30 Kasım 2011 Çarşamba

Şeker bir Oyun :)

Poyraz'a bir iki aydır renkleri öğretmeye çalışıyorum bilmiyorum bunun için henüz erken mi ama deniyorum. Bizimki devamlı her renge mavi diyor, ne sorsam mutlaka mavi diyor. Bazen sonrasında doğruyu söylese bile önce mavi diyor, tamam benim en sevdiğim renk mavidir ama çocuktaki bu mavi takıntısı nedir çözemedim. Belkide bunun bir açıklaması vardı bilmiyorum çünkü geçenlerde başka bir blogda da gördüm Alminada her renge önce mavi diyormuş belki çocuklarda böyle birşey vardır bilemiyorum. Neyse bende buna mavi olmayan renkleri öğretmek için ödüllü bir oyun uydurdum. Zaten şeker hastası olduğundan ödül de şekerleri yemesi olacaktı.

Oyun resimde görüldüğü gibi basit , önce legoları renklerine göre ayırıyoruz, sonra bir kasede şekerleri verdim ve elime bir şeker alıp onun rengini söyledim sonrada hadi bunu sarı legonun önüne koy dedim önce bir tur böyle yaptık sonra da şekerlere bu ne renk diye sormaya başladım. Gerçi gene bazen mavi diye cevap verdi :) ama genede bildikleri oldu. Sonunda da şekerlerin bir kısmını yedi tabii ki :) Çocuğuna şeker yedirmeyen annelere göre değil belki ama diğer annelere tavsiye ederim eğlenceli bir oyun oldu.

29 Kasım 2011 Salı

Poyraz İLK DEFA Sinemaya Gitti :)


Poyraz'ı 3-4 defa tiyatroya götürdüm ama daha önce hiç sinemaya gitmemiştik. Evde TV izletmiyoruz istesek de oturup seyretmiyor çok yeni Youtubedan arada sırada çizgi film izletmeye başladık ama TV karşısında oturup birşey seyretme alışkanlığı yok o nedenle sinemada durmaz, seyretmez diye düşünüyordum.
http://www.kultursanat.org/ adresininden her ay Kültür Sanat Bültenlerine bakarım , İstanbul Belediyesinin Kültür A.Ş.şirketinin çok güzel etkinlikleri oluyor. Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezinde devamlı çocuk filmleri var biletleri çocuk 2 tl, yetişkin 4 tl :)
19.Kasım'da bizim cüceyi arkadaşları Melis ve Defneyi aldık gittik sinemaya. Biletlerimizi aldık salona girdik en ön sıraya oturttuk bunları, içimizden de diyoruz ki durmazlarsa çıkarız. Bu arada ikizlerin minik kardeşi henüz 2 aylık Deniz bebekde annesinin kucağında sinemaya geldi bizimle :) o ağlarsa da çıkacağız yani durumumuz çok komik. Film başladı bizimkiler pür dikkat izliyor, fakat filmde öyle güzeldi ki anlatamam biz büyükler bile bayıldık yani. Bizimkiler maşallah diyim tam 45 dk. izlediler filmi ki bu yaş için süper bir süre bence. Sonra bizimki gidelim diye tutturmaya başladı, Defne babasının kucağında uyuyakaldı :), Melis çişim geldi demeye başladı yani tek uslu duran 2 aylık Denizde sesi bile çıkmadı çocuğun :)
Film çok ama çok güzeldi bence Kırmızı Başlıklı Kızı öyle güzel çizmişlerki bayıldım ve filmin konusu bildiğimiz klasik masaldan esinlenme değil çok başka bir konusu var gitmeyenlere tavsiye ederim çok güzeldi.
4 bebekle ilk sinema maceramızı yaşamış olduk ve bundan sonra tekrar götürmeye niyetliyiz.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Güle güle Gamze Abla...

Poyraz 13 aylıkken Kasım 2010da işe geri döndüm ve Poyraz'ı Gamze Ablasına emanet ettim ondan önce gelen ve kısa sürede yollarımızı ayırdığımız bakıcımızı saymazsak ilk bakıcımızdı ve biz onu o da Poyrazı çok seviyordu. Poyraz'a 1 sene boyunca kendi çocuğu gibi baktı çok sevecen ve güleryüzlü bir ablaydı. 16.Kasım günü ben ofise henüz varmışken ağlayarak telefon açıp ertesi günden sonra işe gelemeyeceğini (eşiyle olan sorunlarından dolayı) söyledi , ben çok üzüldüm ama gitmek isteyen için yapacak birşey yoktu. Hem Gamze'nin zor durumda oluşuna hem birden bire bakıcısız kalışımıza çok üzüldüm ama üzülmek çare olmuyor maalesef Gamze gitti. 1 sene boyunca yavrumuza çoook güzel baktı, onunla oyunlar oynadı ve en önemlisi onu candan sevdi kendisine teşekkür ediyoruz, umarım bundan sonraki hayatında sorunlarını çözer ve kendi kızı Cansu ile mutlu olur.

Poyrazcığım olurda bir gün bu blogu okursan görmen için resminizi çektim 1 yaşından 2 yaşına kadar sana yukarıdaki Gamze Ablan baktı bebeğim :)

24 Kasım 2011 Perşembe

Poyraz'ın Kitaplığı- 1 Çevir Bul Serisi


Bu fikrisi Sevgili Deniz'in blogunda ne zamandır görüyordum fakat bir türlü Poyraz'ın kitaplarını çekmeye fırsatım olmamıştı. Poyraz'a kendi kütüphanemden bir raf ayırmıştım ve bu zamanla büyüdü şimdi 2 rafı var giderek de benim taraflara yayılmaya devam ediyor. Yaşına uygun bulduğum güzel kitapları alıyorum, bundan 7-8 ay önce benim bu kitap okuma çabalarım hep boşa çıkıyordu devamlı kitapları kapatıp, ağzımı bile eliyle kapatmaya çalışıyordu :) fakat zamanla bu çabalar meyvesini verdi ve artık kendiliğinden pitap otumak :) isteyen bir oğlumuz oldu. Akşam biz işten gelince hadi pitap otu diyor gidip kendi rafından istediği kitabı seçip getiriyor kucağımıza oturuyor ve okutuyor. Okumak derken henüz uzun uzun dinlemiyor tabii ki resimleri anlatıyoruz, resimlerde neler olduğunu anlatıyoruz uzun süre sıkılmadan dinliyor. Geçen sene üşenmeyip Poyraz'la Tüyapa gitmiş ve ona bir sürü kitap almıştım, bu senede denk geldiğim yerlerde yeni kitaplar alıyorum. Bayramda Ümraniyede kurulmuş olan Kitap Çadırından çok güzel bir seri buldum. Hobi Yayınevinin Çevir Bul Serisi, kitapların yanlarındaki parçaları tutup yukarı çeviriyorsun ve sayfadaki sorunun cevabı çıkıyor, bu iş Poyrazın çok hoşuna gitti.

Ben bu bahsettiğim çadırda serinin 2 kitabını almıştım , tesadüfen Carrefourda da başka bir kitabını bulup aldım şimdi seriden 3 kitabımız var ve bunların hepsini ezberledi bile bizimki o yüzden diğerlerinide alayım bari dedim. Yayınevinin kendi sitesinde http://www.hobiyayinevi.com/fiyat.htm
serinin 10 kitabı görünüyor ve fiyatı 12 TL ben kitapların tanesini 3 TLye aldım :) gene carrefourlarda ve diğer marketlerde arayacağım bulursam seriyi tamamlarım 2 yaş grubuna hitap eden çok hoş kitaplar bence. Hatta daha küçüklerin bile ilgisini çeker yandan cevapların açılıyor oluşu. Kütüphanemizin son üyeleri olmasına rağmen ilk onları tanıtarak başladım çünkü Poyraz çok sevdi, sırayla diğer kitaplarıda tanıtacağım.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Nurturia Oyun Grubumuz

Bayramın 3.günü www.nurturia.com.tr den tanıştığımız güzel anneler ve bebeleriyle Forum İstanbul'da buluştuk. Forum zaten başlı başına büyük bir AVM ve içinde Sihirli Eller gibi kocaman bir çocuk oyun alanı var, gerçekten çok büyük ve herşey düşünülmüş bir mekan tek sorunu aşırı soğuk olması. AVM.ler nedense hep aşırı sıcak olur ama burası çok soğuktu ve ayakkabılarını çıkaran bebeler biraz üşüdü ama genede çok eğlendiler. Aslında ilk hedefimiz bebeleri buraya bırakıp kendimiz kahve içmekti ama umduğumuz gibi olmadı başta benim sıpa olmak üzere çocuklar annesiz durmaya pek yanaşmadı bizde çareyi yanlarında dikilerek kahve içmekte bulduk :)

Sihirli Ellerde her yere ayrı bir köşe yapılmış çocuklar için, oyun hamuru masası , kes yapıştır masası, mutfak, resim yapmaları için ayrı bir köşe, kum havuzlu oyun yeri vs. oldukça geniş bir mekan. Bizim grupta tesadüf çocukların çoğu erkek ama nedense mutfakta baya bir takıldılar :)

Yağız grubun en miniklerinden (Sanırım Merve daha küçük ama emin olamadım :) fiti fiti emekliyor her tarafta, abisi Oğuz şehir dışında olduğundan gelemedi bir dahakine onu da bekliyoruz. Yağız çoook tatlı bir bebek, güleryüzlü.

İçinde kum olan bir havuz oyun yeri yapmışlar ne kadar itiraz etsek de ikna edemedik ve Poyraz ve Onur soluğu kum havuzunda aldılar.
Mekan dediğim gibi çok geniş bir sürü çocuk aynı anda rahatlıkla oynayabilir. Bu tip yerlerde genelde 3 yaş altını annesiz almıyorlar burası 1,5 yaştan itibaren annesiz alıyormuş, tabii çocuk durursa :) Oyun yerinin saat ücreti 15 TL ben mekanı çok beğendim , ısınma sorununu çözerlerse tekrar gitmeyi düşünürüm :) Bu buluşmada Lütfiye ve Esra ile tanıştığıma memnun oldum, Dilek, Emine, Aslı ve Ranayı zaten tanıyordum onları da tekrar gördüğüme sevindim.

Sihirli ellerden sonra Fun Lab'e gittik fakat bayram olduğundan aşırı kalabalık ve çoook gürültülüydü çocukları bir iki kere trene bindirip oradan koşarak uzaklaştık, ufaklıkların karınlarınıda doyurduktan sonra benimkinin gözünden uyku akmaya başladığı için tekrar görüşmek üzere ayrıldık.




21 Kasım 2011 Pazartesi

3.Tiyatro Maceramız

Geçen sene Poyraz'ı iki kere tiyatroya götürmüştüm (şurada ve burada görebilirsiniz) fakat o zaman çok küçüktü ve pek birşey anlamamıştı. Bu senede denemelere başlayayım dedim, kararlıyım bu çocuğa tiyatroyu sevdireceğim :)  Gazeteyi açınca bir sürü çocuk oyunu var ne güzel, ayrıca belediyelerin de bu konuda çok güzel çalışmaları var, ağaç yaşken eğilir derler hakikaten en azından İstanbul'daki çocuklar için pek çok fırsat ve imkan var. Ayrıca belediyelerin düzenlediği etkinlikler ücretsiz illa para harcamak da gerekmiyor sadece yerinizden kalkıp evden çıkmanız yeterli :) Üsküdar Belediyesini bu konuda çok beğeniyorum kültür merkezlerindeki her türlü etkinlik ücretsiz. Her ay kültür sanat rehberlerini mutlaka inceliyorum. Geçen ay ilk defa Poyraz'ı bir oyuna götürdüm ve şaşırtıcı şekilde tüm oyunu baştan sona uslu uslu izledi benim kuzum.
Aslında oyun tam olarak bir tiyatro oyunu değildi. Maskot Bando ve Palyaço Show diye bir çocuk eğlencesiydi. Hayvan kılığına girmiş oyuncular birşeyler çalar gibi yaparken pamuk prenses kılığında bir kızda playback yapıyordu ve bence saçma bir şekilde çocuk şarkısı değil pop şarkıları söylediler ama genede çocukların hoşuna gitti demek ki seyirci bunu istiyormuş :)
Daha sonrasında da Palyaço çıkıp gösteri yaptı onu da sevdi bizimkiler. Bizimki önce salona girmek istemedi gidelim diye tutturdu o yüzden kesin arıza çıkaracak diye bekliyordum ama son 5 dk.kalana kadar ilgiyle izledi, yavaş yavaş yeni oyunlarla şansımızı denemeye devam edeceğim. Bu da arkadaşı Onur'la tiyatro çıkışı pozu :)

Üsküdar Belediyesinin bu ayda çok güzel çocuk oyunları ve filmleri gene ücretsiz olarak kültür merkezlerinde. Biz gene gideceğiz yeni oyunlara, sizde bir göz atın derim.
http://www.uskudar.bel.tr/tr-TR/Documents/Kültür%20Sanat%20Program/kasimkulturbrosurprova.pdf

