29 Kasım 2013 Cuma

Pom pom nedir? ne işe yarar? pom pomla yapılan aktiviteler

 
Türkçe'ye pon pon olarak geçmiş olan bu craft malzemesinin orjinal adı pom pomdur. Çocuklar için son derece zevkli el işleri yapmaya yarar. Kırtasiyelerde çeşitli boylarından paket halinde satın alıp evde çocuğunuzla birbirinden güzel aktiviteler yapabilirsiniz. Anaokullarında çok kullanılan bir malzemedir.

 
Özellikle 2-3 yaş aralığında çocuklarla ne yapsak diye düşünürüz, bu dönemdeki çocuklar için yumuşak olması nedeniyle son derece güvenli bir malzemedir. Bu yaş grubundaki çocukların ince motor becerilerini geliştirmek için yapabileceğiniz en güzel aktivite transfer çalışmalarıdır. Pom pomları bir kutuya rengine gore yerleştirmek, bir kutudan başka bir kutuya transfer etmek, maşa ile pompomları tutmak ve yerleştirmek gibi onlarca değişik transfer çalışması yaptırabilirsiniz.

 
 
 
 

 
 

 
 
Pom pomlarla aynı zamanda 3-4 yaş grubuna matematik çalışmaları yaptırabilirsiniz. Saymalarını kolaylaştıracak bir şablon bulursanız pom pomları bu şablona sayarak dizmelerini isteyebilirsiniz.
 
 
 
 
Pom pomlarla boyama bile yaptırabilirsiniz. Parmak boyalarna pom pom batırarak kağıda pom pomlarla şekiller çizebilir ve bir sanat eseri yaratabilir.
 
 
 
Pom pomlar ve oynar gözler kullanarak çok şirin hayvanlar yaptırabilirsiniz..
 

Pom pomlar ve bir ayna kullanarak kendi kendini tanı oyunu oynatabilirsiniz..
 
 
Aktivite yaparken bende çocuğuma yardım ederim diyorsanız birlikte sonbahar temasını işleyen harika bir ağaç yapabilirsiniz..

Bunlar benim bulduğum örnekler internette daha yüzlerce aktivite var, kendiniz de yaratıcılığınızı konuşturup değişik şeyler yapabilirsiniz.

Pom pomları nereden alırım diye soracak olursanız www.handykids.com.tr de içinde pom pom olan 2 setimiz var.. (Bilmeyenler için not www.handykids.com.tr sitesi bana aittir, ürünlerin tamamını İngiltere'den ithal ediyoruz, Kids Create markalı ürünlerimizin tamamı çocuk sağlığına uygun üretilmiş olup gerekli testlerden geçmiş ve sertifikaları mevcuttur)
 
Set; 26 değişik eva (arkası çıkartmalı özel malzeme) harf, 50 ad. renkli tahta çubuk, 12 ad. tüy, 25 adet pom pomdan oluşur. Fiyatı 9.90 TL.http://www.handykids.com.tr/Eglenceli-Craft-Paketi-HOI,PR-4.html
Çanta olarak da kullabileceğiniz bu elişi setinde çeşitli ebatlarda 18 adet pom pom, 10 adet şönil, 12 adet tahta çubuk, 10 adet oynar göz, 1 adet yapıştırıcı, 5 adet tüy, 50 adet çeşitli ebatlarda eva şekil bulunur. Fiyatı 15 TL.
 
 
** Setin içindeki digger malzemeler şöniller, tahta çubuklar, tüyler, oynar gözlerle yapılacak aktivitelerle ilgili blog yazıları yazmaya devam edeceğim..**
 
Kaynaklar :

21 Kasım 2013 Perşembe

Gezi önerisi : Burgazada

 
Burgazada, bir vapur mesafesi kadar yakın, Bostancıdan 45 dakikada istanbul'dan uzaklaşıp bu güzel adanın sokaklarında dolaşmaya başlayabilirsiniz. Bize alışkanlık olmuş adaya gidelim deyince hep aklımıza büyük ada geliyor ve devamlı oraya gidiyoruz, bu sefer değişiklik yapalım hadi hiç gitmediğimiz bir adaya gidelim dedik.


İskelede motordan iner inmez hemen karşımıza gelen ilk sokaktan yukarı doğru çıkıp sokakları arşınlamaya başladık. Tarih 28.Ekim olmasına ragmen hava güneşliydi, hem sonbahar gelmiş yapraklar dökülmüş hemde güneş bizi ısıtmaya devam ediyordu, kısaca tam gezme havasıydı.

 
Ada sokakları birbirinden güzel evler, harika çiçekler ve yerlere dökülmüş yapraklarla doluydu. Yaz bitince evlerin bazıları boşalmıştı fakat adada yaz kış yaşayan bir kesim halen evlerindeydi. Köşkler, güzel birkaç kilise, camiiyi fotoğrafladım..
 
 
Burgazada demek aynı zamanda Sait Faik Abasıyanık demek, zamanında burada yaşamış ve hikayelerinin çoğunda ada sokaklarını konu etmiş bu yazarın benim için anlamı ayrıca çok büyük. Türk hikayeciliğinin önde gelen isimlerinden olan Sait Faik hiç evlenmemiş ve çocuğu olmamıştır ama biz tüm Darüşşafaka Lisesi mezunları onun çocukları sayılırız. Çünkü kendisi eserlerinin telif haklarını ve tüm mal varlığını Darüşşafaka'ya bağışlamıştır. Her satılan Sait Faik eseri bizim eğitimimize katkı sağlamıştır, kendisine edebi olarak hayran olmanın yanı sıra ayrıca bağışlarından dolayı da minnettar olan binlerce darüşşafakalıdan biriyim. Cemiyetimiz ünlü yazarın hayatının son yıllarını geçirdiği adadaki köşkünü restore ederek Mayıs 2013te Sait Faik Abasıyanık müzesi olarak halka açtı. Yazarın kişisel eşyalarınında sergilendiği müze Pazartesi ve Salı günleri kapalı olduğu için biz maalesef gezemedik ama sizin yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.
 
 
Biz ada sokaklarını arşınlarken öğlen oldu ve karınlarımız acıkmaya başladı. İskelenin solunda dizilmiş birbirinden güzel balıkçılardan birinde yemek yiyebilirsiniz. Özellikle Barba Yani çok meşhur. Bizde balıkçılardan birinde güzel bir yemek yedik. Bizim minikler kendilerini doyurmadan once masadaki tüm ekmeklerle martıları doyurdular.
 
 
Gezide yanımızda iki tane 4 yaş insanı olduğu için onları da memnun etmeye çalıştık. Adada faytonların park edildiği yerin hemen yanında park var, biraz parkta oynadılar, sonra sokaklarda birlikte gezip çalı topladılar, restoranın bahçesindeki köpeği sahiplenip ona Efe adını verdiler :)
 
 
Adaya gelip de faytona , bisiklete binmeden olmaz, yemekten sonra spor olsun diye minikleri arkaya atıp bisiklete bindi poyraz teyzesiyle, Onur annesiyle. Faytona sırf çocuklar çok istedi diye binip mini bir tur attık, zira zaten sokakları kendimiz gezmiştik. Aslında ada oldukça büyük, Kalpazankayaya gidemedik mesela çünkü bizim minik adamların yürüme kapasitesi bir yerde bitiyor ve kucak diye tutturmaya başlıyorlar.
 
 
Derken akşam oldu bile, bir günde bol bol gezip, eğlendik, güzel yemekler yedik ve çocukları eğlendirdik, bir tatil günü için oldukça güzel bir program oldu. Akşam motorla geri dönerken güneş batmak üzereydi ve harika bir manzarayla adayı arkamızda bıraktık..
 

15 Kasım 2013 Cuma

Gezi Önerisi : Cumalıkızık - Bursa

 
Geçtiğimiz kurban bayramının uzun bir tatil olmasını fırsat bilip bayramın 2.günü Sabah 6.15te 2 aile İstanbul'dan yola çıktık, istikamet Bursa'nın şirin ilçesi Cumalıkızık'tı. Yolculuk umduğumdan kısa sürdü ve saat 9.30da bu şirin köye ulaştık. Cumalıkızık fotolarını bol bol sosyal medyada gördüğüm ve merak ettiğim bir köydü. Bu köyün özellikle kahvaltısının meşhur olduğunu okumuştum. Yolda uyuyan bizim minikler de bizde acıkmıştık, gelmeden önce araştırmıştım herkes Mavi Boncuk'tan bahsediyordu, bizde köyün içinde biraz yukarılara doğru çıkarak Mavi Boncuğu bulduk.


Erken bir saatte orda olmamıza ragmen masalar dolmak üzereydi, sanırım Bursa'da yaşayanlarda tatil günlerinde bu şirin köye kahvaltıya geliyorlar. Büyük bir semaverle çaylar ve serpme kahvaltı geldi, açıkcası ben anlatılan kadar harika bir kahvaltı bulmadım ama yeterli ve doyurucuydu, ortam da oldukça otantikti.

 
Kahvaltıdan önce ve sonar sokaklarında gezdik köyün. Sokakların ortasından yukarılardan gelen bir su akıyor, çok güzel bir su, senenin çoğunda bu su sokaklarda akarmış, bu bile köye otantik bir hava vermiş. Sokakların hepsi taş, köyün içine araç girmesi yasak. Meydanda bir okul var tüm araçlar oraya park ediyor ve köyün sokaklarını yürüyerek geziyorsunuz.
 
Köy turizme açıldıktan sonra evlerin büyük kısmı restore edilmiş ve köylü evlerine çok güzel bakıyor. Geçimlerini turizmden kazandıkları her hallerinden belli çünkü anadolunun pek çok köyünde genelde bu tarz köyler çok bakımsız ve viranedir. Fakat burada belediye de iyi çalışmış, evler aslında uygun olarak restore edilmiş ve halk da bu halini koruyor.
 

Evlerin kapılarından bakınca birşey göremiyorsunuz ama kapılar genelde avluya açılıyor ve tüm köy halkı avlularına birkaç masa atmış ve gelir elde ediyor, ev yapımı gözlemeler, kahvaltılar, çay kahve servis ediyorlar, sanki onlara misafirliğe gitmiş gibi keyifli saatler geçirebilirsiniz.

 
Halk sadece gözleme ve yemekten değil aynı zamanda ev yapımı ürünler satarak da gelir elde ediyor. Dağ çileği reçeli aldık ve tadı gerçekten harikaydı, çeşit çeşit ev yapımı reçeller, ekmekler, turşular, zeytinler, tarhana. Burası aynı zamanda kestane köyüymüş, kestanede alabilirsiniz gitmişken.

 
Çocuklar hem sular akan sokaklarda gezmeyi çok sevdi, çocuk her yerde çocuk mutlaka oynayacak birşeyler buluyorlar kendilerine. Yanımıza hiç oyuncak almamıştık ama kendi kendilerine eğlenmeyi de başarıyor minik adamlar :)
 
 
Köyün meydanında çeşit çeşit tezgahlar var, orjinal şeyler alabilirsiniz. Fakat köy sadece bu meydandan ibaret değil yukarıdaki sokakları da dolaşın, gene de kahvaltı yada yemek yeyip sokaklarınızı gezmeniz yarım günü geçmez , küçük bir alana bir köy.
 
 
Bir haftasonu değişik birşey yapalım derseniz 3 saatte gidilen bu güzel köyde kahvaltı edebilir , sokaklarında gezebilir, köy ürünleri alışverişi yapabilir, soluklanıp çay içebilir ve güzel bir gün geçirebilirsiniz..
 

13 Kasım 2013 Çarşamba

Ekim ayı böyle geçti..

 
Ekim ayını çok severim, bize oğlumuzu verdi.. Ekim ayı bizim için Poyraz'ın doğum günüyle başlar, her sene arkadaşlarıyla eğlenebileceği güzel bir parti yapıyoruz ona, sıkılana kadar da yapmaya devam edeceğiz sanırım. İyi ki doğmuş benim güzel oğlum..

 
Bu ay Poyraz'sız gecelerimden birinde eski dostlarımda güzel bir mekanda buluşup yemek yedik, sohbet ettik. 20 sene once küçük birer kızken tanışmış şimdi kocaman kadınlar olmuşuz, birimiz hala öğrenci ve harika bir girişimci aynı zamanda, birimizin karnı burnunda bebeğini bekliyor, birimiz çalışan anne.. Böyle akşamlar bana çok iyi geliyor..
Bu ay iki ayrı bayram kutladık. İlki kurban bayramıydı. Bayram bizde geleneksel olarak anne evinde kahvaltıyla başlar. Derken bütün akrabalar ziyaret edilir, eller öpülür, sohbetler edilir, eski bayramların tadı kalmadı diyenlere inat ben kendimi bildim bileli bizim sülalede bayramlar böyle geçer..
 
Bu sene bayram tatilinin uzun olmasını fırsat bilip 2 günlüğüne istanbul'a yakın güzel şehirlerden biri olan Bursa'ya gezmeye gittik. Önce Cumalıkızıkta kahvaltı ettik, Uludağa çıktık, Bursa'da iskender yedik, Trilyeye gidip zeytin aldık. Dostlarımızla güzel bir tatil geçirdik.
 
 

Ekim ayı tatillerle dolu bir aydı bizde bu tatilleri değerlendirdik. 29 ekim tatilini fırsat bilip hemen yanı başımızda olmasına ragmen daha once keşfetmediğimiz Burgazada'yı keşfe çıktık. Hava harikaydı, Ekim sonuna gore içimizi ısıtan bir hava vardı. Sokaklarında gezdik, balık yedik, bisiklete bindik, faytona bindik, çocuklar için çok eğlenceli bir gün oldu.

 
Ekim ayının ve bence senenin en önemli günü 29.Ekim'di. Her sene olduğu gibi bu yılda Cumhuriyet yürüyüşüne katıldık, Atamızı andık. Günümüzde unutturulmaya çalışsa da bizler asla Cumhuriyet Bayramının önemini unutmayacak ve çocuklarımıza öğretecek insanlarız..


Ayın son gününde Poyraz'a ödevini yapması için Beyaz Fırın'dan trifle rüşvet verdiğimi itiraf ediyorum :)
Kısaca ekim ayı bol tatilli, hareketli, gezmeli ve güzel geçti..