18 Ocak 2013 Cuma

Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak düşünülmüş ve devrin padişahı Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) isteği üzerine inşa edilmiştir. Saray’ın inşasına 6 Ağustos 1863 tarihinde başlanmış ve 21 Nisan 1865 Cuma günü, yapılan bir törenle resmen kullanıma açılmıştır.


Doğma büyüme İstanbullu biri olarak bu güzel saraya bu yaşımda ilk kez gidiyor olmanın utancı içindeyim. Sadece bahçesi bile o kadar güzel ki defalarca daha gitmeyi düşünüyorum. Zaten sarayı gezmeden sadece bahçesindeki cafede kahvaltı, çay-kahve, yemek için gidenler varmış. Girişte bahçeye girmek için 1 TL verip café bölümüne girebiliyorsunuz. Bizde öyle yaptık ve muhteşem boğaz manzarasında gayet makul bir fiyata kahvaltı ettik. Kahvaltı tabağı çok zengin olmamakla birlikte benim için yeterliydi.

Cafenin bahçe kısmı çok güzel hem yemek hem çay-kahve içmek için gelebilirsiniz ama asıl ben cafenin kapalı kısmınıda çok beğendim. Biz gittiğimizde hava güzel olduğu için bahçede oturduk ama bu tamamı camla kaplı bölümün kar yağınca harika olacağını düşünüyorum ve kışın kesin tekrar gideceğiz buraya kahvaltıya.


Karnımızı doyurduktan sonra uzun sure sarayın bahçesinde vakit geçirdik, konumu harika çok çok güzel bir manzaraya sahip ve bahçeside çok bakımlı ve güzel. Bahçesindeki çiçeklerin, ağaçların hepsi çok güzel. Poyraz bile ortamı çok sevdi, çiçekleri, minik heykelleri hepsini tek tek inceledi.

Kahvaltıdan sonra kahve keyfimizide bahçede yaptık, Poyraz bu esnada etrafta bol bol koşup oynadı, eğlendi.

Sarayın kapıları bir harika, sarayın boğazla arasında bir duvar var bu sanırım sarayı düşmanlardan korumak için yapılmış ve kocaman kapılar var. Biz once kapılar kapalı sandık , fakat Poyraz uzun uğraşlar sonucunda kapıyı açmayı başardı :) Kapıdan çıkınca tam boğazın kenarındasın harika ötesi bir manzara. Çıkıp dışarda oynadık biraz , bir yandan da korkutucu boğazın serin sularına bir adım mesafede olmak.


Poyraz’ın kapıyı açacağı aklımın ucundan geçmediğinden kapı kapalıyken Boğaz’ın fotosunu çekme çabalarım :)


Bahçede yeterince vakit geçirdikten sonra bir çılgınlık yapıp sarayı Poyraz’la birlikte gezmeye karar verdim. 10 TL. Verip biletimi aldım. Sarayı bireysel olarak gezmek yasak, mutlaka rehberle gezmek gerekiyor. 10 dk.da bir hem türkçe hem ingilizce rehberli gruplar çıkıyor bizde gruba katıldık. Önce Poyraz durmaz diye düşünmüştüm en fazla yarıda grubu bırakır dönerim diye düşündüm ama oğlum beni yanılttı. Bütün sarayı grupla birlikte gayet güzel gezdi, herşeyi inceledi, dinledi, çok çok az yaramazlık yaptı ki o kadar da olur yani J vay be dedim oğlum büyümüş sanırım 3 yaşında benimle saray gezebilir hale gelmiş minik adam.


Sizede bir gününüzü ayırıp İstanbul’un bu köşede kalmış güzelliğini görmenizi tavsiye ederim, pişman olmazsınız. İstanbul’da yaşıyoruz güzelliklerinden mahrum kalmayalım.







4 yorum:

  1. Harika bir.tanitim olmus bencede harika bir yerdir bahara bizde gideriz umarim tesekkurler...

    YanıtlaSil
  2. slm poyraz bebeğin şanslı annesi belgin ben dünden beri dünyası başına yıkılmış belgin ama ne oldu biliyormusunuz RABBİM sizinle karşılaştırdı beni kendime bir teselli bulmak ve doktorumun bana menepoz değerlerin çok yüksek demesini çürütmek için kendimi toplayıp bir gün sonra yani bu gün akşam oturdum internet başına vede iyiki oturmuşum okumadığım yorum girmediğim site bakmadığım hastane kalmadı derken sizi buldum aman ALLAHIM sirkelendim vede kendime geldim bir yandanda eşime okuyorum sizin yazdıklarınızı derken biz bi celallendik kalktık doktorun yaptığı test sonuçlarına baktık birde ne görelim doktorumun bana çok yüksek dediği değerler 1 hafta önce dahada düşükmüş neyse ben konuyu baştan anlatayım ben daha önce 4 kez hamilelik yaşadım bebekleri hep öldü 3 ay yada 3.5 ay sonra ben çalışıyordum çok yoğundum birde insanını hamile kalıyorken aklına gelmiyor başına bunların geleceği ben bebeklerimle yeteri kadar ilgilenemedim neden derseniz genetik anneme çekmişim adetim devam ettiği için hamile kaldığımı anlamıyorum anladığımda da çok geç kalmış oluyorum neyse meğerse doktorlarda bunu geç fark etti benim kanım pıhtılaşıyor bebek tutunamıyormuş böyle geldi geçti yıllar derken ben geldimmi 40 yaşına daha yeni ocak 8 de girdim yaşıma benim bayan bir doktorum vardı hamileydi izne çıktı o bana problem yok demişti hatta bunca kürtaja rağmen karın duvarların rahmin süper demişti onun yerine gelen boyu devrilesi erkek doktor bir kere bana özele gidiyorum bu arada devletin ödemediği ilaçlar verdi hep daha sonra öğrendikki devlet bu ilaçları heyet raporu çıkardığımızda ödüyomuş söylemedi fark etmez dedik bizde millet milyarlar harcıyor olur dedik neyse değerlerim gayet iyiydi b u doktor bana yumurtalarımı çatlatmak ve yumurta sayısını çoğaltmak için iğneler verdi peş peşe birde eşime demiştiki MENOGON adlı bu iğne 2 3 ay bize yetecek bu iğne 136 tl içinde 5 tane var bu iğneyi vurulmadan 6 gün önce fsh ım 33.33 iken tabi biz buna sizi okuduğumuzda kalkıp bakıyoruz 6 gün sonra 68.52 çıkıyor tabi bende yumurtalıklarımda 2 3 gün ağrı oldu bizce fazla yüklemeden bana doktorum demiştiki aşılama yaparız böyle tüksek çıkınca aaaaa asla aşılama olmaz sana tüp bebek şart tanıdığım arkadaşlar var yönlendireyim şimdi bize sizi okuduktan sonra acayip bir güven geldi yoksa biz çökmüştük yani sizin kürleri deniycez hemen yarın sabah almaya gidiyoruz haldızmıydı neyse kaydettik zaten sizin yazılarınızı lütfen bana bir akıl verin mutlaka yaş itibaiile biraz sıkıntılı bir dönem ama ne yapmam lazım çok dua ederiz size akşam akşam umutla doldu evimiz iki kelam sözünüze muhtacım lütfen cevap yazın bana kafamda acayip bir ağırlık var gözlerim deseniz sanki benim değil durduramıyorum gözyaşlarımı ALLAHA emanet olun vede lütfen bana cevap yazın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Belgin Hanım öncelikle sakin olun Allah'tan hiçbir konuda ümit kesilmez umarım sizde anne olmayı tadarsınız. Bana ozelnihal@yahoo.com adresime mail adresinizi gönderirseniz oradan haberleşelim.

      Sil