nın annesi sütüm ilk günden sonra kesildi, Azra'nın da ateşi çıkmaya başladı, acıktığı için ağlıyordu, tükürüğümle beslemeye başladım demiş. Söyleyecek söz bulamıyorum, Allah hiç bir anneye yaşatmasın.

    YanıtlaSil
  3. aynı acıları çok değil 12 sene önce misliyle yaşadık.. ne değişti hiç birşey.. acı hep aynı içimizde.. söylenenlerde.. bu yıkımlar olmadan önlem almak lazım.. onca insan yokolduktan, evsiz kaldıktan sonra değil..

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar güzel ve doğru yazmışsınız, yorumlarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil