4 Kasım 2014 Salı

Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü Seminer Notları

 
29.Ekim.Cumhuriyet Bayramında Akatlar'daki harika çocuk kitapçsı Kidsnook çok güzel bir seminer düzenledi. Elma Yayınevinden Sn.Gülderen Çopur'un konuşmacı olduğu "Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü" seminerinde çok faydalı bilgiler edindim, bilgi paylaştıkça çoğalır mantığıyla bende paylaşmak istedim. Gülderen Hanım'da bu semineri aynı mantıkla hazırlamış zaten yayınevleri olarak çok şey yaptıklarını ama bu işin asıl ayağının ebeveynler ve onların tutumları olduğunu söyleyerek başladı konuşmasına.

 
Sadece çocuk değil genel olarak edebiyata çok meraklı birisi olarak konuyu duyar duymaz katılmak istedim bu seminere, minicik bebeğim Esin'de bu gezide yanımızdaydı. Anneler semineri rahat rahat dinlesin diye çocuklar için çok güzel etkinlikler hazırlamıştı Kidsnook ekibi. Gerçi Poyraz şu anda kardeş sendromu yaşadığından benden ayrılmak istemeyip benimle birlikte dinlemeyi tercih etti ama diğer çocuklar aşağıda eğlendiler. Gülderen Hanım zaten ilgili olduğum bu konuda başka bakış açıları kazandırdı bana. Örneğin dinleme becerisi 6 aylıktan itibaren oluşmaya başlar dedi, bu durumda Esin'in 1 ayı kalmış :). Genelde küçük bebekler herşeyi olduğu gibi kitapları da yemeye çalıştıkları için daha geç dönemlerde kitaplarla tanıştırıyoruz biz anne babalar, ben Poyraz'a 1 yaşından sonra okumaya başladığımı hatırlıyorum ama demek ki daha erken de en azından şekilleri göstererek başlayabilirmişiz.

 
Okuma kültürü edinme süreci 6 aylıktan 6 yaşa kadar dinleme becerisiyle başlıyor, daha sonra okuma yazma becerisi, okuma alışkanlığı, eleştirel okuma becerisi ve evrensel okur yazarlığa kadar gidiyor.


Peki biz anne babalar çocuklarımıza dinleme becerisi ve okuma alışkanlığı kazandırmak için neler yapmalıyız? Öncelikle çocuğumuza aldığımız bütün kitapları çocuğa okumadan once kendimiz mutlaka okuyup uygun olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Ben bu maddeyi çok severek uyguluyorum zaten kitap okumayı seviyorum, çocuk kitaplarını da çok seviyorum o yüzden kitabı almadan once kitapçılarda mutlaka okurum, okumadan internetten kitap aldığım çok nadirdir.
Kitabı çocuğa okumadan once onunla ilgili kafamızda bir hazırlık yapmalıyız, bu konuda sınıfta kaldığımı söyleyebilirim çok kitap okuduğumuz için öncesinde pek bir hazırlık yapmıyorum açıkcası. Kitapla ilgili sorular hazırlamalıyız, burada da geçer not aldığımı söyleyemem. Ve çocuğun kitapta öğrendiklerini günlük hayatta kullandırmalıyız, bunu genelde evde çok yapıyoruz, okuduğumuz karakterlerin rollerine bürünüp oyunlar oynarız.


 
Birlikte görsel okumalar yapmalıyız, yani biz okurken çocuk mutlaka kitabı görüp resimlerini incelemeli, o yatağında yatarken siz masal anlatır gibi kitabı okumayın, çocuğun görmesini sağlayın. Kitabı okurken resimleri birlikte incelemek için sure tanıyın, gördüklerini anlatmasına izin verin. Gördükleri yada dinledikleriyle ilgili sorular sormasına izin verin, yanıtlayın. Kitap ihtiyaç maddelerinizden biri olsun dedi Gülderen Hanım ki benim çok hoşuma gitti. Buzdolabındaki market listesine süt, yumurta yazar gibi kitap yazın, kitaplarımız bitti bu ay 1-2 kitap alınacak diye notlar düşün, çocuğa da bu algıyı öğretin.


Yapmamamız gerekenler ise çocuğun TV bağımlısı olmasına izin vermemek, çocuğumuz henüz kendisi okumuyor ise bizim mutlaka vakit yaratıp ona kitap okumamız gerekiyor, hatta evde bir kitap okuma köşesi olursa çok daha iyi olur. Yoğun koşuşturma içinde vakit yaratamadığımız zaman maalesef çocuklar TV yada ipad bağımlısı olmak durumunda kalıyorlar. Yanlış kitaplar seçmemeliyiz, piyasada çok fazla çocuk kitabı var ve insanın bazen kitap seçmeye bile vakti olmuyor ama mümkün mertebe çocuğumuzun yaşına uygun ve edebi değeri olan kitaplar seçmeliyiz. Edebi kitaplar mesaj vermeye çalışmayan, çocuğa dikte ederek birşeyleri öğretmeye çalışmayan ve bir sanatçı tarafından yazılmış eserlerdir. Günümüzde eğitimciler, öğretmenler hatta populer sanatçılar da çocuk kitapları yazıyor ama bence bu iş bu kadar basit değil gerçekten bunu iş olarak gören insanların yazdığı kitapları tercih etmeliyiz. Ve kitap asla ceza olmamalı diyor Gülderen Hanım kendisi bunu bir kolejde görmüş öğretmen çocuklara ceza olarak kütüphaneye gönderip kitap okumalarını söylüyormuş. Kitap okumanın bir ceza değil aksine çok büyük bir zevk olduğunu çocuklarımıza öğretmeye çalışalım. Kidsnook'un girişinde yazdığı gibi "Today a reader, tomorrow a leader" "Bugün okuyan kişi, yarın bir lider"

 
Seminerden aklımda kalan en can alıcı noktalardan biri de çok kitap almanın yanlış olduğu, maalesef günümüzde herşeyi çok fazla tüketiyoruz. Çocuklarımızın çok fazla oyuncağı, çok fazla kitabı herşeyin çoğu var. Fakat kitaplarda önemli olan nicelik değil nitelik. Çocuğunu çok fazla kitabı olacağına  daha az sayıda ama kaliteli edebi değeri olan kitapları olmalı. Bir kitabı belki defalarca okuyup her seferinde farklı çıkarımlar yapabilmeli. Kendi adıma bunu bir ders olarak aldım çünkü bende çok kitap alan bir anneyim, Poyraz'ın kütüphanesine iyi yatırım yaptığımı söyleyebilirim, genelde kitap fuarlarında kendimi kaybedip çok alıyorum. Fakat bundan sonra bu konuda daha dikkatli olacağım. Örneğin biz günde 2-3 kitap okuyoruz ama kitabı çok fazla hayatımızın içine katmıyoruz, o kitapla ilgili sonrasınra bir etkinlik yapabiliriz yada hikaye olarak anlatmasını isteyebiliriz çocuğumuzdan.
 
Bir diğer önemli nokta çevremde gördüğüm birçok aile ve çoğu zaman bizde yatmadan once kitap okuyoruz, ki bunda bir sorun yok fakat çocukta kitap sadece yatmadan once okunur gibi bir algı oluşturmamak adına gün içinde de evde minik bir okuma köşesi yaratıp kitap okumalıyız. Bunun yanısıra kendimizde evde mutlaka birşeyler okumalıyız ki çocuk bizi okurken görsün.
Benim bu seminerden kendime çıkardığım dersler :
** Daha az ama edebi değeri olan nitelikli kitaplar alınacak.
** Okuma köşesi oluşturulacak, kitap sadece yatarken okunmayacak.
** Okuduğumuz kitapla ilgili faaliyetler yapılabilir, karakterler ve hikaye hayata katılacak.
 

Bu güzel seminer için ve yazımda slaytları kullanmama izin verdiği için öncelikle Gülderen Hanıma ve bizi buluşturan Kidsnook'a çok teşekkürler.
Bu vesileyle ilk defa Kidsnook'a gitmiş oldum ve bayıldım, masal gibi bir yer yaratmışlar. Çok beğendiğim bu çocuk kitapçısının tanıtımını İstanbul'da çocukla gidilecek yerleri yazdığım blogum www.cocuklugeziler.com da çok yakında yayınlayacağım.
 

2 yorum: