29 Nisan 2012 Pazar

Çoluk Çocuk Pinhani Konserinde...


23.Nisan.Çocuk Bayramı nedeniyle Kadıköy Belediyesi 3 gün boyunca Özgürlük parkında şenlikler düzenledi. 23.Nisanı kutlamaya daha 21inde başlamıştık ertesi gün devam ettik. Önce Bağdat Caddesine indik bizim kuzular bayraklarını sallayarak caddedeki gösterileri izlediler.


Caddede  karınlarınıda doyurduktan sonra akşam üzeri ancak Özgürlük parkına ulaşabildik. Parkta şişme oyuncaklar kurulmuştu ama bunlar bizimkilerin yaş grubuna çok uygun değildi, büyük çocukların bizimkileri ezme İhtimali çok yüksek olduğundan oralara sokmadık. Biz yanımızda 2 çocuk için 2 akülü araba 1de bisiklet getirmiştik, bizimkiler konserde bile bunlara binerek gayet güzel vakit geçirdiler. Bayram çocukları olarak birer dondurmada yediler tabii ki :)
Daha sonra konsere girdik zaten çocuk bayramı nedeniyle düzenlendiği için çocukla girmek serbestti ama bizimki gibi konserin ortasında ATV'ye binen başka çocuk yoktu. Ne dediysek motordan inmedi pistin ortasında dolaşıp durdu. Motor aslında Ada'nın fakat kendisi binemiyor sesinden korkuyor, devamlı Poyrazın peşinden koşarak eğlendi o da :)
2 bebek, 2 akülü araba, 2 bisiklet, 1 bebek arabası, 4 kadın olarak konsere gelen ilk ve son kişiler olduk sanırım. Konserin zaten yarısını ancak izleyebildik sonra bizimki burdan gidelim diye tutturmaya başladı. Durduğumuz sürede de bir yandan motorun peşinden koştum, bir yandan çocuklara birşeyler yedirdim, bir yandan da müzik dinlemeye çalıştım işte annelikde böyle birşeymiş dedim kendi kendime :) Pinhani'nin geçen albümünü çok sevmiştim en azından o şarkılarını dinledim zira 2.yarıda dışarıdan duyduğum kadarıyla kendilerinin olmayan popüler şarkılar söylediler. Biz parkın oyuncaklar kısmında da uzun süre oynayarak günümüzü sonlandırdık.

27 Nisan 2012 Cuma

Ülker Sinema Şenliği ve devamı...

23.Nisan nedeniyle çocuklar için çok güzel etkinlikler düzenlendi ve bizde Poyrazla bir çoğuna katıldık. Çocuk bayramını doya doya yaşadığını düşünüyorum :) Kutlamalara Cumartesi sabahından başladık. İlk olarak Ülker'in Sinema Şenliği kapsamında tüm Türkiyede çocuklara ücretsiz armağan ettikleri Sevimli Kahramanlar filmine gittik. Hayatımda bir ilke imza atıp 11 seansında sinemaya gitmiş oldum :)
Bu Poyrazla birlikte gittiğimiz 4.filmdi ve en uzun izlediği film oldu. Filme arkadaşları Onur ve Derinle birlikte gitmiştik hepside severek izledi , hatta ben çocuklardan daha çok beğendim filmi , gayet başarılıydı. 1,5 saat süren filmin yarısında çıkarız diye düşünüyordum ama son 10 dk. kalana kadar izlemeyi başardı Poyraz. Normalde evde TV izleme alışkanlığı olmadığından ve poposunun üzerinde oturabilen bir canlı olmadığından bir yerde sabit oturup birşey seyretmek ona göre değil pek. Sinema tiyatro alışkanlığını kazandırmaya çalışıyorum yavaş yavaş. Çıkışta Ülker çocuklara minik kutularda hediyeler dağıttı. Bizim afacanların hepsini birarada çekeyim dedim ama başaramadım zira benim oğlum poz vermeyi pek sevmiyor.

Filmden sonra 4 çocuk ve annesi taksiye doluşup Suadiye sahiline indik. Sahilde Minika Çocuk Şenliği vardı ama biz gittiğimizde henüz yeni kuruluyordu. Bizde sahilde tren yapıp yürüyerek bir çay bahçesine attık kendimizi..


Amacımız burada çocukların karnını doyurup bir çay içmekti fakat çay bahçesi denize sıfır olduğundan çocukları masaya oturtmayı başaramadık. Hepsi birlikte denize taş atmaca, kumları elleriyle kazıp büyük taş bulmaca, sahilde koşturup annelerinin yüreğini ağzına getirmece gibi oyunlar oynamayı tercih ettiler, çok da eğlendiler... Derin'in sahile gelir gelmez "anne tatile mi geldik" sorusuna çok güldüm...


Biz deniz kenarında oynarken bir yandanda Minika Şenlik çadırı kuruluyordu, çocukları sahilden zorla koparık şenlik alanına ulaştık. Bir aslan bir maymun maskotuyla ancak bu kadar eğlenilirdi. 3 haydut Poyraz, Onur ve Ali Tuna maskotlara bayıldı , kuyruklarını çekiyorlar , sürekli ellerini tutmak istiyorlar, acayip sevdiler.

İki tanede şişme oyuncak kurmuşlardı bizimkiler birazda orada oynadılar ve şenlik alanıyla ilgileri orada bitti kendilerin şenlik çadırının hemen yanındaki parka attılar uzunca bir sürede parkta oynadılar. Biz sabah evden çıkarken hava yağmurluydu ona göre giyinmiştik ama sahilde çok güzel güneş açtı hepimiz soyunup dökünüp parkta oynadık çocuklarla.


Eve saat 4te döndük ve bütün gün gezen Poyraz büyük bisikletimi alıcam parka gidicem diye ağlamaya başladı o anda çocuğu dövmek istediysemde kendimi tuttum ,yahu bütün gün gezdirsem gene yaranamıyorum çocuğa. Parka gitmek istiyorum diye diye ağlayarak yorgunluktan uyuyakaldı :) Uyanınca dayanamayıp onu parka götürdüm tabii ki :) Günümüz burada da bitmedi  Ada & Poyraz akşam yemeğinde buluşup baş başa mantı yediler :)) tam yemekten sonra acayip bir sağanak yağmura yakalandık kendimizi eve zor attık evde de 2 saat oynamaya devam ettiler ve buna rağmen halen uykuları gelmemişti :)) Allahım yazarken yoruldum ne kadar uzun ama bir o kadar da güzel bir Cumarteymiş :)

26 Nisan 2012 Perşembe

Küçük Mutluluklar 3- Dondurmalı Browni :)


Bana göre mutluluk Poyraz'la mutfağa girmektir :) Kendim evde çok nadir yemek pişiriyorum, mutfakta ancak hafta sonları vakit geçirebiliyorum. Fakat Poyraz ne hikmetse mutfak işlerini çok seviyor akşamları bazen birlikte mutfağa girip kek veya kurabiye yapıyoruz, bu sefer bir değişiklik yapıp browni yaptık. Yumurtaları Poyraz kırdı, çırptı, malzemeleri ekledi, unla oynamaya bayıldı.


Unla o kadar uzun süre oyalandı ki ben o sırada browniyi yapıp fırına atmaya hazır hale getirdim bile, bizimki hala unla oynayıp etrafı baya bir pisletmişti. Minik beyaz ellerini yıkadıktan sonra kapta kalan kek harcını aynen bizim çocukken yaptığımız gibi kaşıkla yalamak suretiyle silip süpürdü :)

Browninin pişmesini beklerken oyun hamurundan çeşitli meyve ve sebzeler yaptık, hatta oyuna o kadar dalmışız ki hafiften üzeri yandı brownimizin. Pişince ilk dilimi sütüyle birlikte Poyraz yedi, ikincisinide onu uyuttuktan sonra kahve keyfimle birlikte ben :)

25 Nisan 2012 Çarşamba

Hayvanat Bahçesinde Bir Gün...


Herşey Poyraz'ın Caillou'nun A day at the zoo (hayvanat bahçesinde bir gün) bölümünü izlemesi ile başladı. Çocuk hayvanat bahçesine gidicem diye tutturdu , bir gece saat 12de baktım odasında uzun kollu tişörtün üstüne kısa kollu bir tişört giymiş montunu giymeye çalışıyor oğlum napıyosun dedim hazırlandım işte hayvanat bahçesine gidicez yaa dedi :) çocukların çizgi filmlerden ne kadar çok etkilendiklerini bir kez daha anladım.

Geçen senede Darıca'daki hayvanat bahçesine gitmiştik ama Poyraz daha küçüktü ve çok iyi anlamamıştı bu sene okuduğumuz kitaplardan ve çizgi filmlerden bütün hayvanları öğrendi. Favorisi tabii ki aslan. Daha Darıcaya gelmeden durmadan gördüğü kişilere anlattı biz hayvanat bahçesine gidicez orda aslanlar var, kaplanlar var, zeblalar varrr :) Hayvanat bahçesine bir pazar günü gittik, hava çok sıcaktı ve aşırı kalabalıktı, bütün istanbul oraya gelmişti sanki...

Poyraz'ın arkadaşları Defne & Melis'de gelmişti çocukların hepsini birden gezdirdik, hayvanları tek tek incelediler, gerçi ilgileri çok kısa sürüyor biraz bakıyorlar hadi başka yere gidelim diye tutturuyorlar. Bir ara elleriyle atları, eşekleri falan besledik, hem korktular hem eğlendiler. Uzunca bir süre ördeklerin yanında takıldık, yemek saatleriydi onları izledik. Bir ara çocukları eğlendirmek için kutu kutu pense bile oynadık :)

Çocukları gezdirme, oyalama, eğlendirme, doyurma işlerinin arta kalan zamanlarında havyvanları inceledik. Hayvanat bahçesinin içinde çocuklar için minik bir park, buz pisti, kafeterya, hediyelik eşya dükkanı, mini motorlar, birkaç lunapark oyuncağıda var. Hepsinde vakit geçirdi bizim minikler.
Bu da babalar ve oğulları pozu :)
Poyraz uzun süre aslanın yanında takılmak istedi, hatta ordan gittik gene aslanın yanına gidicem diye tutturdu. Bu erkek çocuklarındaki aslan kaplan merakı nedir anlamış değilim. Darıca'ya öğlende gelmiştik ve hava çok sıcaktı burayı daha serin bir bahar gününde gezmek çok daha zevkli olabilir. Mekanda çocukların ilgisini çekecek o kadar çok sey varki bütün bir günü rahatlıkla burada geçirebilirsiniz. Bizimki uzun süre akülü motorlara bindi mesela.
Güneşten ve yorgunluktan çocukların uykusu geldi, Poyraz daha zebra ve zürafayı göremeden arabasında uyuyakaldı. Daha serin bir günde tekrar gelmek üzere Darıca'dan ayrıldık. Darıca'ya özel araba dışında trenle gelmekde çok kolay. Giriş yetişkinler için 15 TL, sizinde çocuğunuz bir gün çizgi filmde görüp gidelim diye tutturursa kapın getirin , aslanlar varrr, kaplanlar varrr, zeblalar varrr..

23 Nisan 2012 Pazartesi

Sanat dolu bir gün...


15.Nisan Leonardo Da Vinci'nin doğum günüymüş ve bu vesile ile dünyada Dünya Sanat Günü olarak kutlanmasına karar verilmiş, bu yıl ilki düzenlendi ve Türkiye'deki özel müzelerde bu güne destek verdiler. 15.Nisanda müzeler hem ücretsiz hemde 22.ye kadar açıktı. SSM'de zaten açıldığı günden beri gitmek istediğim bir sergi vardı bu günü bahane edip sanat dolu bir gün geçirdik.
Önce vapurla Karaköye geçip İstanbul Modern'e gittik. La la la insan adımları sergisini Poyraz'la birlikte gezdik. Daha önce İstanbul Moderne birlikte gelmiştik zaten, hatırladığını zannetmiyorum ama ortamı çok da yabancılamadı, müzelere alıştı artık çocuk. Birlikte biraz resimlere baktık biraz etrafta koşturduk...Poyraz İstanbul Modern'de sanırım hayatında ilk defa zenci gördü ve "Anne Bu Ne?" diye sordu. Onun da bir insan olduğunu anlattım ama çok ilginç geldi ona ve müzede kadını takip edip durdu.

İstanbul Modern'den çıkınca Tophanede bir çay içmeyi ihmal etmedik. Tophaneyi ben ortaokul yıllarımdan beri çok severim. Poyraz'da pek sevdi, etrafta bir sürü kedi vardı onlarla oynadı. Yan masamızda gene zenciler oturuyordu onları inceledi bol bol :)

Karaköy- Tophane - Kabataş üçgeni çok keyifli bir güzergah. Poyraz doğmadan önce sık sık yürüyerek geçmişimdir buralardan. Bizimki yürümeyi pek sevmediğinden genelde kucağımda taşımak zorunda kaldım ama genede etrafta biraz yürüyerek tarihi yapılara baktık birlikte. Karaköyden Tophaneye doğru yürürken Kılıç Ali Paşa Camiine gelmeden hemen soldaki bu güzel ama bakımsız bina Mimar Sinan Meslek Yüksek Okuluymuş , şu anda kullanılmıyor fakat çok hoş bir yapı, Poyraz kedi kovalarken camlarından içeri baktım ama yapının ne olduğunu çözememiştim sonradan fotoyu gösterdiğim sevgili arkadaşımdan öğrendim ne olduğunu :)

İstanbul Modern'den çıktığımızda saat 6 olmuştu geç oldu demedik, yağan yağmura aldırmadık Karaköyden Emirgan'a gittik. İstikamet Sakıp Sabancı Müzesi ve geldiği günden beri gitmek istediğim Rembrandt ve Çağdaşları Sergisi. Sergiyi gene Poyraz'la birlikte gezdik.


Müzede şunu tespit ettim; Türkiye doğum oranı gayet yüksek bir ülke olmasına rağmen çocuklara tahammülün bir o kadar düşük olduğu bir ülke. Müzelerde, restoranlarda, otellerde, toplu taşıma araçlarında çocuklara tahammül sınırı çok düşük. Avrupada ve ABD'de bir aile 2-3 küçük çocukla çok rahat müze gezebiliyorken ben ülkemde tek çocukla müze gezerken gerildim resmen. İnsanların ve hatta çalışanların çocuklara bakışları, çocuk koşsa hemen müdahele etmeye çalışmaları çok saçma ve gereksiz geldi bana. Bana göre müze = kütüphane değildir, müzede sessiz olunacak diye bir kural yoktur, çocuk sabit durabilen bir canlı olmadığına göre haliyle koşacaktır ve bence bunda bir sakıncada yoktur. Tabii ki insanları rahatsız etmesine veya herhangi bir şekilde esere zarar vermesine göz yummam ama etrafta koşturmasının bir sakıncası yok bence.


Poyraz'ı sıkmadan ona eserleri anlattım, hatta bir ara sesli rehberden birlikte dinledik. Rembrandt ve Çağdaşlarının eserleri çok hoştu gerçekten 1600lu yıllarda yaşamış ressamların eserlerinin bu kadar yıl saklanmış olması çok güzel. Biz bir alt kata inip daimi sergi alanındaki Türk ressamların sergisinide gezdik, o da gayet başarılı eserler içeriyor.

Sakıp Sabancı Müzesinin binası, bahçesi ve yeride çok güzel. Yaz günlerinde bahçesinde dolaşmak bile insana keyif veriyor. Biz sergiyi gezip çıktığımızda çoktan gece olmuştu ve köprü bütün ışıklarıyla harika görünüyordu. Bu müze evime yakın olsaydı çok sık gideceğim bir mekan olurdu, maalesef ki çok uzak. Zaten günün 2.tespitide neden Anadolu yakasında müze yok şeklindeydi :)

Poyraz'la 2 müze gezmeli günümüzün yorgunluğunu Emirgan Sütişte yemek yiyerek attık, sonrasında uzun bir yolculukla 00.10da evimize vardık. Aslında Dünya Sanat Günü nedeniyle Nişantaşında da pekçok etkinlik düzenlenmişti ama biz bir güne ancak bu kadarını sığdırabildik :))

19 Nisan 2012 Perşembe

23.Nisan.2012 Etkinlikleri

Geçen sene 23 Nisanı baya şenlikli kutlamıştık. Hem Özgürlük parkındaki hem Validebağ korusundaki çocuk şenliklerine gitmiştik Poyraz'la. Hava çok rüzgarlı olmasına rağmen çok eğlenmişti Poyraz. Bu senede haberi olmayanlar için bizim katılacağımı etkinlikleri paylaşayım dedim. Kadıköy'de yaşamaktan her zaman memnun olmamı sağlayan belediyemiz bu yılda gene çocuk şenliklerini Özgürlük Parkında yapıyor. Gerçi çok kalablık oluyor onu kabul ediyorum ama yapacak birşey yok bu şehiri böyle kabul etmek durumundayız. Bu seneki şenliklerin benim için bir artısı da Pinhani Konseri - ki çok severim. Kısaca pazar günü biz önce Caddede sonra Özgürlük parkındayız, gelmek isteyenleri bekleriz :))  Etkinlik listesi aşağıda ayrıca belediyenin websitesindende görebilirsiniz.
Etlinklik listesi için tık tık : http://www.kadikoy.bel.tr/Etkinlikler.aspx?id=894


ÜLKER SİNEMA ŞENLİĞİ 21.NİSAN.CUMARTESİ -- SEVİMLİ KAHRAMANLAR...
Gene her yıl Ülker'in çocuklara hediye ettiği sinema şenliği var. Daha önce gitmemiştik ama bu sene Sevimli Kahramanlar filmine gideceğiz. Türkiyenin her ilinde birçok sinemada 21.Nisan Cumartesi oynayacak film ve ücretsiz. Yapmanız gereken sitedeki sinema salonlarına bakıp size en yakın sinemaya miniğinizle birlikte gitmek. Seans saatlerini gideceğiniz sinema salonundan öğrenebilirsiniz.

VALİDEBAĞ KORUSUNDA ÇOCUK ŞENLİĞİ 27-29 NİSAN ARASI...
Bizim katılacağımız 3.etkinlik ise Üsküdar Belediyesinin düzenlediği çocuk şenliği olacak. Validebağ Korusunda yapılıyor geçen yıl gitmiştik ve çok da eğlenmiştik. Bu yıl 23 nisan haftasonu değil bir sonraki hafta yani 27-29 Nisan arası düzenlemişler ki bence çok iyi fikir zira genelde bütün 23 Nisanlarda yağmur yağar.

Validebağ Korusu şölen alanına dönüşecekValidebağ Korusu’ndaki etkinliklerde yumurta taşımadan birdirbire, çelik çomaktan seksek oyununa, kör ebeden beştaş’a kadar 15 çocuk oyunu etkinliklere katılan çocuklara tanıtılacak ve oynamaları sağlanacak. Ulusal ve uluslararası anlayışın temel prensiplerinden olan bir milletin kendi kültür değerlerini tanıma, yaşama, yaşatma, yeni nesillere aktarma hakkı ve sorumluluğu bilinciyle unutulmaya yüz tutan geleneksel çocuk oyunlarımızı tanıtma etkinliği kapsamında çıkarılacak olan “Pabucu Yarım, Gel Beraber Oynayalım” isimli çocuk oyun kitabı da etkinliklerde çocuklarımıza hediye edilecek. Validebağ etkinlikleri kapsamında ayrıca çocuklara 1.000 adet uçurtma ve topaç da dağıtılacak. Dağıtılacak olan uçurtma ve topaçlarla Validebağ Korusu tam bir şölen alanına dönüşecek.
Şölen alanında şişme oyun grupları, sahne etkinlikleri, okul gösteri grupları, müzikli palyaço Show, Maskot rock ve bando grupları, çocuk mehter takımı, sihirbaz, jonglör, pandomim, kukla gösterileri, Karagöz-Hacivat, balon Show ve oyun atölyeleri yer alacak. Çocuklara pamuk şeker, popcorn, macun ve limonataların ücretsiz olarak dağıtılacağı etkinlikler süresince ayrıca ÜFTUD ekipleri çeşitli gösteriler düzenleyecek.
** Ayrıca bütün AVM'lerde de 23 Nisan için çeşitli etkinlikler düzenleniyor ama ben açık havayı tercih ediyorum...
23.NİSAN.İNDİRİMLERİ...
 
* MİGROS'TA KİTAP, OYUNCAK, KIRTASİYE %50 İNDİRİMLİ...

23.Nisan nedeniyle birçok firmada indirimler düzenliyor. Biz anneler olarak bunları takip edip tüketim çılgınlığına katkıda bulunuyoruz :) Özellikle Migros'un her yıl yaptığı indirim gerçekten harika.

Migros Ticaret 23 Nisan’da çocuklara çifte bayram yaşatıyor… ‘23 Nisan Tiyatro Şenliği’ ile çocuklara eşsiz bir bayram hediyesi veren Migros Grubu, tüm çocuklar mutlu olsun diyenlere toplumsal yardımlaşma için eşsiz bir fırsat sunuyor… 20-21-22-23 Nisan tarihlerinde kırtasiye, oyuncak ve çocuk kitaplarını Migros, Tansaş, 5M ve Macrocenter mağazalarından yüzde 50 indirimle alan Migros Grubu müşterileri, dilerlerse bu ürünleri TEGV vasıtası ile çocuklara ulaştırabilecekler...

** MOTHERCARE'DE %23 İNDİRİM

Modayı takip eden ve kaliteden ödün vermeyen anneler, 21-22-23 Nisan tarihleri arasında Mothercare mağazalarından yapacakları alışverişlerde %23 indirim fırsatından yararlanıyor.
** LCW'DEN HEDİYE...
LCW'den 75 TL ve üzeri çocuk ürünü alanlara YAZI TAHTASI hediye...

18 Nisan 2012 Çarşamba

Küçük Mutluluklar 2 - İstanbul...


Bana göre mutluluk vapura binip günbatımında güzelim İstanbul'un fotoğraflarını çekmek... Tüm olumsuzluklarına ve kalabalığına rağmen çok güzel bir şehir İstanbul... Poyraz'a bisiklet almak bahanesiyle karşıya geçtiğimiz bir günün dönüşünde gezmekten yorgun düşmüşken güverteden çektim bu fotoları, İstanbul sana bir kez daha hayran kaldım...


17 Nisan 2012 Salı

Küçük Mutluluklar 1- Çikolata Kaplı Meyveler...


Akşam Poyraz'ın arkadaşı Ada geleceği için çocukların seveceği birşey yapayım dedim. Aslında gündüz çok güzel çikolata kaplı çilek fotoları görünce aklıma düştü desem daha doğru olacak. Akşam yemeğinden sonra meyveleri soydum, doğradım bir güzel hazırladım. Sonra 1 paket sütlü , 1 paket bitter çikolatayı Poyrazla birlikte kabın içine parçalayıp (arada birkaç parça yemeyi ihmal etmedi tabii ki :) benmari üsulu erittik.
Herhangi bir tarife bakmadan tamamen sallamasyon yaptığım için çikolatanın kıvamı baya koyu olunca Ada'nın annesi ile en iyisi biz buna biraz süt katalım deyip içine süt kattık bu seferde baya sıvı oldu :) neyse çikolatayı meyvelerin üzerine döküp buzdolabına koyduk 1 saat beklettik, beklediğim gibi kalıp haline meyveleri kaplamadılar ama çocukların ikiside bayıldı. Benim oğlum zaten meyve sever, çikolatada sever ikisi bir arada olunca iyice sevdi. Çocuğuna meyve yedirmekte zorlanan anne varsa iyi bir yöntem olabilir, kalanlarıda biz silip süpürdük tabii ki :)

16 Nisan 2012 Pazartesi

Poyraz'ın "Çocuk" Bisikleti ...


Poyraz'a ilk bisikletini o henüz 9 aylıkken almıştık :) Şurada görebileceğiniz ilk bisikletine 2 yaz bindi, bu sene havalar biraz ısınınca hemen bisikleti ortaya çıkardık. Fakat o da ne normalde 0-3 yaş yazmasına rağmen bisiklet çocuğa küçük geliyor, kemeri bile olmuyor bide üstüne üstlük o bebek bisikletiymiş beyefendi onu beğenmiyor. Zaten ne zamandır gittiğimiz yerlerde 4 tekerlekli çocuk bisikletlerine takmıştı kafayı, biniyor marketin içinde tur atıyor falan, oğlum nasıl öğrendin kendi kendine binmeyi diye hayretle bakıyorum. Dünya para verip aldığımız Smart Trike açığa alınınca elimiz mahkum gidip beyefendiye çocuk bisikleti aldık :)

Poyraz'a 1 kg. buğday alıp Yeni Camiinin orada ananesiyle bırakmıştık, o kuşları beslerken biz bisikleti alıp geldik. Geri geldiğimizde bisikleti görünce acayip sevindi :)) Bisikletcilerde genelde bu yaş grubu için 12 jant satılıyor ama bu da ilk bisikletin kaderini paylaşmasın biraz büyük alalım diye arayıp tarayıp 14 jant bulduk. Ayakları pedallara ancak yetişiyor desem yeridir ama genede binip hız yapmayı bile becerebiliyor cüce.

Vapurda bile bisikletinden inmedi, Kadıköy sokaklarında bisikletiyle gezdi durdu. Eve geldik, bisikleti eve sokucam diye tutturdu. Ertesi sabah kalktı ilk işi bisikletini sormak oldu, gösterdim ama bisiklete evde binilmez çok pis sokakta binilir deyip, kahvaltıyı hazırlamaya başladım. Baktım bundan ses çıkmıyor napıyor diye bakayım dedim almış bir paket ıslak mendik bisikletin her tarafını silmiş , sonrada bak anne pırıl pırıl tertemiz oldu artık binebilirim deyip evin içinde de bisikletine binmeye devam etti :))

Bisikleti almaklada iş bitmiyor tabii her akşam ben daha yemeğimi yiyemeden bahçeye inip bisiklete binmek için mızırdanıyor mecburen iniyoruz bahçeye. Parka giderken de bisiklet her daim yanımızda, acayip hızlı biniyor yalnız yavaş git desemde dinlemiyor, ben hergün birkaç saat bunun peşinden koşsam acayip spor olur yani :)) Bisiklet maceramız burada bitmedi birde gidildi bu bisiklete sepet, korna, ışık ıvır zıvır taktırıldı :)

Çok hızlı kullandığı için kask, dizlik, dirseklik bilumum güvenlik önlemi alındı. Kaskını takmadan parkta filan bırakmıyorum zira alıyor başını gidiyor, yetişebilene aşkolsun. Bilumum parklarda bisikletiyle tur atıyor. Topunu, suyunu sepete atıyor gezip duruyor minik kuş. 2.bisikletin hayırlı olsun kuzum, umarım kazasız belasız kullanırsın.