22 Mayıs 2014 Perşembe

Ailemiz büyüyor..

 
Poyraz karnımda 37.haftasını doldurduğunda bu blogu açmıştım, şimdi karnımdaki minik çok daha büyük 39.haftasında ve doğmasına sadece 9 saat var :) Poyraz abi oluyor, biz yeniden anne baba oluyoruz, ikiydik üç olduk, yarın Sabah itibariyle dört oluyoruz.. Hamileliğimin son günü, muhtemelen de son hamileliğim hem hüzünlü hem sevinçliyim.. Minik kızımız Esin yarın ailemize katılacak inşallah, seni heyecan ve merakla bekliyoruz küçük kız.. Baban, ben ve abin seni sevmek için sabırsızlanıyoruz.. Sağlıkla gelirsin umarım, kime benzeyeceksin, nasıl huyların olacak çok merak ediyorum, seninle tekrar büyüyeceğiz hep birlikte, seni çok seviyoruz..

 

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Bezirgan - İstanbul Halk Tiyatrosu

 
İstanbul Halk Tiyatrosunun daha önce Alevli Günler oyununu izlemiş ve çok beğenmiştim. Bu oyunu da çok merak ediyordum, bu sezon sonunda fırsat bulup eşimle gittik oyuna. Genelde yetişkin oyunlarında Poyraz'ı babasına bırakıp giderim bu sefer değişiklik yaptık ama yapmaz olaydık zira eşim oyunu beğenmedi :) ve beni lütfen bir daha tiyatroya getirme ben çocuğa bakmaya razıyım dedi, sanattan anlamayan bir kocam var ne yapayım :) olsun gerçi iyi çocuk bakıyor :)


Erkan Can ve Cem Davran zaten senelerdir oyunculuklarını çok beğendiğim iki usta. Yıldaray Şahinler benim ortaokul yıllarımdan beri şehir tiyatrolarında izleyip hayran olduğum bir isim, bu oyunda kendisini yönetmen koltuğunda görüyoruz. Oyun Moliere'in Tartuffe'undan uyarlama. Tartuffe yani Türkçe adıyla Bezirgan günümüzde!! çevrede çok fazla gördüğümüz dini sömürerek çıkar sağlayan bir tipleme. Evin sahibi (Cem Davran) Bezirgan'a inanıyor, bir dediğini iki etmiyor, malını mülkünü bile onun üzerine yapıyor, hepsi din kisvesi altında, bu tiplerden etrafta çok mu var bana mı öyle geliyor son günlerde?
Oyunda Erkan Can'ı çok fazla görmüyoruz, Cem Davran oyunu alıp götürüyor diyebilirim, oyunculuğu her zamanki gibi çok başarılı. İyi dersler çıkarılacak, güzel bir uyarlama olmuş.

İstanbul Halk Tiyatrosunun İhtiyar Balıkçı ve Deniz oyununu da çok merak ediyorum, sırada o var, ilk fırsatta gideceğim.

Oyun programını http://www.istanbulhalktiyatrosu.com/ web sitesinden takip edebilirsiniz..

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Kidzania İstanbul Nasıl Bir Yer? Neler Yapılır?


Türkiye’de son dönemde popüler olan Eğlence ve Eğitim merkezlerine bir yenisi daha eklendi ve bir Meksika markası olan Kidzania , Akasya AVM’nin içinde açıldı. 23 Nisan tatilini fırsat bilip Poyraz’ı Kidzania’ya götürdüm. Öncelikle Kidzania’nın çok büyük olduğunu ve 1 günde asla gezilemeyeceğini belirtmek isterim. AVM’nin 4.katı tamamen Kidzania’ya ayrılmış durumda ve burası yaklaşık 10 bin m2. Giriş bir havaalanı şeklinde kurulmuş, havaalanından bilet satın alıp giriş yapıyoruz. Kolumuza çocuk ve ebeveyn bilgilerinin girildiği bileklikler takılıyor.
 
Giriş 4-14 yaş çocuklar için 50 TL, anne-babalar için 30 TL. 8 yaşın altındaki çocukların yanında ebeveyni olmadan giriş yapması yasak. 8 yaşın üstündeki çocuğunuz içeri yalnız girebilir fakat gene de ebeveyne bileklik takılıyor ve bir şey olması durumunda bilekliğinize çağrı geliyor ve sizin gidip çocuğunuzu almanız gerekiyor. Giriş biletiyle birlikte çocuklara bir çek veriyorlar bunda 50 Kidzos yani içeride geçen Kidzania parası var ve girince önce bankaya gidip çeki bozdurmanızı söylüyorlar, çünkü bazı aktivitelerde kidzos parası vermeniz gerekiyor, bizde öyle yaptık, ilk olarak bankayı bulduk ve Poyraz çekini bozdurdu.

Dediğim gibi içerisi oldukça geniş ve insan önce bir ne yapacağını şaşırıyor. Okul gezisiyle gelen çok sayıda çocuk vardı fakat bu çocuklar için sistemin nasıl işlediğini anlamak biraz zor bence 8 yaşın altındaki çocukları anne babasız almamalarını daha iyi anladım. Gerçekten küçük çocuklar burada kendi yolunu bulamaz. Tüm aktivitelerin girişinde bu aktiviteyi yapmak için para vermek gerekli mi, yoksa yapınca para mı kazanılıyor (kidzos para), kaç yaş grubu yapabilir, kaç dakika sürüyor gibi bilgiler var.
Tüm aktivitelerde mutlaka en az 10-20 dakika arası sıra beklememiz gerekti. Burada Kidzania’yı eleştirme gereği hissediyorum zira çocukla birlikte anne-babanın da ayakta beklemesi gerekiyor ki benim gibi 8 aylık hamile bir anne için çok yorucu oldu bekleme kısımları, en azından etrafa daha fazla bank, sandalye konabilir, 4-5 yaş grubu çocuklar için de beklemek oldukça yorucu. Giriş biletiyle birlikte birde harita veriliyor, içerideki sokaklarda ne nerede anlamak için haritayı inceleyip Poyraz’la neler yapmak istediğine karar verdik ve sırayla aktivitelere katıldı. İlk olarak çok istediği itfaiye sırasına girdik.
 
Her üniteye ortalama 8 çocuk alınıyor ve aktivite 15-20 dakika arasında sürüyor dolayısıyla bir yerde aktivite yeni başlamışsa en az 20 dakika beklemeniz gerekiyor içeri girebilmek için. Çocuklar giyindikten sonra 10 dakika içeride teorik eğitim alıyorlar. Burada videodan itfaiye nasıl çalışır, yangın nasıl söndürülür bilgiler alıyorlar. Teorik eğitim bittikten sonra hepsi itfaiye aracına biniyor, Poyraz bu kısmı çok çok sevdi, mini itfaiye aracıyla Kidzania sokaklarında dolaşıyorlar, biz anne-babalar da peşlerinde J
 
Bir binada yangın oluşturmuşlar ve çocuklar gerçek suyla yangını söndürmeye çalışıyor. Poyraz bu kısmı da çok sevdi ve çok eğlendi. Yangını söndürdüklerinde gerçekten bir iş başarmış gibi sevindi çocukların hepsi J Daha sonra tekrar mini itfaiye araçlarına binip, itfaiye istasyonuna döndüler ve kıyafetlerini çıkarıp kazandıkları kidzos paralarını aldılar.

 
Poyraz’ın katıldığı ilk aktivite çok hoşuna gitti ve hepsini denemek istedi ama bu noktada belirtmek istiyorum aktivitelerin çoğu 6 yaş üzeri içindi ve çocukta belli bir hayal kırıklığı yarattı. İçeri girerken çok uzun kurallar listesi yazılmıştı buraya bir cümleyle içeride 90 aktivite var ama ancak şu kadarını 4 yaş üzeri çocuklar yapabilir diye bir not eklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca 4 yaş ve 10 yaştan alınan ücret de farklı olabilir neticede 4 yaş çocuğu pilot olamıyor, akülü arabaları kullanamıyor ki bunlar çoğu erkek çocuğunun içeri girerken yapmayı hayal ettiği şeyler.
 
İtfaiyeden sonra Poyraz dişçi olmak istedi, dişçi sırasına girdik. Burada da bir manken üzerinde çocuklar gerçek aletlerle diş temizliği yapıyorlar, mankenin dişlerine siyah noktalar konmuş çocuklar temizliyor. Manken üzerinde çalışmaya başlamadan önce pek çok teorik bilgi ve eğitim alıyorlar.
 
 
Dişçiden sonra bu sefer polis olmak istedi Poyraz , polis olmak için de 6+ yaş sınırı vardı fakat bu yaş sınırına biraz kızdığım için Poyraz’ı aldı görevliler. Boy sınırı olan yerleri yada tehlike içeren yerleri anlayabiliyorum ama polis olma aktivitesini 4- 5 yaşında bir çocuk da yapabilir bu yüzden yaş sınırına biraz kızdım açıkçası. Poyraz kendinden büyük çocuklarla karakola girdi ve hiç sorun yaşamadan aktiviteyi tamamladı. Önce gene teorik bilgiler aldılar sonrasında kidzania sokaklarında polis olarak dolaştılar.
 
 
Poyraz’ın hayallerinden biri de pilot olmaktı ama onda da yaş sınırı vardı olamadı, akülü araçlara binmek istedi onlara da binemedi. Pek çok farklı faaliyet daha vardı ama bazıları ilgisini çekmedi bizde pizza yapmaya karar verdik. Pizza atölyesinde çocuk kidzos para kazanmıyor, malzeme kullanılan bir yer olduğu için girişte çocuk para veriyor. Ellerini yıkayıp, önlüğünü takıp işe koyuluyor ve kendi pizzasını yaratıyor. Daha sonra pizzalar pişiyor ve çıkarken çocuklara veriliyor.
 
Üst katta daha küçük yaş çocuklar için oyun alanı kurulmuş Urbano’nun evi, bir ara oraya çıkalım dedik ama burada da yaş sorunu var zira buraya 0-4 yaş çocuklar alınıyormuş, bizimki bilekliğinde 5 yaş göründüğü için almak istemediler, bu sefer ben gene kızdım J zaten aşağıda 6 yaştan dolayı almıyorlar buraya da almıyorlar şeklinde biraz tartıştık ama sonuçta tatlıya bağlandı ve orada biraz dinlendim. Burası daha küçük yaşlar için düzenlenmiş bir oyun alanı.
Alt katta yemek yeme yerleri  var Burger King, Starbucks, köfteci ,pizzacı, terra kitchen vs. seçenekler var fakat buralarda kidzos geçmiyor, TL ile ödeme yapmanız gerekli. Çocuğun kazandığı Kidsoz paraları harcayabileceği 2 yer var biri giysi vs. satan Department Store diğeri oyuncak, toka vs. satan Joy Basket fakat her ikisinde de fiyatlar oldukça yüksek geldi bana. Joy Baskette en basit şey 70 Kidzos’tan başlıyordu, çocuğun istediği şeyleri alabilmesi için birkaç kez buraya gelip para kazanması ve biriktirmesi gerekli, Poyraz’ın paraları da elimizde kaldı mesela hiçbir şey alamadı ama zaten henüz para kavramını çok bilmediğinden dert etmedi bunu.
İçeride 90a yakın aktivite var; Kidzania Üniversitesi, Olay Yeri İnceleme, Gizli Ajan Eğitim Merkezi, Kidzania Gazetesi gibi aktivitelerde çocuğun okuma yazma bilmesi gerektiğinden yaş sınırı var. Bunlar dışında market, tiyatro, sürüş pisti, stadyum ve spor alanı, disko, kapalı çarşı, koku atölyesi, cips fabrikası, dondurma fabrikası, şeker fabrikası, doğum günü alanı, fotoğraf stüdyosu, güvenlik şirketi, hastane, acil servis, İnşaat alanı, sanat atölyeleri, otomobil tasarım, oyunculuk akademisi, parfümeri,  saat kulesi, süt fabrikası, arkeoloji müzesi, banka, bisküvi fabrikası, moda evi.. Kısaca yok yok, çocuklar bu meslekleri önce teorik olarak öğrenip sonra pratik yapıyorlar.
 
 
 
Yeni nesil anne babalar tarafından çocukların bu kadar erken yaşta kapitalizmle tanışmalarına vesile olduğu için arka arkaya açılan bu merkezler sosyal medyada çok eleştirilse de ben şahsen çocuklara her konuda şans verilmesi taraftarı biri olarak burayı beğendim. Beğenmediğim yönleri de oldu tabii ki ama genel olarak güzel bir yatırım olmuş. Ben oğluma şans verip götürdüm  bana göre önemli olan çocuğun eğlenmesi ve Poyraz çok eğlendi. Eğer Poyraz sevmeseydi bir daha götürmezdim ama çok sevdiği için sanırım birkaç kez daha gideriz.
 
 
Kidzania Çalışma gün ve saatleri
Salı,Çar,Per.
10:00-17:00
Cuma,Cmts.

10:00-15:00 ve 16:00-21:00
Pazar

10:00-15:00 ve 16:00-20:00
Pazartesi

kapalıyız
Adres:
Akasya Acıbadem, Ankara Devlet Yolu Haydarpaşa Yönü 4.km Çeçen Sk. Acıbadem / Üsküdar 34660 İstanbul Turkey
Telefon:
0850 200 54 39 begin_of_the_skype_highlighting 0850 200 54 39 ÜCRETSİZ  end_of_the_skype_highlighting
Detaylı bilgi için : http://istanbul.kidzania.com/tr-tr/

6 Mayıs 2014 Salı

Hayalet Ağrı - Ayça Şen

 
Bu kadın beni her kitabıyla şaşırtmaya devam ediyor.. İlk romanı Saatçi Bayırı nı biraz önyargıyla almıştım, önüne gelen de kitap yazıyor arkadaş modundaydım ama daha ilk kitabında beni şaşırtmıştı, baya baya roman yazmış kadın yahu demiştim okuduktan sonra :) Sanırım komik yazılardan okuşan bir kitap bekliyordum ama öyle değildi, gayet güzel kurgulanmış, çok akıcı bir dille yazılmış bir kitaptı. Ondan sonra çıkardığı tüm kitapları almaya devam ettim.

Hırs ve Ceza gene çok başarılı bir romandı, okurken Ece'ye bir yandan acıyıp bir yandan da bravo demiştim. Ece yazar olmayı kafaya takmış bir karakterdi ve roman onun hırs yapıp bir roman yazmasını konu ediyordu.


Derken bir yaz tatilimide Kalın Kitap'ı okuyup, plajda deli gibi kendi kendime güldüğümü hatırlıyorum. Kalın Kitap Ayça Şen'in mizah yeteneğini konuşturduğu harika yazılardan oluşan kitabıydı. Ayça Şen'in 2007den beri çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazıları bu kitapta toplanmıştı ve bence okuması gayet keyifliydi.

Hayalet Ağrı'yı da çıkar çıkmaz aldım, bir Sabah serviste başladım ve bir cumartesi gecesi bitirdim. Gene çok çılgın , ilginç bir kurgu yaratmış Ayça Şen. Kitabı okurken daha neler olacak acaba diyor insan. Sonuna kadar ilgiyle okudum, kurgu güzeldi, Aslı'yı sevdim, biraz da acıdım ama genel olarak sevdim. Şu şıralar ne okusam diyen anne-babalara tavsiye ederim..

Kitabın konusu :
Ayça Şen, ele avuca sığmaz, gerçeküstü bir macerayla sevenlerinin karşısında.

Çocukken, binde bir görülen hastalıkları bile dandik bulurdum; gelecekse milyonda bir, milyarda bir görüleninden olmalıydı ki, bana layık olsun. Ama şimdi iş ciddiye binmişti, acilen ağrılarımın sebebini öğrenmek istiyordum. Hastanelere bağımlı hale gelme düşüncesi çok fena sinirimi bozuyordu. Kendimi, beni derhal iyileştirmesi için Allah'a emir verirken yakaladım ve hemen tövbe ettim.

Bir radyoda müzik programı yapan Aslı aniden başlayan ve sebebi bulunamayan ağrılar karşısında çaresiz kalmıştır. Ağrılarına çözüm bulmak için gittiği doktor, bu ağrıların geçmişte yaşanan büyük bir travmaya bağlı olabileceğini söyleyerek, genç kadının hayatındaki önemli-önemsiz her şeyi bir deftere yazmasını söyler. Kimse okuyacak diye düşünmeden, hiç olmadığı kadar dürüst ve yalın olmalıdır yazdıkları. Hayatı buna bağlıdır. Uygulanacak tedavi yöntemi ise o güne kadar hiç görülmemiş, inandırıcılıktan uzak bir yöntemdir. Ancak Aslı'nın kendisine söylenenleri yapmaktan başka çaresi yoktur. Yoksa kafatası patlayacaktır! Üstelik defterinin sayfaları doldukça, genç kadın en az tedavinin kendisi kadar inanılmaz gerçeklere doğru yelken açacaktır.

Yaptığı radyo programlarıyla geniş bir hayran kitlesi edinen ve gerek köşe yazıları, gerekse yazdığı iki romanla bu kitleyi genişleten Ayça Şen, ele avuca sığmaz, gerçeküstü bir macerayla sevenlerinin karşısında.
(Tanıtım Bülteninden) ( Kaynak : www.idefix.com.tr)

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Zengin Mutfağı

 
Şehir Tiyatrolarında bu sezon izlediğim en güzel oyunlardan biriydi Zengin Mutfağı. Vasıf Öngören'in yazdığı oyunu Aslı Öngören kurgulamış ve yönetmiş. Ben oyunun başrol oyuncusu aşçıyı oynayan Murat Garibağaoğlu'na hayran oldum. Zaten sadece ben hayran olmamışım ki kendisi 2013 yılında Yılın Erkek Oyuncusu seçilmiş. Gerçekten çok ama çok başarılıydı bence oyunu alıp götürdü.

KONUSU
Zengin Mutfağı'nda 1970'ler Türkiyesi'nde zengin köşkündeki hizmetlilerin, o yıllardaki toplumsal kavga içinde taraf olup olmama konusunda yaşadıkları olaylar trajikomik bir anlatımla sunuluyor. Ayrıca Epik Tiyatro'nun ülkemizdeki önemli örneklerinden olan oyun, alt sınıf insanlarının yaşamsal ve düşünsel seçimlerini sorguluyor.

Oyunda bir konağın mutfağında çalışan hizmetçi kız onun üniversite öğrencisi olan sevgilisinin bir sağcıya dönüşme hikayesi, aşçcının muhteşem performansı, 15-16 haziran 1970'deki işçi olaylarından sonra işçilerin başına gelenleri izliyoruz.

Bu sezon çok fazla oynamıyorlar ama programı takip edip denk gelirseniz kaçırmayın bence.

Şehir tiyatrolarının programlarına http://bilet.ibb.gov.tr/frame.asp bu linkten ulaşıp, online bilet alabilirsiniz.