29 Haziran 2012 Cuma

Poyraz'la 3.Pilav Günümüz

Oğlum henüz 3 yaşına girmedi ama bugüne kadar 3 kere sevgili okulum Darüşşafaka'da pilav gününe gittik birlikte. İlkinde henüz 8 aylıktı, 6 yıl boyunca yatılı okuduğum, yuvam dediğim okuluma 8 aylık oğlumla gitmek çok ama çok değişik bir anıydı. Zamanında gecelerce uyuduğum yatakta onu emzirip , altını bile değiştirdim. İlk pilav günümüzden kareler burada.
2.pilav gününde artık yürümeye  başlamış olan Poyraz etrafta koşturdu, kucaktan kucağa gezdi. Beni rahat bırakmadığından çoğunlukla babasıyla takıldı ama arada bir yanımıza gelip arkadaşlarımla tanıştı. 2.pilav günümüzde burada


Poyraz çok erken kalktığından 3.pilav günümüzede oldukça erken bir saatte gittik, henüz resmi tören bile başlamamıştı :) Bizde bir zamanlar bütün boş vakitlerimi geçirdiğim lokalde takıldık, bizim zamanımızda bilardo masası falan yoktu gerçi oturup çay içip muhabbet ederdik. Poyraz'ı bilardoyla ancak bir süre oyalayabildik, sonra düz duvara tırmanmaya başladı yaramaz oğlum.


Hayatımda ilk defa resmi törenede bu yıl katıldım gerçi sadece 15-20 dakikasını izleyebildim ama olsun, derken yavaş yavaş arkadaşlarım gelmeye başladı, toplandık ve her sene olduğu gibi sohbet, muhabbet, kahkaha..

İnsanın çocukluk arkadaşları hiç büyümüyormuş gibi geliyor ama büyüyoruz valla bir kısmımız anne-baba olduk. Dönem arkadaşımız Okan bizim okulda müdür yardımcısı oldu mesela, minik öğrenciler için nasıl bir otorite kimbilir ama biz baya geyiğini çevirdik kendi aramızda, gördüğünüz gibi herkes müdür yardımcısının önünde el pençe divan duruyor :)

Geçen sene dönemden 3 arkadaşımızın bebeği oldu seneye bir sürü bebek görmek istiyorum pilavda. Yakışıklı Çınar aynen Poyraz'ın ilk pilavında olduğu gibi henüz 7 aylık, dünyaya hoş geldi , seneye pilavda oğlumla top koşturur artık. Yurtdışında / şehir dışında yaşayan çok arkadaşımız var , onlarda çocuklarıyla gelse baya kalabalığız aslında ama işte mesafeler var aramızda maalesef.

Biz daha sohbete doyamadan yemek saati geldi. 6 yıl boyunca her cuma yediğimiz gibi kurufasülye & pilav & hoşaf üçlüsünü afiyetle yedik. Hatta ben Poyraz'a bile yedirdim. Bizim aynı güne başka bir organizasyona katılma mecburiyetimiz olduğundan bu sene yemekten sonra hemen ayrılmak zorunda kaldım, genelde her yıl yemekten sonra taksime gidiliyor zaten ben Poyrazla gidemiyordum ama olsun genede arkadaşlarımla daha çok kalmak isterdim. Her sene bizi aynı sıcaklıkla kucaklayan güzel okulum Darüşşafaka'dan bu yılki pilavda doyamadan ayrıldım, seneye görüşmek üzere arkadaşlar...(şaka lan seneyeden önce görüşelim :p)

Not: Neredeyse 1,5 ay önceki pilavın yazısını yeni yazabildiğim için kendimi esefle kınıyorum :p tarihide not düşeyim bari 20.Mayıs.2012.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Anne eğlencede :)

Mayıs ayında bütün üniversitelerde bahar şenlikleri yapılıyor, tamam üniversite çağında değiliz ama konsere gitmemize engelde yok diye düşünüp 2 festivale gittik. Gönül hepsine gitmek isterdi ama çocuk olunca insan seçiyor haliyle. İlki 11.Mayıs'ta Yeditepe Üniversitesinin bahar şenliğiydi. Önce Ajda Pekkan sonra Serdar Ortaç sahne aldı. Ajda Pekkan'ı severim daha öncede canlı dinlemiştim. Serdar Ortaç'a bayılmam hatta pek de sevmezdim ama çok güzel eğlendiriyormuş ilk defa canlı dinledim ve beğendim.

11.Mayıs.2012.Yeditepe Üniversitesi Bahar Şenliği

Marmara Üniversitesinin Göztepe Kampüsü evimize çok yakın bahar şenliklerinde 1 hafta boyunca çok güzel konserler oldu. Sadece MFÖ'ye gidebildik ve her zamanki gibi güzeldi.

14.Mayıs.2012, Marmara Üniversitesi Bahar Şenliği, MFÖ Konseri

Konserlere giderken kuzuyu babasına bıraktım, buradan kendisine teşekkür edeyim :)
Hafta içi bir akşam dağın başındaki işyerimden kalkıp Taksim'e gidip harika kadınlarla akşam yemeği yedim, güzel şarap, güzel anneler ve harika sohbetle geçen güzel bir akşamdı.
16.Mayıs.2012, Taksim, Pano Şarapevi

19.Mayıs'ı bu sene Bağdat Caddesinde güzel bir yürüyüşle kutladık. Yürüyüşün sonunda Caddebostan sahilde kurulan sahnede çok sevdiğim Yaşar'ı izledim, konser de Yaşar'da çok güzeldi :)


19.Mayıs.2012, Caddebostan Sahil


Haziran ayında da şehirde pekçok konser oldu fakat biz haftasonları yazlık sezonunu açtığımızdan çok fazla konsere gidemedim :p 11.Haziran'da Ataşehir Belediyesinin düzenlediği Volkan Konak Konserine gittim. Bu sefer oğlumuda götürdüm.


                                               11.Haziran.2012, Volkan Konak Konseri


Gene bir cuma akşamı sevgili Hülya'nın Ankaradan gelişi şerefine harika kadınlarla buluştuk. Güzel arkadaşlar, şarap ve sohbetle geçen güzel bir akşam oldu.


22.Haziran.2012, Bostancı Beers

Bütün bu akşamlarda kuzuma bakan babası ve teyzelerine teşekkür ederim, bana göre bebeğin/çocuğun mutlu olabilmesi için önce annenin mutlu olması lazım. Annelerin arada bir mutlaka eğlenceye vakit ayırmaları gerekir, bunun içinde babalara ve aileye iş düşüyor. Bu yazıyı okuyan bir baba olursa (anne-bebek blogu okuyan pek baba olduğunu sanmam ama :)) lütfen bir akşam çocuğa ben bakayım sen dışarı çık diye eşine teklif etsin :)))

15 Haziran 2012 Cuma

Ormana gidelim..


Şehir hayatında binaların içinde yaşıyoruz, İstanbul gibi büyük bir metropolde nefes alınacak yer sayısı maalesef çok az. Bütün ağaçlar kesilip yerine bina dikildiğinden çocuğu ormana götürmek için baya bir yol gitmek gerekiyor. Bizimki devamlı parkta ve yeşillik görüyor allahtan ama ormanın yerini tutamaz asla. Bir haftasonu piknik yapmak için ormana gittik. Yemeğimizi yedikten sonra birlikte ormana keşfe çıktık.


Halkımızın tercihleri bazen bana çok garip geliyor piknik alanında insanlar yanlarında davul zurna getirmişti mesela :) Pazar günü olduğundan her yer aşırı kalabalıktı ve maalesef pisti. Biz hemen karnımızı doyurup ormanın derinliklerne daldık. Ormanda paintball oynanıyormuş meğer önce uzaktan seslerini duyduk sonra adamları gördük. Poyraz giysilerinden biraz korktu  :)


Koca koca adamlar pek eğleniyordu doğrusu, Poyraz'ı bunun bir oyun olduğuna ikna ettikten sonra oturup biraz seyrettik, gerçekten de gayet eğlenceli görünüyordu uzaktan. Paintball oynayan adamların oyunu bitip dağıldıktan sonra bizde kuzumla kozalak avına çıktık. Etrafta kozalak aradık , bulduklarımızı eve götürmek üzere topladık.

Orman Poyraz'ın çok hoşuna gitti gerçi istediği gibi koşturamadı zira engebeli bir arazi ve düşmesin diye devamlı elinden tutmak zorunda kaldım ama genede severek gezdi. Ağaçları inceledik uzun uzun aslında bizimki doğadan ziyade hayvan düşkünü bir çocuk olduğundan aklı piknik yapılan yerde gördüğü civciv, ördek yavrusu ve tavuklarda kaldı. Oraya gidelim diye tutturunca gidip yavru hayvanları izledik.

Ormanın derinliklerinde başbaşa gezmek çok iyi geldi ikimizede, Poyraz durmadan keşfe çıktık dimi anne deyip durdu :) etrafta kimse olmadığından kendi kendimize hatıra fotosu çektik :)


Daha sonra piknik alanına geri döndük, zaten akşam olmuştu, tekrar ormana gelmek üzere ayrıldık. İstanbul gibi bir kentte daha fazla, bakımlı ve temiz ormanlık alanların olmasını diledim , belki bir gün gerçekleşir bu dileğim kim bilir...

13 Haziran 2012 Çarşamba

Poyraz'ın İLK Lunapark gezisi..


Bostancı Lunaparkı benim çocukluğumdan beri varolan bir yer. Çocukken giderdik, tabii şimdiki kadar çok ve çeşitli oyuncak yoktu ama genede çocuk olarak bize çok güzel gelirdi. Poyraz doğduğundan beri önünden belki defalarca geçmiş olmamıza rağmen hep daha çok küçük diye sokmuyordum iyide yapıyormuşum doğrusu. Poyraz'ı İLK defa lunaparka götürmeye karar verdim, Ada ile buluştular ve parkın içine saldık bunları. Fakat daha ilk anda bunlar daha küçük diye düşünmekte ne kadar haklı olduğumu anladım zira nerdeyse oyuncakların tamamında 4 yaş sınırı var e bizimkiler daha 2-2,5 :) Bizimki gördüğü herşeye binmek istiyor fakat binemiyor en çok da çarpışan arabalara içi gitti yavrumun iki saat zor anlattım henüz küçük olduğu için binemeyeceğini.

Koca lunaparkta 3 yaş ve altı gruba uygun sadece 2 oyuncak var biri tren biride atlı karınca bizde 2şer bilet aldık bunlara madem geldik bişeylere binsinler istedik. Önce trene bindiler birlikte.

Sonrada iki tur atlı karıncaya bindiler. Eğer onlara da binemeselerdi çok üzüleceklerdi ama bu bile yetti onlara. Bir daha da ikiside 4 yaşına basmadan asla lunaparka gelmemeye karar verdik :) Bu yazıyı okuyan sevgili okur seninde çocuğun 4 yaş altındaysa lunaparka götürmeni tavsiye etmem :)

12 Haziran 2012 Salı

Bakırköy Hacı Seyid'de Kahvaltı..


Sevgili arkadaşım Dilek'in organize ettiği şahane kahvaltıda buluşalı 1 ayı geçti ve ben yazısını yeni yazabiliyorum :) Dilekciğim Bakırköy'de kahvaltı organize edince önce çok uzak diye gidemem diye düşünmüştüm ama son anda Dileğe bir sürpriz yapıp henüz araba kullanmaya yeni başlayan arkadaşım Emine ile bir cesaret Anadolu yakasından düştük yollara. Navigasyon sağolsun bizi biraz kaybetti, karşıya geçmek isterken kendimizi Üsküdar'da bulduk ama vazgeçmedik az gittik uz gittik Bakırköy Hacı Seyid'i geç de olsa bulduk :)


Daha önceden tanıdıklarım ve yeni tanıştığım birçok güzel anneyle gayet keyifli bir kahvaltı yaptık. Mekan seçimi harikaydi zira hem açık büfesi çok çeşitli ve güzeldi hemde kahvaltı ettğimiz salon sadece bize ayrılmıştı. Çocuklar rahatça oyun tarafında oynarken bizde sohbet etme imkanı bulduk.


Çocuklar ortalıkta koşturup durdu, biz biraz peşlerinde koşturduk, biraz karnımızı doyurduk, biraz sohbet ettik. Hatta sevgili Asyanın annesi :) transa geçip, kahve falıma bile baktı.

Hepsi koşturduğundan sayamadım ama sanırım 15e yakın çocuk & anne vardı. Mekan, kahvaltı bahane güzel annelerle sohbet etmek, eskileri görmek, yenileriyle tanışmak şahaneydi. Dilek'e organizasyon için geçde olsa teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim :p

6 Haziran 2012 Çarşamba

Disney Live Müzikal : Mickey'nin Müzik Dünyası


İstanbul Çocuk Tiyatrosunun (http://www.ict-turkey.com) hazırladığı Disney Gösterisininin (http://www.disneyturkiye.com.tr/disneylive/mickeyninmuzikfestivali/) reklamlarını televizyonda görmüş ve çok beğenmiştim fakat Poyraz'ı götürme konusunda kararsızdım zira oğlum sabit oturmayı pek sevmediğinden bazı oyunlarda daha 10 dk.da sıkılıp çıkalım eve gidelim diye tutturmaya  başlayabiliyor. Bu yüzden güvenip de bilet almadım biraz daha büyüsün öyle gideriz nasılsa diye düşünüyordum. Twitter'da gezinirken İstanbul Çocuk Tiyatrosunun takipçilerine bilet hediye ettiğini gördüm ve şansımı deneyeyim dedim. Tek yaptığım aşağıdaki twitter hesabını takip etmek oldu ve şansıma iki kişilik bilet kazandım :) https://twitter.com/#!/ICTTurkiye


Gösteri yeni açılan Trumph Towers AVM'de sahneleniyor ve buraya ulaşımda oldukça kolay. Mecidiyeköy'ün merkezinde. Gösteriye tamda anneler gününde yer ayırttık ve tabii ki oğlum arkadaşı Ada'dan ayrılmadığı için  birlikte gittik. AVM'nin bir katını tamamen çocuklara ayırmışlar ve çok hoş olmuş. Yemek yeyip bilumum oyuncaklara baktıktan sonra saat 6da salona girdik.

Gösteri başlayıncaya kadar acaba oğlum duracakmı, sevecekmi, izleyecekmi gibi endişeler taşıyordum fakat gösteri başladıktan sonra bu endişelerim uçup gitti zira bizimki hipnotize olmuş gibi ve bayıla bayıla izledi gösteriyi. Normalde tiyatro ve sinemada 20-25 dk. sonra kıpırdanmaya sıkılmaya başlayan oğlum bu gösteriyi sonuna kadar ve severek izledi. Fakat gösteri öyle güzeldi ki gerçekten bizde 4 yetişkin olarak severek izledik.

Poyraz'la özellikle kışın sık sık tiyatroya gittik ve maalesef bütün çocuk oyunları yeterli derecede özenle hazırlanmıyor , hiç beğenmediklerimiz bile oldu fakat bu çok profesyonelce hazırlanmış bir gösteriydi. Danslar, müzikler, kostümler herşey bir harikaydı diyebilirim. Bizlerde çocuklarda ağzımız açık seyrettik.

Gösteri bittiğinde Poyraz sahneye çıkıp maskotları yakından görmek istedi ama bu mümkün değildi baya bir süre sahnenin etrafında dolaşıp durdu. Bu gösteride emeği geçen herkesi çocuklar için böylesine özenli bir gösteri hazırladıkları için tebrik etmek lazım. Ayrıca İstanbul Çocuk Tiyatrosuna hediye biletler için bir kezde buradan teşekkür ederim. Gösterinin son günleri , bu fırsatı kaçırmayıp çocuğunuzu bu hafta sonu götürün derim.