13 Kasım 2015 Cuma

Kitapkurdu ile Can Haylazlara Karşı

 
Süreyya Opera binasını çok seviyorum, içi de dışı da çok güzel, harika bir mimari. Poyraz'la ne zaman Süreyya'da bir temsile gitsek ona tavanı, binanın içini gösteriyorum, incelemesini istiyorum. Bu tarz binalar çok az kaldı maalesef, kıymetini bilmemiz gerekiyor.

 
Devlet Opera ve Balesinin yeni çocuk oyunu Kitapkurdu ile Can Haylazlara karşıyı Nisan ayında seyrettik, oyun 2 perde oldukça uzun ama çocuklar artık hem büyüdüklerinden hem tiyatroya alıştıklarından sıkılmadan sonuna kadar izlediler. Oyunun konusu
I. PERDE
Kitap okumayı ve ders çalışmayı sevmeyen 4 haylaz, dersten kaytararak her zaman buluştukları depoya gelirler. O sırada sınıfın çalışkan öğrencisi Can, içi ağzına kadar kitap dolu olan kutuların buraya taşınmasına yardım etmektedir. Can, haylazlara deponun kütüphaneye dönüştürüleceğini söyler. Bu haber haylazların hoşuna gitmez, çünkü burası onların buluşma noktasıdır. Haylazlar, Can'la 'kitap kurdu' diyerek dalga geçmeye başlarlar. Bu sırada büyük kutuların içinden bir kitap kurdu fırlar ve kendisini tanıtır. Kitap okumayı seven çocuklara bayıldığını ve haylazların da yola gelip kitap okuması gerektiğini vurgular. Kitap kurdu gittikten sonra Can haylazların alaycı gülüşleri arasında oradan ayrılır.

Sınıfta öğretmen öğrencilerine kitapların öneminden ve sömestr tatilinde okumaları gereken kitaplardan söz etmektedir. Öğretmen çocuklara kitapları dağıtmaya başladığı sırada haylazlar gene dersten kaytarırlar ve kütüphane yapılacak olan eski depoya gelirler. Burada kolileri açarak alaycı bir edayla kitapları incelerler. Elebaşı tam öğretmenin taklidini yaparken, Can ve öğretmen gelir. Öğretmen, kitapları yerlere fırlattıkları ve kolileri açtıkları için haylazlara çıkışır. Ardından, sömestrin sonunda yapılacak bilgi yarışmasında sınıfı haylazların temsil edeceğini söyler ve onlara okumaları gereken kitapları verir.
 
II.PERDE
Haylazlar eski depoda buluşmuş, bir yandan ders çalışmakta bir yandan da oyunlarına devam etmektedir. O sırada Can gelir ve oyunu bırakıp ders çalışmaları gerektiğini söyler. Daha sonra bilgi yarışmasının provası başlar. Haylazlar öğretmenin sorduğu hiçbir soruyu doğru cevaplayamaz. Can onlara düzenli ve disiplinli çalışarak bilgi yarışmasını kazanabileceklerini söyler. Haylazlar bu sefer Can'ın sözünü dinlemeye karar verirler ve Can'la birlikte bilgi yarışmasına hazırlanmaya başlarlar. Bilgi yarışmasında haylazlar tüm sorulara doğru cevap verirler ve rakiplerine cevap hakkı tanımazlar. Yarışmayı kazanan haylazlar, Can'a yardımlarından dolayı teşekkür ederler. Can'ın 'oyun zamanı oyun, ders zamanı ders' ilkesi, haylazları başarıya götürmüştür.


İstanbul Devlet Opera ve Balesinin çocuk temsillerini kendi websitesinden takip ediyorum.
https://secure.dobgm.gov.tr/opera2013/devopera.aspx?Mud=2
Oyun biletleri 1 ay önce www.biletiva.com da satışa çıkıyor ve çıkar çıkmaz satılıyor bu yüzden gitmek istediğiniz günden 1 ay önce girip bilet almanız gerekli. Çocuk temsilleri için biletler 8 TL.

Oyun bittiğinde Poyraz ayakta alkışladı :)
 
Oyundan sonra karnı acıkan çocuklarla soluğu Saray muhallebicisinde aldık, o ana kadar sakince pazar kahvaltısı yapan halk bu kadar çocuğu görünce biraz rahatsız oldu ama napalım :)

 
Süreyya Operasının yeri de çok güzel, Bahariye caddesinde yürümeyi çocuklar da çok seviyor, etraf insan dolu, tramvaylar geçiyor derken ilgilerini çeken çok şey var. Poyraz'da yolda kestaneci görünce çok sevindi hemen aldık ve arkadaşlarıyla paylaştı. Sizde çocuğunuzla güzel bir pazar günü geçirmek isterseniz Süreyya Operasında bir temsil izleyin derim.

2 yorum: