26 Aralık 2012 Çarşamba

Mini Kitap Kulübü

Poyraz 3 yaşına girdiğinden beri çocuk edebiyatına acayip merak sardık ailecek. Durmadan yeni kitaplar alıp okuyoruz, yatmadan önce mutlaka birkaç kitap okuyoruz onun dışnda boş vakitlerimizde en sevdiği şeylerden birisi babasının veya benim ona kitap okumam. Kasım ayında Tüyap'tan sonrasında idefix sanal fuardan çok sayıda kitap alıp güzel bir kütüphane oluşturdum Poyraz'a. Fuar dönüşü evde kitaplara bakarken bunları arkadaşlarıyla paylaşmamız gerek diye düşündüm ve bu mini kitap kulübü fikri geldi aklıma. Yukarıdaki davetiyeyi hazırlayıp Poyraz'ın arkadaşlarını davet ettim, kitap kulübümüz 15 günde bir toplanacak ve her buluşmada ev sahibi anne kitapları ve aktiviteleri seçecek. İlkini bizim evde yaptık. Kulübümüzün iki üyesi hasta olduğu için katılamadı 3 çocukla yaptık ve gayet güzel geçti. Ada'yı beklerken Poyraz ve Onur biraz sanatsal takıldılar :)
 
Ada hanım gelince önce biraz oyun oynadılar sonra masanın etrafında toplandılar. Oyalanmaları için önlerine biraz yiyecek koyduk ve ilk kitabımız olan "Neyse ki Ne Yazık ki"yi okuduk. Üçüde ilgiyle dinledi, bu iş benim çok hoşuma gitti :) öğretmen falan mı olsaymışım ben acaba bana bakan minik gözlere bayıldım :)) Bu kitabı 3 yaş grubuna şiddetle tavsiye ederim, bizim evde çok sevilen bir kitap, sıkılmadan defalarca okuduk şimdiye kadar. (Kır Çiçeği Yayınları, Yazarı Michael Foreman)
 
2.kitaba geçeceğimiz sırada benim oğlum biraz arıza çıkardı, bu kitabı çok sevdiği için bir daha okuyalım diye tutturdu. Böylece ilk kitabı bir kez daha okudum, çocuklar gene severek dinledir.
Sonra oğlumun favorisi olan Zogi'ye geçtik.Zogi minik bir ejderha , çocuklar onu da çok sevdi. Zogi iş bankası yayınlarının harika kitaplarından biri. 3.kitabımızı okuyamadık çünkü çocukların ilgisi dağıldı aslında ilk kitabı 2 kere okuduğumuz için 3 kitabı sıkılmadan dinleyebiliyorlar sonucuna ulaştım. Sonrasında oyuncaklarla oynamak üzere masayı terkettiler :)

 
Kitaplarla ilgili yaptırmayı planladığım etkinliklere sıra gelmedi zira evin içinde koşturup oynamayı tercih ettiler bizde onlara saygı duyduk ve istedikleri kadar oynadılar. Artık evin içinde sıkılmaya başladıklarını hissettiğimiz anda kendimizi dışarı attık. Önce bir oyun yerinde oynadılar sonra D&Rda bir dahaki kulüp toplantısı için kitap seçtiler :)

 
Hazır çocukların kanına kitap kitap diye girmişken birde oturup onlara hemen oracıkta "3 Kedi Bir Dilek" kitabını okuyuverdim. Çocukları nerde yakalasam kitap okuyorum umarım biraz daha büyüyünce ayy bu ne sıkıcı kadın demezler benim hakkımda :p

 
Kulübümüzün 2.toplantısı bu cumartesi Onur'un evinde olacak. Yılbaşı ve kış temalı kitaplar okuyup, yılbaşı faaliyetleri yaptırmayı düşünüyoruz.

25 Aralık 2012 Salı

Bebek'te bir tur :)

Herne kadar sosyetik mekanları sevmesemde Bebek semtini oldum olası çok seviyorum. Minicik bir merkezi, sahili, cafeleri ve parkıyla çok güzel bir semt. Karşıya geçtiğimizde durak noktalarımızdan biri oluyor. Hem cafelerinde oturmayı seviyoruz, hem parkında Poyraz'ı oynatıyoruz. En son bayramda karşıya geçtiğimiz bir gün kendimizi Bebek'te bulduk. Kuzu aradaba uyumuştu. Bizde bunu fırsat bilip denize sıfır bir cafede bizimki uyanana kadar biraz keyif yaptık.
 
Tabii keyif çok sürmedi zira bizim oğlan uykuyu pek sevmez hemen uyandı. Uyandığında yanında biz varsak çok mutlu oluyor. Hafta içi o uyurken işe gidiyoruz dolayısıyla 5 gün uyandığında yanında olmuyoruz ama eğer yanındaysak çok keyifli oluyor kuzucuk.
 
Uyanıp yediklerimize musallat olduktan sonra hadi dedim kalk seninle bir yere gidiyoruz. Tuttum minik elinden meşhur bebek badem ezmecisine gittik. Senelerce önünden geçtiğim bu dükkana ilk defa Poyraz'la girdim. Poyraz'a  badem ezmesi tattırmak istiyorum deyip 5 minik badem ezmesi aldım. Zaten kilosu altın pahası olduğundan 5 minik badem ezmesi 5 tl. tuttu :)) Neyse minik kese kağıdımızla kafeye geri döndük. Poyraz'a bir tane tattırdım hoşuna gitti, devamınıda yedi. Günün kalanını Poyraz'ın isteği üzerine Bebek parkında geçirdik :)

21 Aralık 2012 Cuma

Yoros Kalesi - Anadolukavağı

 
Yoros kalesi İstanbul'da Anadolukavağı sırtlarındaki Doğu Roma döneminden kalma kaledir. İmparatorluk zayıf düştükten sonra Cenevizlilerin eline geçmiş ve uzun süre onların elinde kalmıştır; bu yüzden bir Ceneviz kalesi olduğu inancı doğmuştur.Adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. "Kutsal yer" anlamına gelen Hieron'dan geldiği görüşü oldukça yaygın olmakla birlikte, antik çağ tanrılarından Zeus'un sıfatı olan "uygun rüzgarlar" anlamına gelen ourios'tan geldiği de iddia ediliyor. (kaynak www.wikipedia.org)

Poyraz hayatında ilk defa Bozcaada Kalesine gitti ve kale olayını çok sevdi. Gerçi Bozcaada kalesi de sevilmeyecek gibi değil. İstanbul'a döndüğümüzde bu kadar savaşlara sahne olmuş bu kentte kale yokmu diye düşündüm ve buldum varmış Yoros Kalesi. Bir Cumartesi sabahı atladık arabaya hadi dedik kaleye gidiyoruz.
 
Anadolukavağına geldikten sonra kaleye giden levhaları takip ediyorsunuz. Harika manzarası olan bir yol hatta biz yol üzerinde durup gözleme yedik, köylülerin kurduğu tezgahlardan alışveriş yaptık. Geze geze kaleye ulaştık. Kalenin girişinde cafe ve restoranlar var hepsininde manzarası harika. Buralara çocuksuz gelip güzel bir akşam yemeği yemeyi kafaya koyduk :p
 
Kaleye biraz tırmandıktan sonra bir boşluğa ulaştık bizden başka insanlarda vardı, bir kapı var ve bir amca ısrarla kapıyı kapamaya çalışıyordu, ama bir takım insanlar kapıyı açtırınca bizde daldık içeri ve harika bir manzarayla karşılaştık. Kaleden geriye çok fazla duvar vs. kalmamış ama manzara görülmeye değer gerçekten.


Biz yolda köylü teyzelerin yaptığı gözlemeleri yerken Poyraz arabada uyuyordu ona da yanımıza almıştık, kalede harika manzara karşısında yedi küçük bey yemeğini. Ortalıkta dolaşan sahipsiz köpekler vardı ve geceleri buralar baya ıssız olur hissine kapıldım ama gene de sadece manzara için bile çıkmaya değer. Kaleye çıkmasanız bile sadece alttaki restoranlarda yemek yemek veya cafelerinde oturmak için gelinebilir. Bozcaada kalesinin yanından bile geçemez ama genede kale gördük mü gördük :)

17 Aralık 2012 Pazartesi

Galata Kulesi..

Galata Kulesi dünyanın en eski ve Galata'nın en önemli kulelerinden biri olup, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 507 yılında Fener Kulesi olarak ahşaptan inşa edilmiş.1348'te Cenevizlilerin idaresine geçen kule yığma taştan yeniden inşa edilmiş. 1453'te İstanbul'un fethiyle Osmanlı yönetimine geçmiş.
Güzel bir pazar günü dostlarımızla Taksim'de buluşup harika bir sokaktan yürüyerek kuleye geldik. Kulenin önünde kuyrukla karşılaştık, bir yandan sevindirici tabii ama bekleyenlerin çoğu turistti. Bizim kuzu beklerken fıstık yeyip, sağa sola takıldı.Yanımızda Poyraz'dan küçük bir bebek olduğundan ve arabasında uyuduğundan babalar aşağıda beklerken ben, arkadaşım Aslı ve Poyraz kuleye çıktık. Bir noktaya kadar asansörle çıkıp sadece son bir kat merdivenle çıkılıyor ama orası da çok dar bebek arabasıyla çıkmak zor olabilir. Yukarı çıktığımızda bizi harika bir manzara bekliyordu.


Ben kuleye daha öncede çıkmıştım ama Poyraz ilk defa çıktı ve çok hoşuna gitti. Pazar olduğu için çok kalabalıktı ve zaten dar bir alan olduğundan etrafın gezmek biraz zor ve açıkcası biraz korktum çocuğun eline yapıştım ama insan gene de o kadar yüksekte tırsıyor. Poyraz'ın çok hoşuna gitti ortam, değişik geldi sanırım.

Kulenin içi restorant olarak hizmet veriyor, kahvaltı, yemek, çay kahve servisi var. Bu kadar kalabalık olmayan bir günde gelip burada birşeyler içmek güzel olabilir. Ama biz çıktığımızda çok kalabalıktı ve rahat rahat gezemedik bile, biraz da yüksekten korktuğumdan (normalde korktuğumdan değil ama yanımda Poyraz olunca ve Poyraz çok hareketli olduğundan biraz korktum) çok fazla takılmadan indik aşağıda. Biraz da aşağıda fotoğraf çektik.
Kuleye giriş 6 TL. Rezervasyon yaptırıp kahvaltıya, akşam yemeğine de gelebilirsiniz. Turistler için geceleri eğlencede düzenleniyor. Kuleyle ilgili bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.galatatower.net/tarih.htm
Kulenin altında güzel cafeler var, ortamda güzel. Biz gene geldiğimi güzel sokaktan İstiklal Caddesine geri yürüdük. Tünelle kule arasındaki bu sokak bile başlı başına gezmeye değer.

13 Aralık 2012 Perşembe

Mini Aktivite Kara Tahta Atölyesi

 
2 annenin Bostancı'da açtıkları Mini Aktivite'nin kara tahta atölyesine gittik geçen hafta Poyraz'la. www.fikirdenk.com anneleri olarak atölyeye katıldık, ismini ilk duyduğumda kara tahtayla ne yapılabilir acaba diye düşünmüştüm ve açıkcası bu kadar eğlenceli bir fikirle karşılaşmayı beklemiyordum. Mini aktivite bir apartman dairesinde salon atölye olarak düzenlenmiş, minik bir oyun odası, mutfak ve malzemelerin durduğu bir odadan oluşuyor. Yağmurlu bir cumartesi sabahı mini aktiviteye gittik , bizim haylazlar içeri girer girmez oyun odasını keşfetti ve oradan koparmak biraz zor oldu. Ben önce Poyraz kesin katılmayacak diye düşündüm ama oğlum beni yanılttı baştan sonra kadar katıldı çalışmaya. Önce çocukların hepsi için hazırlanmış tahtaları siyah tahta boyasıyla boyadı tüm çocuklar.
 
Eller, kollar hatta giysilerde biraz boya oldu ama olsun pek eğlendiler. Daha sonra tahtaları kuruması için camın önüne koydular o esnada bütün çocuklar keçeden hazırlanmış parçalarla salyangoza benzer silgi yaptılar kendilerine. Tahtalar kuruyunca bu sefer tahtalara açılmış deliklerden ip geçirip askı yaptılar tahtalara. Son olarak daha önce keçeden hazırlanmış figürlerle herkes tahtasını süsledi.

 
Bütün çalışmalar süresince Poyraz'a çok az yardım ettim herşeyi kendi yaptı, büyümüş galiba benim oğlum :) Çalışırken çocuklara süt ikram etti atölyenin sahipleri. Herkes tahtasını bitirince tebeşir dağıtıldı ve tebeşirle birşeyler çizdiler tahtalarına.

Güzel bir fikirle güzel bir saat geçirdik. Poyraz çalışmayı sevdi ve tahtasınıda çok sevdi , günün kalanında gittiğimiz yerlerde de tahtasıyla oynamaya devam etti.
Bu güzel çalışma için hem www.fikirdenk.com hem www.miniaktivite.com a teşekkürler. Mini aktivitenin her ay değişik atölye çalışmaları oluyor, web sitelerinden veya facabooktan programlarını takip edebilirsiniz.

12 Aralık 2012 Çarşamba

Matematik çalışıyoruz..


Poyraz henüz kreşe başlamadığı için kendi deyimiyle onun öğretmeni benim :) Okula gitmeyi kesinlikle kabul etmiyor ancak bir şartla okula gidermiş öğretmeni ben olacakmışım :) Aslında öğretmenede karşıymış ! ve onun sözünüde dinlemezmiş ! hayatında hiç okula gitmemiş bir cüce bu cümleleri kuruyor :)
Bende mecburen ev okulu yapıyorum, belli bir program dahilinde değil ama birşeyler öğretmeye çalışıyorum. Aslında bu aktiviteleri yaptırırken birinci hedefim birşey öğrenmesi de değil, güzel vakit geçirmek. Ona yaptıracağım şeyi sunuyorum hoşuna giderse yapıyor, yapmazsa kaldırıyoruz. Bunları yaparken birşey öğrenirse ne güzel yoksa amacım illa sayıları öğrensin, saymayı öğrensin değil. Ne de olsa zamanı gelince hepsini öğrenecek.


Daha küçükken renklerle ilgili çalışmalar yapmıştık ve sorduğumda renkleri hep yanlış söylerdi ama sonra sonra anladım ki aslında doğrusunu biliyor beni kandırıyor sıpa. Bu çalışmaları yaparken de soru sorup öğrendi mi diye test etmiyorum sonrasında günlük hayatın içinde gözlemliyorum sadece. 3 yaşında basit matematiğe başlatan kitaplar var ama onlar için henüz erken olduğunu düşündüğüm için basit malzemelerle sayıları çalıştık. Zaten 20ye kadar rahatlıkla sayabiliyor fakat rakamları tanımıyor henüz bu nedenle kutular önemli.

Poyraz birçok erkek çocuğu gibi çok hareketli genelde poposunun üstünde oturamayan bir çocuk, ancak masa başında onu oyalayacak birşeyler bulduğum zaman biraz oturuyor yoksa hep koşturma halinde. Bu çalışmayıda çok sevdi birkaç kere bozup tekrar tekrar dizdi taşları. Basit matematik çalıştırmak isteyenlere tavsiye ederim.

10 Aralık 2012 Pazartesi

İstanbul Modern Çocuk Atölyeleri - Ücretsiz

İstanbul Modern'e Poyraz'la daha önce 2 kere gittik fakat müzede düzenlenen bir etkinliğe ilk defa katıldık. Ülkemizde özel müzecilik tarihi çok eskiye dayanmıyor ve sayıları henüz çok fazla değil ama varolanlar çok iyi işler çıkarıyor. Avrupa'daki müzelere benzer etkinlikler düzenliyorlar ve hiç de aşağı kalır yanları yok. Özellikle çocukların müzeye gelmesini teşvik edecek pek çok etkinlik düzenleniyor ve İstanbul Modern'de bunlar tamamen ücretsiz. Bunlardan daha önce de haberim vardı ama Poyraz'ın 3 yaşına gelmesini bekliyordum :)

Poyraz'ın yaş grubu için ailece sanat etkinliği düzenliyorlar. Bizde bir pazar sabahı erkenden müzeye gittik ve ailecek çalıştık. Hatta Poyraz'dan çok biz - daha doğrusu babası :)- çalıştı desem daha doğru olacak. Poyraz ve arkadaşı Derin daha çok birşeyler kesme, biçme işleriyle uğraşırken babası pandanın gövdesini oluşturdu. Etkinliğin teması Şakacı Pandalardı. Her aile bir panda yapıp onu istediği gibi süsledi. Bizde epey çalıştık ve sonuçta eserimiz ortaya çıktı :)

Daha büyük yaş grupları için değişik temalı etkinlikler düzenleniyor. Programa aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.Sizde bir sabahınızı ayırıp ailecek sanat yapın :)http://www.istanbulmodern.org/tr/egitim/ucretsiz-egitim-programlari/genc-istanbul-modern-module-home_830.html
Poyraz ve kendisiyle aynı gün doğan arkadaşı Derin :) pandalarını çok sevdiler, ellerinden düşürmediler. Pandaları yol boyunca sevdik ve hatıra olarak evimize götürdük.

4 Aralık 2012 Salı

Aralık 2012 Çocuk Etkinlikleri

Kış gelince çocuklarla haftasonu programı yapmayı seviyorum. Yazın genelde park, bahçe, açık hava takılıyoruz ama kışın bu şansımız pek olmadığından bende haftasonları değişik etkinliklere götürüyorum Poyraz'ı. Her ay başında kontrol ettiğim siteler ve yayınlar var buralardan aylık programları mutlaka inceliyorum. Sizde kışın hava kapalı diye eve kapanmak zorunda değilsiniz alın çocuğunuzu çıkın dışarı :)

İstanbul'daki 21 değişik mekanda onlarca çocuk oyunu, atölye ve etkinlikleri derlediğim yazım için tıklayınız

Çocuğunuzla birlikte dopdolu, keyifli ve güzel bir Aralık ayı dilerim. :)

30 Kasım 2012 Cuma

Kışın çocukla yapılacak 75 aktivite..

Yazın çocukları eğlendirmek çok kolay günde 2 kere parka götürsen, bahçeye çıkarsan gün bitiyor fakat kış gelince tüm annelerin kafasında aynı soru, eğer çocuk kreşe gitmiyorsa, ben bütün gün çocukla ne yapacağım? Kış günlerinde çocuklar günlerinin büyük bölümünü maalesef TV seyrederek geçiriyor, bu işin kolayına kaçmak gibi geliyor bana.. TV'nin çocuklar üzerindeki zararını tartışmıyorum bile, eğer sizde çocuğunuz bütün gün çizgi film izlemek dışında birşeyler yapsın istiyorsanız işte size 75 öneri :) Bu listenin orjinal hali hayranlıkla takip ettiğim amerikan blogu No Time for Flash Cards'da Önerileri ben Türkçe'ye çevirdim fakat bazıları gerçekten amerikan kültüründe olan fakat bizde olmayan şeylerdi onlar yerine ben kendi yaptıklarımızdan öneriler ekledim. Hepinize TV'siz, bol oyunlu günler dilerim.

1- Birlikte yemek yapın (özellike kurabiye, makarna bayılırlar)
2Lavaboda suyla oynamasına izin verin
3-Renk karıştırmaca oynayın
4Değişik giysiler giyme oyunu oynayın
5Müziğin sesini açın ve dansedin.
6Birbirinize sokulun.
7Suyla ve pirinçle oyunlar oynayın.
8Kostüm oyunu oynayın, saçma sapan şeylerden kostüm yaratın.
9Suya cisimler atarak batacak mı batmayacak mı oyunu oynayın? 
10Baloncuk yapmaca oynayın.
11Oyuncak arabalarla oto yıkamacılık oynayın
12Legolardan kule yapın, sonra kuleyi yıkın :)
13Duvarlara büyük kağıtlar yapıştırıp yazı yazın, resim çizin.
14Pencerelere boyayla resimler yapın.
15- Hava soğuk bile olsa sıkıca giyinip parka gidin, salıncakta sallayın.
16Karanlık bir odada el feneri ile ışık oyunu oynayın.
17-Yürüyüşe çıkın.
18Kutu yiyeceklerden bir kule yapın.
19Birlikte şarkı söyleyin.
20Sandalyeleri birleştirip uçak yapın, uçakcılık oynayın.
21Bulaşıkları kaldırmanıza yardım etmesine izin verin.
22Sadece eğlenmek için banyoya girin.
23Bakkalcılık oynayın.
24Çamaşırları katlamanıza yardım etmesine izin verin.
25Petshopa gidip balıklara ve hamsterlara bakın.
26Postacılık oynayın. Mektuplar yapın, onları ev halkına dağıtsın.
27Birlikte amaçsızca koşun.
28Birlikte dişlerinizi fırçalayın.
29Oyuncak bebek/hayvanlarını evde yürüyüşe çıkarın.
30Trencilik oynayın.
31Oyun hamurundan kek, kurabiye yapın.
32Telefonla sevdiklerinizi arayın ve onlarla sohbet edin.
33Güreş yapın.
34Hayvan taklidi oyunu oynayın.
35Birlikte yaprak yada taş toplayın, eve getirip onları inceleyin.
36Kütüphaneye gidin.
37-Evinize yakın güzel bir bahçeyi birlikte keşfedin.
38-Birlikte el işi yapın.

39Ev işlerini birlikte yapın, bırakın tozları alsın.
40Sulu boya yapın.
41Aile albümlerine birlikte bakın.
42Keşif şişeleri hazırlayın (şişenin içine çeşitli nesneler koyarak)
43Bahçede top oynayın.
44Buzdolabının üzerindeki magnetlerle oynayın, dizmesine izin verin.
45-Boyama yapın
46Taşların altında böcek avına çıkın.
47Kağıt yırtmaca ve kesmece oynayın.
48-Yapboz yapın.
49Atcılık oynayın. 
50Mutfak aletleriyle müzik yapın.
51Çiçekleri sulayın.
52Saklambaç oynayın.
53Renk avına çıkın. Evde aynı renkten nesneler bulun.
54DVDden çizgi film izleyin
55-Kendi kendine oyun oynamasına izin verin, onu izleyin.
56İtfaiyecilik oynayın.
57-Birlikte ormana gidin.
58-Arada bir şekerciye gidin :)
59Beraber trene, vapura, metroya binin.
60-Kitapçıya gidin ve kitaplarını kendisinin seçmesine izin verin.
61-Onu tiyatroya / sinemaya götürün.
62-Arkadaşlarını eve davet edin, sebepsiz partiler yapın.
63Oyuncak dolabını birlikte düzenleyin.
64-Birlikte müzeye gidin.
65Birlikte lunaparka gidin.
66-Yaşıtlarıyla bir araya getirin.
67-Birlikte kitap okuyun.
68Birlikte markete gidin, meyve sebzeleri inceleyin.
69-Birlikte kartopu oynayın, kardan adam yapın.
70Fasulye, pirinç gibi nesnelerle kaptan kaba aktarma oynayın.
71İtfaiyecilik oynayın.
72-Enerjisini atması için jimnastiğe götürün.
73-Bahçedeki hayvanları sevmesine izin verin.
74-Meraklı minik alın, içinden çıkanları birlikte yapın.
75-Kozalak boyayın.