23 Nisan 2012 Pazartesi

Sanat dolu bir gün...


15.Nisan Leonardo Da Vinci'nin doğum günüymüş ve bu vesile ile dünyada Dünya Sanat Günü olarak kutlanmasına karar verilmiş, bu yıl ilki düzenlendi ve Türkiye'deki özel müzelerde bu güne destek verdiler. 15.Nisanda müzeler hem ücretsiz hemde 22.ye kadar açıktı. SSM'de zaten açıldığı günden beri gitmek istediğim bir sergi vardı bu günü bahane edip sanat dolu bir gün geçirdik.
Önce vapurla Karaköye geçip İstanbul Modern'e gittik. La la la insan adımları sergisini Poyraz'la birlikte gezdik. Daha önce İstanbul Moderne birlikte gelmiştik zaten, hatırladığını zannetmiyorum ama ortamı çok da yabancılamadı, müzelere alıştı artık çocuk. Birlikte biraz resimlere baktık biraz etrafta koşturduk...Poyraz İstanbul Modern'de sanırım hayatında ilk defa zenci gördü ve "Anne Bu Ne?" diye sordu. Onun da bir insan olduğunu anlattım ama çok ilginç geldi ona ve müzede kadını takip edip durdu.

İstanbul Modern'den çıkınca Tophanede bir çay içmeyi ihmal etmedik. Tophaneyi ben ortaokul yıllarımdan beri çok severim. Poyraz'da pek sevdi, etrafta bir sürü kedi vardı onlarla oynadı. Yan masamızda gene zenciler oturuyordu onları inceledi bol bol :)

Karaköy- Tophane - Kabataş üçgeni çok keyifli bir güzergah. Poyraz doğmadan önce sık sık yürüyerek geçmişimdir buralardan. Bizimki yürümeyi pek sevmediğinden genelde kucağımda taşımak zorunda kaldım ama genede etrafta biraz yürüyerek tarihi yapılara baktık birlikte. Karaköyden Tophaneye doğru yürürken Kılıç Ali Paşa Camiine gelmeden hemen soldaki bu güzel ama bakımsız bina Mimar Sinan Meslek Yüksek Okuluymuş , şu anda kullanılmıyor fakat çok hoş bir yapı, Poyraz kedi kovalarken camlarından içeri baktım ama yapının ne olduğunu çözememiştim sonradan fotoyu gösterdiğim sevgili arkadaşımdan öğrendim ne olduğunu :)

İstanbul Modern'den çıktığımızda saat 6 olmuştu geç oldu demedik, yağan yağmura aldırmadık Karaköyden Emirgan'a gittik. İstikamet Sakıp Sabancı Müzesi ve geldiği günden beri gitmek istediğim Rembrandt ve Çağdaşları Sergisi. Sergiyi gene Poyraz'la birlikte gezdik.


Müzede şunu tespit ettim; Türkiye doğum oranı gayet yüksek bir ülke olmasına rağmen çocuklara tahammülün bir o kadar düşük olduğu bir ülke. Müzelerde, restoranlarda, otellerde, toplu taşıma araçlarında çocuklara tahammül sınırı çok düşük. Avrupada ve ABD'de bir aile 2-3 küçük çocukla çok rahat müze gezebiliyorken ben ülkemde tek çocukla müze gezerken gerildim resmen. İnsanların ve hatta çalışanların çocuklara bakışları, çocuk koşsa hemen müdahele etmeye çalışmaları çok saçma ve gereksiz geldi bana. Bana göre müze = kütüphane değildir, müzede sessiz olunacak diye bir kural yoktur, çocuk sabit durabilen bir canlı olmadığına göre haliyle koşacaktır ve bence bunda bir sakıncada yoktur. Tabii ki insanları rahatsız etmesine veya herhangi bir şekilde esere zarar vermesine göz yummam ama etrafta koşturmasının bir sakıncası yok bence.


Poyraz'ı sıkmadan ona eserleri anlattım, hatta bir ara sesli rehberden birlikte dinledik. Rembrandt ve Çağdaşlarının eserleri çok hoştu gerçekten 1600lu yıllarda yaşamış ressamların eserlerinin bu kadar yıl saklanmış olması çok güzel. Biz bir alt kata inip daimi sergi alanındaki Türk ressamların sergisinide gezdik, o da gayet başarılı eserler içeriyor.

Sakıp Sabancı Müzesinin binası, bahçesi ve yeride çok güzel. Yaz günlerinde bahçesinde dolaşmak bile insana keyif veriyor. Biz sergiyi gezip çıktığımızda çoktan gece olmuştu ve köprü bütün ışıklarıyla harika görünüyordu. Bu müze evime yakın olsaydı çok sık gideceğim bir mekan olurdu, maalesef ki çok uzak. Zaten günün 2.tespitide neden Anadolu yakasında müze yok şeklindeydi :)

Poyraz'la 2 müze gezmeli günümüzün yorgunluğunu Emirgan Sütişte yemek yiyerek attık, sonrasında uzun bir yolculukla 00.10da evimize vardık. Aslında Dünya Sanat Günü nedeniyle Nişantaşında da pekçok etkinlik düzenlenmişti ama biz bir güne ancak bu kadarını sığdırabildik :))

1 yorum:

  1. Çocukla müze gezmek kolay değildir, eserlere bakmaz, baksa da anlamaz, sıkılır, gitmek ister, hatat ağlar. Sizinkisi çok uyumlu sanırım. Maşallah...

    YanıtlaSil