30 Ocak 2012 Pazartesi

O kadar sevdim ki resmini...


Cuma akşamı kara, fırtınaya, tüm kötü hava koşullarına rağmen, yollar kapalımıdır, çıkışta nasıl eve gideriz acaba demedik Yeni Türkü konserine gittik.Çok iyi etmişiz zira harika bir performanstı her zamanki gibi. Ortaokul yıllarımdan beri bu gittiğim 5.Yeni Türkü konseri, her defasında adamlara hayran kalıyorum. Aslında biletimizde yoktu ve konser evimize çok da yakın değildi ama genede şansımızı denedik ve tam tahmin ettiğim gibi kardan dolayı gelmeyenler olmuştu hemen onların koltuklarına yerleştik ve müzikle dolu harika bir Cuma akşamı yaşadık.

Adamların her şarkısını ezbere bildiğimizden hepsine eşlik ettik, çok çok beğendim. Şarkılar belki 20 senedir aynı ama her dinleyişimde aynı hazzı veriyor. Bütün salon hep bir ağızdan söyledik şarkıları. Soğuk ve karlı bir kış gecesini geçirecek daha güzel bir ortam olamazdı herhalde. Hazır çocuğu teyzelerine satmışken çıkıştada soluğu gene canlı müzik çalan bir yerde aldık :)


İşte buda istek parçamız, hemen çaldılar sağolsunlar :)

O kadar sevdim ki resmini
İşte bugün konustu benle
Yorulmuştum çalışmaktan
Karda uzun yürüdük senle
Geceleri resmine baktım olanları anlattım
Seni bir görsem diye diye
Uyudum yağmurun sesiyle
O kadar sevdim ki resmini
Biliyorum görünce beni hep tanıyordum diyeceksin
Rüyalarımda hep sen vardın
Hep tanıyordum diyeceksin
Okuduğum her cümlede
Konuştuğum her insanda
Gördügüm her güzellikte
Sende varsın
Sen hep varsın
O kadar sevdim ki resmini






24 Ocak 2012 Salı

7 bebekle Retto'da Kahvaltı..


Retto cafeyi daha önce yazmıştım Küçükyalı Sahilde çocuklu aileler için yaratılmış harika bir cafe. Çok büyük bir çocuk oyun alanı ve çocukları oyalayacak envai çeşit oyuncak olan bir mekan. Buranın kahvaltısı da çok güzel. Geçen Pazar 7 bebek, 1 abla ve aileleri olarak Retto'da kahvaltıya gittik. Alper & Yeliz'in ve Tuna'nın anne babasıyla ilk defa tanıştık diğerleri zaten oyun grubundan arkadaşlarımızdı. Çocukları bir süre masada zapt etmeye çalıştık ama pek başarılı olamadık hepsi oyun alanına girmek istedi. Biz çareyi sırayla kahvaltı etmekte bulduk bir süre babası ilgilendi ben yedim sonra sırayı değiştik. Bu sırada bende masadaki annelerle sohbet edebildim yoksa yanımda olsa benim zibidi beni asla konuşturmuyor...


Kahvaltısını bitiren soluğu oyun alanında aldı, bu sefer anneler çocukları devraldık babalar sohbet etti. Çocukların hepside oyun yerinde çok eğlendi. Bizimkinin sağı solu belli olmuyor bazen bu tip yerlerde kalabalıktan sıkılıp hemen eve gidelim diye tutturabiliyor bu sefer allahtan öyle olmadı bol bol oynadı arkadaşlarıyla. Benide devamlı yanında istiyor gerçi kendi başına oynama moduna giremedi henüz. Şu aşağıda geçtiği yerden illa benimde onunla birlikte geçmemi istiyor, ah oğlum o kadar zayıf olsam daha ne isterdim :)))


İmece usulü çocuklara baktık sırayla hangisi elimize gelirse kaydırdık, top oynattık, zıplattık...


Aslında anne babaların girmesi yasak olan top havuzunda gördüğünüz gibi 5 anne tespit ettim...


Allahtan çocuklar çok fazla arıza çıkarıp kavga etmediler, sadece arada bir Onur'un sarılma girişimlerine uyuz olanlar oldu ama idare ettiler genede :) Bol kahkahalı, koşmalı, oynamalı ve eğlenceli bir Pazar sabahı oldu...

19 Ocak 2012 Perşembe

İlk uzun ayrılığımız...


Daha önce Poyraz'dan ayrı birkaç gece geçirdim, ayrı ayrı zamanlarda 3 defa teyzeleriyle kaldı. İlk defa toplam 5 gece ayrı kaldık. İş için Dubaiye gittim ve ilk uzun ayrılığımızı yaşamış olduk. Gitmeden bir gece önce bavulumu hazırlarken ona uzun uzun uçağa bineceğimi başka bir ülkeye gideceğimi ama işim biter bitmez hemen geri geleceğimi anlattım. Uzun bir süre bende gelicem diye diretti , sende gelirsen baban yalnız kalır çok üzülür dedim kendisi babasını benden çok sever kıyamadı babasına :)) birde tabii bavulu oyuncaklarla doldurucam diye kandırdım itiraf ediyorum. Cuma sabahı onu uyandırmadan öptüm ve o akşam Dubaiye uçtuk. Zaten haftasonuna denk geldiğinden Cuma,Cumartesi ve Pazar geceleri annemde kaldı. Teyzeleri ve dayısı onu çok güzel eğlendirmişler. Yeni oyuncaklar kitaplar alıp oyalamışlar. 2 gece babasıyla evde yalnız kaldı o zaman da gene huysuzluk yapmamış. Ordayken telefonla konuşmaya çalıştım ama henüz telefonla konuşma konseptini anlamıyor telefonu kulağına götürmek yerine yere koyup öyle konuşuyor :))


İş için olduğundan insan mecburen katlanıyor ama sanırım tatil için vs. bu kadar uzun bırakamam bir daha, çok ama çok özledim kuzumu. O da uçak sesi duyduğunda cama gidip anne uçakla gelecek demiş birkaç kere akıllı bıdığım benim. Dün sabah 9a doğru eve geldim uykulu gözlerle kapıyı açtı ve beni gördüğüne çoook sevindi bol bol öpüşüp koklaştık. Birkaç saat çok tatlıydı fakat sonradan çok huysuzluk yaptı sanki gittiğim için beni cezalandırmak ister gibi bütün gün huysuzluk yaptı. Akşama kadar dibimden ayrılmadı bir duş bile aldırmadı uyuyana kadar sanırım tekrar gideceğimden korktu bütün gün dibi dibe takıldık kuzumla. Akşam babası geldiğinde bak baba annem geldi deyip durdu :)
İlk uzun ayrılığımızı da yaşamış olduk yavrumla. Allah başka nedenlerle ayrılık yaşatmasın...

10 Ocak 2012 Salı

İlk Müzikal : BREMEN MIZIKACILARI

Poyraz'la geçen sene 3-4 defa tiyatroaya gittik, ilk denememizde 15 dk. izledi sonra yarım saat derken süre uzadı. Gerçi genede sağı solu belli olmuyor ,ben onun adına karar vermemeyi öğrendim. Severse izliyoruz , istemezse çıkıyoruz. İlk kez onu bir müzikale götürmeye karar verdim ve bunu bir sürü çocukla paylaşmak istedim. http://www.nurturia.com.tr/ den anne arkadaşlarımız 25 bebek , anne-baba olarak Pazar sabahı yağmurlu bir İstanbul sabahında düştük yollara. Süreyya Operası zaten çok sevdiğim bir yapı ve sahne ,buraya Poyrazla gelecek olmak daha da güzeldi. Ben biletleri toplu olarak aldığımdan oyundan önce birçok anneyle tanışma fırsatım oldu biletleri ve anneler için hazırladığım notu dağıttıktan sonra salona girdik.

En ön sıraya oturduk, itiraf ediyorum Poyrazı oyalamak için yanıma cips almıştım zira benimki öyle sabit oturmayı pek seven bir çocuk değil. Evde de oturup TV izlemek gibi bir huyu olmadığından oturması için birşeylerle oyalanması gerekiyor. Cipsini yerken oyunun ilk yarısını yaklaşık 45 dk. severek izledi. Bir ara oyuncular sahneden inip hemen önümüzden geçtiler hepsine "nereye gidiyorsun" diye sordu :))


Arada biraz koşturdular, ara olması bir yandan iyi ama öte yandan çocukların dikkatinin dağıldığını düşünüyorum. Zira bizimki 2.yarıda ilgisini kaybetmişti gene bir süre izledik ama oyunun bitimine son 10 dk. kala eve didelim diye tutturdu, etrafı rahatsız etmemek için çıktık bizde. Oyun bence başarılıydı gördüğüm kadarıyla tüm çocuklar da severek ve ilgiyle izledi.
Bir gün önceden ayarladığım cafeye gidip arkadaşlarını beklemeye başladık. Zaten kısa bir süre sonra hepsi geldiler. Cafede bizim için uzun bir masa hazırlamışlardı, çocuklar için çorba bizler için sıcak çay hazırdı. Bende çocukları masada tutabilmek için boya kalemleri ve boyama sayfaları getirmiştim. Soğuk bir İstanbul gününde sıcak çaylarımızı içip sohbet ettik, çocukların peşinden koştuk.


Ben hem çocukların tek tek hem anne-çocuk portreleri çektim ,bol bol siyah beyaz foto çekme fırsatım oldu bu esnada benim kuzuma babası baktı :)


Pazar sabahı erkenden kalkıp yağmur ve soğuğa rağmen çocuğunu oyuna getiren tüm anneler ayağınıza sağlık. Çocuklarımız için iyi birşey yaptığımıza inanıyorum çoğu ilk kez tiyatroya gelmiş olmasına rağmen severek ve ilgiyle izlediler, en çok da buna sevindim. Ayrıca ilk kez görüp tanıştığım herkesle tanıştığıma memnun oldum. Şubat ayında gene bir müzikale gideceğiz, gelmek isteyenleri bekleriz :)


Cafede otururken artık bizimkinin iyice uykusu gelince mecburen kalktık, Kadıköy sokaklarında biraz dolaştık, zaten arabaya biner binmez hemen uyudu bebeğim. :)


6 Ocak 2012 Cuma

Mutlu yıllar NECLA Teyzee..


Bugün büyük teyzem Necla'nın doğumgünü, kutlu olsun teyzeciğim, iyi ki doğdun. Ben doğduğumda sen çok ama çok sevinmişsin, sende benim gibi ailenin ilk çocuğu olduğuna göre herkesde sen doğduğun gün çok sevinmiş.

Sen benim cool teyzemsin , annem ve küçük teyzem gibi kuralların yok o yüzden seni daha çok seviyorum :)) ne istesem yapıyorsun, hiç hayır demiyorsun ohh ne güzel. Bir sürü güzel resmimi çekiyorsun, benimle oyunlar oynuyorsun, ne zaman istesem şeker çikolata veriyorsun (aramızda kalsın :)), uyumak istemeyince hemen tamam diyosun kısacası süpersin. Herkesin senin gibi teyzesi olsun senin çocuğun olunca çok şanslı olacak senin gibi cool bir annesi olacak, ben onu biraz kıskanabilirim ama sonra severim :) Doğumgünün kutlu olsun, bu senede seninle bol bol oyunlar oynayalım, gezmelere gidelim olur mu teyzeceğim?


Canım ablam iyi ki doğdun, iyi ki varsın, yeni yaşın sana tüm güzellikleri getirsin, güzel yüzün hep gülsün, tüm dileklerin gerçekleşsin inşallah. Seni çok seviyoruz, ailecek doğumgününü kutluyoruz ve çok öpüyoruz :)

4 Ocak 2012 Çarşamba

İlk çalışmalarım & Yiğit'in Doğumgünü...

Poyraz doğduktan ve blog tutmaya başladıktan sonra fotoğraf çekmeyi daha çok sever oldum ama bugüne kadar çektiğim fotoğrafla aramdaki ilişki dijital makinelerde sadece deklanşöre basmaktan ibaretti. Başka bloglarda (özellikle yemek bloglarında) çok güzel fotoğraflar görüp hep özeniyordum bende bir adım atıp kursa başladım. İlk 5 hafta sadece teorik bilgiler öğrendik son 2 haftadır makineyi elimize almaya başladık dün akşamki derste siyah-beyaz portre fotoğrafları çalıştık. Dersten sonra kuzenimin oğlu Yiğit'in doğumgünü partisine gittik burası benim için çok güzel bir çalışma ortamı oldu. Bol bol güzel model vardı ve hepsinin resimlerini çektim :) İşte ilk denemelerim ve ilk kolaj çalışmam...

Kocaman bir masada buluştuk, zaten her tarafta yılbaşı süsleride vardı tam parti havasındaydı, müzik, kurabiyeler, pasta, danslar ve kahkahalar eşliğinde kutladık Yiğit'in doğumgününü. 11 yaşı bittide 12ye girdi bile küçük bey, doğduğu zamanı hatırlıyorum demek ki yaşlanıyorum :))


Doğumgünün tekrar kutlu olsun Yiğit, nice güzel yaşlarını hep birlite kutlarız inşallah :)

3 Ocak 2012 Salı

Yeni Yılın İlk Günü...

Yılbaşı gecesi Poyrazı zorla 1de uyuttuk, planım onu uyutup sonra dışarı çıkmaktı ama tabii ki onunla birlikte bizde uyuyakalmışız :)) Gece ne kadar geç yatarsa yatsın sabah en geç 9da kalkan oğlum 1 Ocak'ta da bu geleneği bozmadı, erkenden kalkıp kahvaltımıızı ettik. Kahvaltıdan sonra Poyraz'la kozalak boyadık. İlk defa guaj boya aldım, boyayı palete boşaltıp birlikte kozalakları boyadık.

Daha sonra hafta içi başladığımız ama bitiremediğimiz soy ağacımızı tamamladık. Ortaya güzel birşey çıktı :)

Poyraz'ı hafta sonu evdeysek öğlen uykusuna yatırmak oldukça zor dışarıda olsak arabasında veya arabada uyuyor ama evde oyun oynamak uğruna uyumak istemiyor. Bende apartmanda kapının önündeki arabasına koydum koridorda sallaya sallaya uyutup sonra yatağına aldım :) Kuzu uyanınca hemen giyinip hazırlandık ve dışarı çıktık. Saat 6da sinemaya gittik çizgi film "Sevimli Dinazor Tatilde" arkadaşları Melis ve Defne de geldi. Kızlar uslu uslu filmi izlerken bizimki 5.dk.da çıkalım burdan demeye başladı. Hemen dışarı çıkıp açık bir büfe buldum bir paket cips alıp geldim, cipsi yemek uğruna 40 dk.kadar filmi izledi.


Film çıkışı çocuklu ailelerin vazgeçilmezi olan Retto Cafeye gittik. Babalar çocukları oyun yerine soktu ama çok kısa sürede sıkılıp çıktı bunlar neyse bizde dışarıda oyaladık cüceleri. Küçük yaşta kumarada başladı bunlar gördüğünüz gibi :))


Resme dikkat, ikizlerin yanı sıra birde annesini devamlı emen Deniz bey var resimde :))

9 gibi cafeden çıkıp eve geldik, Poyraz devamlı düğmelerine bastığı için bozulan ve her tarafa su akıtmış olan bulaşık makinesinden bulaşıkları çıkarıp yıkadım. Sonra çay demledim ve Çarşamba akşamı Almanyaya dönecek olan sevgili kuzenimi davet ettim. Ablamlarla birlikte geldiler, ilk kez denediğim tiramusudan yeyip çay içtik. Gece 12ye kadar oturduk, Poyraz'da bize eşlik etti. yeni yılın ilk günü güzel geçti, her günüde böyle geçer umarım.



2 Ocak 2012 Pazartesi

Yeni Yıla Nasıl Hazırlandık?


*** Yeni yıl benim için neşe demek, umut demek, zaten Aralık ayını çok severim bizim evde Aralık -Ocak bol partili geçer ablamların doğumgünleri, yılbaşı partileri derken bol bol eğleniriz bu aylarda. Bu sene Poyraz'da daha aklı başında olduğundan onunla çok güzel yılbaşı aktiviteleri yaparak hazırlandık yeni yıla. Daha Aralık ayının başında Eminönüne gidip kocaman bir ağaç ve bir sürü süs alıp ilk iş olarak ağacımızı kurduk ve birlikte süsledik.


*** Evde yapacağımız yılbaşı partileri için bol bol yılbaşı alışverişi yaptık. Poyraz Noel Babayla tanıştı, süsleri sevdi, bol bol maymunluk yaptı.


*** Konsepti bile anladı oğlum, direk Noel Babanın çuvalını çalmaya çalışıyor :)) ***


*** Birlikte değişik yılbaşı temalı aktiviteler yaptık. Yılbaşı duyusal havuzu yaptık, kozalak boyadık, yılbaşı kartı yapıp süsledik.


*** Poyraz'ın Pepee dergisinin Aralık sayısından 3 tane yılbaşı kartı çıktı onları teyzelerine, dayısına, ananesine hazırlayıp yılbaşı gecesi götürdük.


*** Poyraz ve arkadaşları için evimizde 10 bebekli yılbaşı partisi yaptık. ***


*** Yılbaşı gezmeleri yaptık, meydanlar ışıklarla süslenmiş soğuğa rağmen dışarıda gezdik , yılbaşı ışıklarını seyrettik.


*** Ben yılbaşı yemeklerini yaparken Poyraz teyzesiyle Yılbaşı Kurabiyesi yaptı. Dr.Oetker yılbaşı kurabiyesini birlikte yaptılar, zencefilli ve tadı da harika oldu. Yeni yılın ilk kahvaltısında afiyetle yedik.


*** Yılbaşı akşamı ağacın altına Poyraz için hediyeler koyduk. En çok orgunu sevdi, mikrofonu takıp şarkılar söyledi :)

*** Ailecek yılbaşı yemeği yedik...

*** Yemekten sonra ananeye gittik. Yeni yıla pasta keserek, Poyrazın orgundan çaldığı müziklere şarkılarla eşlik ederek, balkondan havai fişekleri izleyerek girdik.


*** En kötü günümüz böyle olsun, 2012 geçen seneden çoook daha güzel olsun. Herkesin gönlünden geçen neyse gerçekleşsin inşallah :))