15 Kasım 2011 Salı

Montessori Transfer Çalışmaları


Klasik Montessori transfer çalışmalarını ara ara yapmaya devam ediyoruz. Her seferinde daha fazla vakit geçiriyor, bugüne kadar yapmak istemediği itiraz ettiği henüz olmadı her seferinde severek oynuyor. Klasik transfer çalışmaları genelde bakliyatlarla yapılıyor, misketler, küçük yuvarlak başka nesnelerde olabilir ama çok fazla sayıda olduğundan ben kurufasülye, nohut, mercimek tercih ediyorum.
Huniden şişeye geçirmek aslında biraz zor belki bir 6 ay sonra daha rahat yapabilir ama ben denemek istedim ve becerdi, hoşuna da gitti. Su şişeleri uzun olduğundan masanın üzerinde yapamıyor, kucağına alıp yapmayı kendi akıl etti küçük adam.

Bu da tamamen benim uydurmam olan bir Montessori aktivitesi :) resimde görüldüğü gibi yumurta kabının üzerlerini deliyoruz ve uzun makarnaları deliklerden transfer ediyoruz. Basit ve eğlenceli bir çalışma, kutunun içini doldurana kadar uğraştı bizimki, bitince de kutuyu açıp boşalttık ve tekrar yaptı.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Sonbahar Teması...

http://www.nurturia.com.tr/ daki Her Güne Bir Aktivite grubunun ilk teması Sonbahar seçilmişti biz taşınma telaşından çok fazla aktivite yapamadık. En azından Almina'nın annesi Deniz kadar başarılı olamadık :)
http://alminabeyaz.blogspot.com/2011/10/sanat-ve-muzik-aktiviteleri-sonbahar.html
bu linkte gördüğüm elma baskısını yapmaya karar verdik ama sadece benim karar vermem yetmiyor tabii benim Almina kadar uslu bir kızım değil Poyraz gibi yaramaz bir oğlum var :) onun için aktivite aynen yukarıdaki linkteki gibi başlasada :=)

Vee bir süre başarı ile devam etsede...

Hatta alt resimdeki masum surata bakan aktivitenin başarı ile sonuçlandığını bile sanabilir :)


Amaaa hiç de öyle olmadı benim kuzu elmaları kağıt yerine benim üstüm başım kendi üstü başı, koltuklar dahil olmak üzere her tarafa bastırmaya çalıştı sonra boyalı parmaklarıyla her tarafı batırdı bu esnada resim çekemedik haliyle o yüzden evin son halinin kanıtı yok elimde ama baya dağınıktı öyle diyim :) yok ya benim oğlum sanatsal bir çocuk değil onu anladım adamın işi gücü dağıtmak şöyle uslu uslu oturalım aktibite :) yapalım anne demek yok herifte napalım bizimkide böyle bir çocuk :)))

3 Kasım 2011 Perşembe

Taşındık..


29.Ekim'de taşındık ve evet taşınırken yanımıza bu kolideki minik adamı da aldık tabii ki :) Eski evde 3 yıl oturmuştuk sadece ama gene de son gece hüzünlendim çünkü Poyraz o evde doğmuştu ve seviyorduk evimizi , büyüktü ve gayet güzel koşturabiliyordu minik adam. Evin içinde akülü araba bile kullanıyordu öyle diyim :) Ev sahipleri biz taşınırken Amerikaya gitmişti ve geri döndüler bizede başka bir evin yolları göründü. 2 ay her haftasonumuz ev aramakla geçtikten sonra tamamen şans eseri yan sokakta bir ev bulduk hem yan sokak hem annemlerin yan apartmanı üstelikde de sahibinden yani yemede yanında yat :)

Taşınmanın toplanma kısmı bile ne kadar uzun sürüyormuş yahu, aslında bu eve taşınırken daha kolaydı ama şimdi hayatımızda kendisi henüz 2 yaşında olmasına rağmen neredeyse 2+1 bir eve sığacak kadar eşyası olan bir bebe mevcut. Bu bebenin ıvır zıvırı topla topla bitmedi kardeşim. Gideceğimiz ev eskisinden biraz daha küçük olacağından bir sürü şeyi attık, beyefendinin 0-1 yaş ihtiyaçlarını paketleyip apartmanın ardiyesine kaldırdık. Geri kalan herşeyi kolileyip Cumartesi sabahı yeni evimize doğru yola çıktık. Kolileme işlemleri Poyraz'ın çok hoşuna gitti, kolilerle oynadı durdu.

Eski evimiz bize oğlumuzu vermişti , yeni evimizinde bize en az onun kadar güzel bir hediye vermesini diliyorum , mesela minik bir kız neden olmasın :)))) tabii hemen değil canım bir kaç sene sonra :))

2 Kasım 2011 Çarşamba

Cumhuriyet Yürüyüşü


Bu yıl fırsatçı hükümetimiz Van Depremi nedeniyle Cumhuriyet bayramı kutlamalarını iptal etti. Evet Türkiye 24 şehit verdi ardından Van'da deprem oldu ve 601 kardeşimiz hayatını kaybetti fakat bunların hiçbiri Cumhuriyeti kutlamamıza engel olmamalıydı bence. Kaldı ki şarkılı türkülü kutlayıp göbek atmayacaktık elbette ama Cumhuriyeti kurmak için şehit olanları tabii ki anmalıydık nitekim tüm okullara Acildir diye gönderilen yazılarla çocukların bile kutlamalarına engel olunmasına rağmen Kadıköy Belediyesi hayır dedi her yıl olduğu gibi bu senede Bağdat Caddesinde Cumhuriyet Yürüyüşümüzü yapacağız, herşeye rağmen, tüm iptal edilecek uyarılarına rağmen İNADINA Cumhuriyeti kutladık.

Birçok medya kuruluşunda sanki bu yürüyüş de iptalmiş gibi lanse edilmesine rağmen çoşkulu bir kalabalık vardı. Bu yıl her zamankinden daha hüzünlüydü yürüyüş, bol bol hüzünlü türküler çalındı ve hep birlikte gözyaşı döktük. Çukurca'da şehit olan askerlerin resimlerinden posterler yaptırmıştı belediye ve her birinin isimleri okundu kürsüden hep birlikte burdaa dedik ve daha çok ağladık hepsi için.

Her yıl olduğu gibi defalarca onuncu yıl marşını söyledik, Selami Öztürk her sene olduğu gibi andımızı okuttu hepimize, tek yürek ve hep birlikte saygı duruşunda bulunup İstiklal marşımızı söyledik. Havai fişek patlamadı, konser olmadı, sadece Cumhuriyete sahip oluşumuzun kıymetini bildiğimizi gösteren bir yürüyüş oldu. Kadıköylü olmaktan bir kez daha gurur duydum. İyi ki varsın Cumhuriyet, seni yaşatmak için elimizden geleni yapmalı ve çocuklarımıza önemini anlatmalıyız.

1 Kasım 2011 Salı

Hoşgeldin Deniz bebek...


Sevgili Özlem ve İlker'in tatlı oğulları Deniz 27.09'da dünyaya geldi, hoşgeldi. Deniz çok şanslı iki tane ablası var 2,5 yaşında dünya tatlısı ikizler Defne ve Melis. Zaten Deniz'de aynı ablası Defne'ye benziyor. Birde abisi var Poyraz :) Bu üçünün çete olup çocuğa neler çektireceklerini çok merak ediyorum doğrusu. Şimdiden bebeği sevmek için yarışıyorlar. :)


Deniz bebek dünyaya geldikten 1 hafta sonra henüz daha mini mini minicikken bize geldi. İlk gezisi bizim eve olduğundan adetleri yerine getirdik :) önce saçına biraz un sürük ki upuzuun bir ömrü olsun saçları beyazlayana kadar yaşasın diye. Sonra içinde yumurta, bozuk para ve şeker olan bir kese verdim bebeğe. O kadar minik ki devamlı emmek istiyor :)

Poyraz bebeği görünce hemen sevmeye yeltendi, annesi anlattı bebeği yüzünden kafasından sevmek yok. Tulumun üzerindeki dinazordan seveceksiniz :) bizimki biraz ikna olur gibi oldu ama genede devamlı şansını denedi bebeği baya bir kollamak lazım bunlardan. Ben çocukları oyalama görevini üstlenerek bunları biraz oynattım biraz kendi kendilerine oynadılar da anca bebeği kurtardık ellerinden :)


Dünyaya hoşgeldin Deniz, tüm ailenle birlikte mutlu , sağlıklı ve upuzunnn bir ömrün olsun. Allah annen ve babana sabır versin ki 3 çocuğu birden büyütebilsinler :)