28 Ocak 2013 Pazartesi

Maçka Parkı



Anadolu yakasında oturduğumuz için karşıdaki parklara pek sık gitmiyoruz , karşıya geçmişsek mutlaka bir planımız oluyor ve bu da parka gitmek olmuyor :) Bu sefer tek amacımız gerçekten parka gitmek olarak çıktık evden. Sabah erken saatlerde Maçka parkına ulaştık, çay bahçesinde kahvaltımızı ettik. Benim asıl niyetim Poyraz’la teleferiğe binmekti. Fakat gecenin bir vakti kapkaranlık evde hiç korkmadan dolaşan oğlum teleferikten korkunca planlarım suya düştü.  Teleferiğe baktı, baktı, inceledi ve uçan tren mi olur dedi :) Mantıklı aslında uçan tren olmaz dimi :) Binmek istemedi küçük bey, bir süre izledi teleferiklerin gidip gelişini babasıyla birlikte.

Gençliğimde okula gidip gelirken devamlı Beşiktaş’tan geçerken bu parkı  ve uzaktan havuzu görürdüm ama hiç gelip içinde oturmuşluğum yoktur. Bu gittiğimizde inşaat vardı parkın içinde birşeyler yapıyorlar ne olduğunu anlamadım ama bitince tekrar gitmek lazım. Biz kuzuyla biraz yeşilliklerde yürüyüş yaptık, havuzun kenarında oynadık.


Havuzun hemen ilerisinde ise çocuk parkı var, Poyraz orayı görünce hemen kendini parka attı. Çocuklardaki bu bitmek bilmeyen park aşkını bir bilen bana anlatsın allah aşkına , hergün gitse gene doymuyor gene doymuyor :) Babasıyla parkta baya bir eğlendi bizim kuzu, bende oturup keyfime baktım.


Maçka şehrin o bölgesinde yeşil kalmış nadir alanlardan. Umarım hep öyle kalır zira etraf bina dolu insanların nefes alacakları bir avuç yeşillik kalmış. Çay bahçeleri biraz bakımsız geldi bana, daha düzgün işletmeler olsa fena olmazmış. Genede bu manzaraya karşı oturup kahve içmenin keyfi güzeldi.

1 yorum: